91. Ash-Shams سُورَةُ الشَّمۡسِ
Süleyman AteşGüneşe ve onun aydın sabahına andolsun
Yusuf AliBy the Sun and his (glorious) splendour
Diyanet İşleri MealiGüneşe ve onun ışığına
Süleyman AteşOnu izleyen aya andolsun
Yusuf AliBy the Moon as she follows him
Diyanet İşleri MealiArdından gelmekte olan aya
Süleyman AteşGüneşi ortaya çıkaran gündüze andolsun
Yusuf AliBy the Day as it shows up (the Sun's) glory
Diyanet İşleri MealiOnu ortaya koyan gündüze
Süleyman AteşOnu örten geceye andolsun
Yusuf AliBy the Night as it conceals it
Diyanet İşleri MealiOnu bürüyen geceye
Süleyman AteşGöğe ve onu yapana andolsun
Yusuf AliBy the Firmament and its (wonderful) structure
Diyanet İşleri MealiGöğe ve onu yapana
Süleyman AteşYere ve onu yuvarlayıp döşeyene andolsun
Yusuf AliBy the Earth and its (wide) expanse
Diyanet İşleri MealiYere ve onu yayana
Süleyman AteşNefse ve onu biçimlendirene
Yusuf AliBy the Soul, and the proportion and order given to it
Diyanet İşleri MealiKişiye ve onu şekillendirene
Süleyman AteşOna bozukluğunu ve korunmasını (isyanını ve ita'atini) ilham edene andolsun ki
Yusuf AliAnd its enlightenment as to its wrong and its right
Diyanet İşleri MealiSonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti verene and olsun ki
Süleyman Ateş(Allah'tan başkasına tapmayarak) Nefsini yücelten kazanmış
Yusuf AliTruly he succeeds that purifies it
Diyanet İşleri MealiKendini arıtan saadete ermiştir
Süleyman Ateş(Yaratıklara taparak) Onu alçaltan da ziyana uğramıştır
Yusuf AliAnd he fails that corrupts it
Diyanet İşleri MealiKendini fenalıklara gömen kimse de ziyana uğramıştır
Süleyman AteşSemud (kavmi), azgınlığı yüzünden (Hakk'ı) yalanladı
Yusuf AliThe Thamud (people) rejected (their prophet) through their inordinate wrong-doing
Diyanet İşleri MealiSemud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı
Süleyman AteşEn haydutları ayaklandığı zaman
Yusuf AliBehold, the most wicked man among them was deputed (for impiety)
Diyanet İşleri MealiSemud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı
Süleyman AteşAllah'ın elçisi onlara: "Allah'ın devesine ve onun su içme hakkına dokunmayın!" demişti
Yusuf AliBut the Apostle of God said to them: "It is a She-camel of God! And (bar her not from) having her drink
Diyanet İşleri MealiAllah'ın peygamberi onlara, Allah'ın devesini göstermiş ve: "Allah'ın bu devesine ve onun su hakkına dokunmayın" demişti
Süleyman AteşOnu yalanladılar, deveyi kestiler. Rableri de, günahları yüzünden azabı başlarına geçirip, orayı dümdüz etti
Yusuf AliThen they rejected him (as a false prophet), and they hamstrung her. So their Lord, on account of their crime, obliterated their traces and made them equal (in destruction, high and low)
Diyanet İşleri MealiOnu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onların üzerine katmerli azap indirdi; yerle bir etti onları
Süleyman Ateş(Rab) Bu işin sonundan korkmaz
Yusuf AliAnd for Him is no fear of its consequences
Diyanet İşleri MealiBu işin sonundan O'nun korkusu yoktur