91. Ash-Shams سُورَةُ الشَّمۡسِ 📕 Mushaf görünümünde aç
▶ Sureyi dinle Okuyan: Mişarî Râşid el-Afâsî Mahmûd Halîl el-Hüsarî Muhammed Siddîk el-Minşâvî Ebû Bekr eş-Şâtırî Mâhir el-Muaykılî Alî el-Huzeyfî Her ayeti bir kez 2 kez 3 kez 5 kez 10 kez oku
91:1 ▶ ⧉ ☆
وَٱلشَّمۡسِ وَضُحَىٰهَا
وَٱلشَّمْسِ
güneşe andolsun
وَضُحَىٰهَا
ve onun aydın sabahına
Elmalılı Hamdi Yazır Güneş'e ve onun parıltısına
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «والشمس وضحاها» ضوؤها.
🌐 Türkçeye çevir
91:2 ▶ ⧉ ☆
وَٱلۡقَمَرِ إِذَا تَلَىٰهَا
وَٱلْقَمَرِ
ve aya andolsun
Elmalılı Hamdi Yazır Güneş'in ardından gelen Ay'a
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «والقمر إذا تلاها» تبعها طالعا عند غروبها.
🌐 Türkçeye çevir
91:3 ▶ ⧉ ☆
وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا
وَٱلنَّهَارِ
ve gündüze andolsun
إِذَا
onu (güneşi) ortaya çıkaran
Elmalılı Hamdi Yazır Güneş'i açıp ortaya çıkaran gündüze
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «والنهار إذا جلاها» بارتفاعه.
🌐 Türkçeye çevir
91:4 ▶ ⧉ ☆
وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَغۡشَىٰهَا
وَٱلَّيْلِ
ve geceye andolsun
Elmalılı Hamdi Yazır Onu örten geceye
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «والليل إذا يغشاها» يغطيها بظلمته وإذا في الثلاثة لمجرد الظرفية والعامل فيها فعل القسم.
🌐 Türkçeye çevir
91:5 ▶ ⧉ ☆
وَٱلسَّمَآءِ وَمَا بَنَىٰهَا
وَٱلسَّمَآءِ
ve göğe andolsun
Elmalılı Hamdi Yazır Göğe ve onu bina edene
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «والسماء وما بناها».
🌐 Türkçeye çevir
91:6 ▶ ⧉ ☆
وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا طَحَىٰهَا
وَٱلْأَرْضِ
ve yere andolsun
طَحَىٰهَا
onu yuvarlayıp döşeyene
Elmalılı Hamdi Yazır Yere ve onu döşeyene
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «والأرض وما طحاها» بسطها.
🌐 Türkçeye çevir
91:7 ▶ ⧉ ☆
وَنَفۡسࣲ وَمَا سَوَّىٰهَا
وَنَفْسٍۢ
ve nefse andolsun
سَوَّىٰهَا
onu biçimlendirene
Elmalılı Hamdi Yazır Nefse ve onu biçimlendirene
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «ونفس» بمعنى نفوس «وما سوَّاها» في الخلقة وما في الثلاثة مصدرية أو بمعنى من.
🌐 Türkçeye çevir
91:8 ▶ ⧉ ☆
فَأَلۡهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقۡوَىٰهَا
فَأَلْهَمَهَا
ona ilham edene andolsun
وَتَقْوَىٰهَا
ve korunmasını
Elmalılı Hamdi Yazır Sonra da ona kötülük ve takva kabiliyetini verene yemin olsun ki
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «فألهمها فجورها وتقواها» بيَّن لها طريق الخير والشر وأخر التقوى رعاية لرؤوس الآي وجواب القسم:
🌐 Türkçeye çevir
91:9 ▶ ⧉ ☆
قَدۡ أَفۡلَحَ مَن زَكَّىٰهَا
زَكَّىٰهَا
nefsini yücelten
Elmalılı Hamdi Yazır Elbette nefsini temizleyip parlatan kurtulmuştur
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «قد أفلح» حذفت منه اللام لطول الكلام «مَنْ زكَّاها» طهرها من الذنوب.
🌐 Türkçeye çevir
91:10 ▶ ⧉ ☆
وَقَدۡ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا
Elmalılı Hamdi Yazır Onu kirletip gömen de ziyan etmiştir
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «وقد خاب» خسر «مَنْ دسَّاها» أخفاها بالمعصية وأصله دسها أبدلت السين الثانية ألفا تخفيفا.
🌐 Türkçeye çevir
91:11 ▶ ⧉ ☆
كَذَّبَتۡ ثَمُودُ بِطَغۡوَىٰهَآ
بِطَغْوَىٰهَآ
azgınlığı yüzünden
Elmalılı Hamdi Yazır Semud, azgınlığıyla Hakk'ı yalanladı
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «كذَّبت ثمود» رسولها صالحا «بطغواها» بسبب طغيانها.
🌐 Türkçeye çevir
91:12 ▶ ⧉ ☆
إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشۡقَىٰهَا
Elmalılı Hamdi Yazır En azgınları ileri atılınca
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «إذ انبعث» أسرع «أشقاها» واسمه قدار إلى عقر الناقة برضاهم.
🌐 Türkçeye çevir
91:13 ▶ ⧉ ☆
فَقَالَ لَهُمۡ رَسُولُ ٱللَّهِ نَاقَةَ ٱللَّهِ وَسُقۡيَٰهَا
وَسُقْيَـٰهَا
ve onun su içmesini
Elmalılı Hamdi Yazır Allah'ın Rasulü (Salih peygamber) onlara: "Allah'ın devesini ve onun su nöbetini gözetin." demişti
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «فقال لهم رسول الله» صالح «ناقة الله» أي ذروها «وسقياها» شربها في يومها وكان لها يوم ولهم يوم.
🌐 Türkçeye çevir
91:14 ▶ ⧉ ☆
فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمۡدَمَ عَلَيۡهِمۡ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمۡ فَسَوَّىٰهَا
فَكَذَّبُوهُ
onu yalanladılar
فَعَقَرُوهَا
ve onu kestiler
فَدَمْدَمَ
başlarına geçirdi
بِذَنۢبِهِمْ
günahları yüzünden
فَسَوَّىٰهَا
ve orayı dümdüz etti
Elmalılı Hamdi Yazır Fakat onlar peygamberi yalanlayıp deveyi kestiler. Rableri de günahlarını başlarına geçiriverdi de orayı dümdüz etti
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «فكذبوه» في قوله ذلك عن الله المرتب عليه نزول العذاب بهم إن خالفوه «فعقروها» قتلوها ليسلم لهم ماء شربها «فدمدم» أطبق «عليهم ربهم» العذاب «بذنبهم فسواها» أي الدمدمة عليهم، أي عمهم بها فلم يفلت منهم أحد.
🌐 Türkçeye çevir
91:15 ▶ ⧉ ☆
وَلَا يَخَافُ عُقۡبَٰهَا
عُقْبَـٰهَا
bu işin sonundan
Elmalılı Hamdi Yazır Öyle ya, Allah bu işin sonundan korkacak değil ya
Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî) «ولا» بالواو والفاء «يخاف عقباها» تبعتها.
🌐 Türkçeye çevir
← Önceki Sonraki →