84. Al-Inshiqaaq سُورَةُ الانشِقَاقِ
Süleyman AteşGök yarıldığı
Diyanet İşleri MealiGök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir
Yusuf AliWhen the sky is rent asunder
Süleyman AteşKendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman
Diyanet İşleri MealiGök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir
Yusuf AliAnd hearkens to (the Command of) its Lord, and it must needs (do so)
Süleyman AteşYer uzatıl(ıp dümdüz yapıl)dığı
Diyanet İşleri MealiYer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir
Yusuf AliAnd when the earth is flattened out
Süleyman Ateşİçindekileri dışarı atıp boşaldığı
Diyanet İşleri MealiYer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir
Yusuf AliAnd casts forth what is within it and becomes (clean) empty
Süleyman AteşVe kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman
Diyanet İşleri MealiYer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir
Yusuf AliAnd hearkens to (the Command of) its Lord,- and it must needs (do so);- (then will come Home the full reality)
Süleyman AteşEy insan, sen, Rabbine varan yolda çabalayıp durmaktasın, nihayet O'na varacaksın
Diyanet İşleri MealiEy insanoğlu! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalarsın, sonunda O'na kavuşacaksın
Yusuf AliO thou man! Verily thou art ever toiling on towards thy Lord- painfully toiling,- but thou shalt meet Him
Süleyman Ateş(O zaman) Kimin Kitabı sağından verilirse
Diyanet İşleri MealiAmel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner
Yusuf AliThen he who is given his Record in his right hand
Süleyman AteşO, kolay bir hesaba çekilecek
Diyanet İşleri MealiAmel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner
Yusuf AliSoon will his account be taken by an easy reckoning
Süleyman AteşVe sevinçli olarak ailesine dönecektir
Diyanet İşleri MealiAmel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner
Yusuf AliAnd he will turn to his people, rejoicing
Süleyman AteşKimin Kitabı arka tarafından verilirse
Diyanet İşleri MealiAma amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer
Yusuf AliBut he who is given his Record behind his back
Süleyman AteşO, ölümü çağıracak
Diyanet İşleri MealiAma amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer
Yusuf AliSoon will he cry for perdition
Süleyman AteşVe alevli ateşe girecektir
Diyanet İşleri MealiAma amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer
Yusuf AliAnd he will enter a Blazing Fire
Süleyman AteşÇünkü o, (dünyada) ailesi arasında (şımarık ve) sevinçli idi
Diyanet İşleri MealiÇünkü o, dünyada, adamlarının yanında iken zevk içindeydi
Yusuf AliTruly, did he go about among his people, rejoicing
Süleyman AteşO, hiç (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı
Diyanet İşleri MealiZira; o, bir daha dirilip dönmeyeceğini sanmıştı
Yusuf AliTruly, did he think that he would not have to return (to Us)
Süleyman AteşHayır, Rabbi O'nu görmekte idi
Diyanet İşleri MealiBilin ki, Rabbi onu şüphesiz görmekteydi
Yusuf AliNay, nay! for his Lord was (ever) watchful of him
Süleyman AteşYoo, and içerim; akşamın alaca karanlığına
Diyanet İşleri MealiAkşamın alaca karanlığına and olsun
Yusuf AliSo I do call to witness the ruddy glow of Sunset
Süleyman AteşGeceye ve (gecenin bağrında) topladığı şeylere
Diyanet İşleri MealiGeceye ve gecenin içinde olan şeylere and olsun
Yusuf AliThe Night and its Homing
Süleyman AteşDeğirmileşen aya
Diyanet İşleri MealiDolunay halindeki aya and olsun ki
Yusuf AliAnd the Moon in her fullness
Süleyman AteşKi, siz, mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz
Diyanet İşleri MealiŞüphesiz siz bir durumdan diğerine uğratılacaksınız. (tabakadan tabakaya bineceksiniz)
Yusuf AliYe shall surely travel from stage to stage
Süleyman AteşOnların nesi var ki inanmıyorlar
Diyanet İşleri MealiOnlara ne oluyor da inanmıyorlar
Yusuf AliWhat then is the matter with them, that they believe not
Süleyman AteşKendilerine Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar
Diyanet İşleri MealiOnlara Kuran okunduğu zaman neden secde etmiyorlar
Yusuf AliAnd when the Qur'an is read to them, they fall not prostrate
Süleyman AteşTersine o nankörler yalanlıyorlar
Diyanet İşleri MealiAksine, inkarcılar yalanlıyorlar
Yusuf AliBut on the contrary the Unbelievers reject (it)
Süleyman AteşAllah onların, içlerinde gizledikleri (düşünceleri) biliyor
Diyanet İşleri MealiOysa, Allah, onların sakladıklarını çok iyi bilir
Yusuf AliBut God has full knowledge of what they secrete (in their breasts)
Süleyman AteşOnlara acı bir azabı müjdele
Diyanet İşleri MealiOnlara can yakıcı azabı müjde et
Yusuf AliSo announce to them a Penalty Grievous
Süleyman AteşAncak inanıp yararlı işler yapan kimseler için kesintisiz bir mükafat vardır
Diyanet İşleri MealiYalnız, inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, kesintisiz ecir vardır
Yusuf AliExcept to those who believe and work righteous deeds: For them is a Reward that will never fail