84. Al-Inshiqaaq سُورَةُ الانشِقَاقِ
● Med● Kalkale● Ğunne● İhfâ● İdğâm (ğunneli)● İdğâm (ğunnesiz)● İklâb● Okunmayan harf
Ali BulaçVe 'kendi yaratılışına uygun' Rabbine boyun eğdiği zaman
Süleyman AteşKendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman
Ali BulaçYer, düzlendiği
Süleyman AteşYer uzatıl(ıp dümdüz yapıl)dığı
Ali Bulaçİçinde olanları dışa atıp boşaldığı
Süleyman Ateşİçindekileri dışarı atıp boşaldığı
Ali BulaçVe 'kendi yaratılışına uygun Rabbine boyun eğdiği zaman
Süleyman AteşVe kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman
Ali BulaçEy insan, gerçekten sen, hiç durmaksızın Rabbine doğru bir çaba harcayıp durmaktasın; sonunda O'na varacaksın
Süleyman AteşEy insan, sen, Rabbine varan yolda çabalayıp durmaktasın, nihayet O'na varacaksın
Ali BulaçArtık kimin kitabı sağ yanından verilirse
Süleyman Ateş(O zaman) Kimin Kitabı sağından verilirse
Ali BulaçO, kolay bir hesap (sorgu) ile sorguya çekilecek
Süleyman AteşO, kolay bir hesaba çekilecek
Ali BulaçVe kendi yakınlarına sevinç içinde dönmüş olacaktır
Süleyman AteşVe sevinçli olarak ailesine dönecektir
Ali BulaçKimin de kitabı ardından verilirse
Süleyman AteşKimin Kitabı arka tarafından verilirse
Ali BulaçO da, helak (yok olmay)ı çağıracak
Süleyman AteşO, ölümü çağıracak
Ali BulaçÇılgın alevli ateşe girecek
Süleyman AteşVe alevli ateşe girecektir
Ali BulaçÇünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi
Süleyman AteşÇünkü o, (dünyada) ailesi arasında (şımarık ve) sevinçli idi
Ali BulaçDoğrusu o, (Rabbine) bir daha dönmeyeceğini sanmıştı
Süleyman AteşO, hiç (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı
Ali BulaçHayır; gerçekten Rabbi, kendisini çok iyi görendi
Süleyman AteşHayır, Rabbi O'nu görmekte idi
Ali BulaçYoo, şafak-vaktine yemin ederim
Süleyman AteşYoo, and içerim; akşamın alaca karanlığına
Ali BulaçGeceye ve toplayıp-taşıdığı şeylere
Süleyman AteşGeceye ve (gecenin bağrında) topladığı şeylere
Ali BulaçOndördüne girdiği zaman aya
Süleyman AteşDeğirmileşen aya
Ali BulaçSiz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz
Süleyman AteşKi, siz, mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz
Ali BulaçŞu halde onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar
Süleyman AteşOnların nesi var ki inanmıyorlar
Ali BulaçKendilerine Kur'an okunduğunda secde etmiyorlar
Süleyman AteşKendilerine Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar
Ali BulaçTersine, o nankörler, yalanlıyorlar
Süleyman AteşTersine o nankörler yalanlıyorlar
Ali BulaçOysa Allah, onların içlerinde sakladıklarını daha iyi bilendir
Süleyman AteşAllah onların, içlerinde gizledikleri (düşünceleri) biliyor
Ali BulaçBu durumda sen, onlara acı bir azap ile müjde ver
Süleyman AteşOnlara acı bir azabı müjdele
Ali BulaçAncak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir (mükafaat) vardır
Süleyman AteşAncak inanıp yararlı işler yapan kimseler için kesintisiz bir mükafat vardır