☪ Anlam Arayışı

86. At-Taariq سُورَةُ الطَّارِقِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
86:1
وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ

Diyanet İşleri MealiGöğe ve Tarık'a and olsun

Saheeh InternationalBy the sky and the night comer

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun o göğe ve Târık'a

86:2
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ

Diyanet İşleri MealiTarık'ın ne olduğunu sen bilir misin

Saheeh InternationalAnd what can make you know what is the night comer

Elmalılı Hamdi YazırTârık nedir, bildin mi

86:3
ٱلنَّجۡمُ ٱلثَّاقِبُ

Diyanet İşleri MealiO, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır

Saheeh InternationalIt is the piercing star

Elmalılı Hamdi YazırO, karanlığı delen yıldızdır

86:4 📚 2
إِن كُلُّ نَفۡسࣲ لَّمَّا عَلَيۡهَا حَافِظࣱ‏

Diyanet İşleri MealiÜzerinde gözetici olmayan kimse yoktur

Saheeh InternationalThere is no soul but that it has over it a protector

Elmalılı Hamdi YazırHiçbir nefis yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın

86:5
فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ

Diyanet İşleri MealiÖyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın

Saheeh InternationalSo let man observe from what he was created

Elmalılı Hamdi YazırOnun için insan neden yaratıldığına bir baksın

86:6 📚 2
خُلِقَ مِن مَّآءࣲ دَافِقࣲ‏

Diyanet İşleri MealiO, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır

Saheeh InternationalHe was created from a fluid, ejected

Elmalılı Hamdi YazırAtılan bir sudan yaratıldı

86:7
يَخۡرُجُ مِنۢ بَيۡنِ ٱلصُّلۡبِ وَٱلتَّرَآئِبِ

Diyanet İşleri MealiO, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır

Saheeh InternationalEmerging from between the backbone and the ribs

Elmalılı Hamdi YazırO su, erkeğin sulbü ile kadının göğüs kemikleri arasından çıkar

86:8 📚 2
إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجۡعِهِۦ لَقَادِرࣱ‏

Diyanet İşleri MealiŞüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir

Saheeh InternationalIndeed, Allah, to return him [to life], is Able

Elmalılı Hamdi YazırElbette Allah'ın onu döndürmeye gücü yeter

86:9
يَوۡمَ تُبۡلَى ٱلسَّرَآئِرُ

Diyanet İşleri MealiŞüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir

Saheeh InternationalThe Day when secrets will be put on trial

Elmalılı Hamdi YazırO gün bütün sırlar yoklanıp, meydana çıkarılır

86:10 📚 2
فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةࣲ وَلَا نَاصِرࣲ‏

Diyanet İşleri MealiO gün, insanın gücü de, yardımcısı da olmaz

Saheeh InternationalThen man will have no power or any helper

Elmalılı Hamdi Yazırİnsanın o gün ne bir gücü vardır, ne de bir yardımcısı

86:11
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجۡعِ

Diyanet İşleri MealiDönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki

Saheeh InternationalBy the sky which returns [rain]

Elmalılı Hamdi YazırAndolsun o dönüşlü göğe

86:12
وَٱلۡأَرۡضِ ذَاتِ ٱلصَّدۡعِ

Diyanet İşleri MealiDönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki

Saheeh InternationalAnd [by] the earth which cracks open

Elmalılı Hamdi YazırO yarılıp çatlayan yere

86:13 📚 1
إِنَّهُۥ لَقَوۡلࣱ فَصۡلࣱ‏

Diyanet İşleri MealiDoğrusu bu Kuran kesin bir sözdür

Saheeh InternationalIndeed, the Qur'an is a decisive statement

Elmalılı Hamdi YazırKuşkusuz Kur'ân, ayırıcı bir sözdür

86:14 📚 1
وَمَا هُوَ بِٱلۡهَزۡلِ

Diyanet İşleri MealiO, eğlence için değildir

Saheeh InternationalAnd it is not amusement

Elmalılı Hamdi YazırO asla bir şaka değildir

86:15
إِنَّهُمۡ يَكِيدُونَ كَيۡدࣰ ا

Diyanet İşleri MealiGerçekten onlar düzen kuruyorlar

Saheeh InternationalIndeed, they are planning a plan

Elmalılı Hamdi YazırHaberin olsun ki, kâfirler hep hile kuruyorlar

86:16
وَأَكِيدُ كَيۡدࣰ ا

Diyanet İşleri MealiBen de bir düzen kurmaktayım

Saheeh InternationalBut I am planning a plan

Elmalılı Hamdi YazırBen de hilelerine karşılık veririm

86:17
فَمَهِّلِ ٱلۡكَٰفِرِينَ أَمۡهِلۡهُمۡ رُوَيۡدَۢا

Diyanet İşleri MealiSen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak

Saheeh InternationalSo allow time for the disbelievers. Leave them awhile

Elmalılı Hamdi YazırOnun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı

← Önceki Sonraki →

86. At-Taariq Suresi | Anlam Arayışı