92. Al-Lail سُورَةُ اللَّيۡلِ
📕 Mushaf görünümünde aç
92:1
وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَغۡشَىٰ
وَٱلَّيْلِ
geceye andolsun
Ali BulaçSarıp-örttüğü zaman geceye andolsun
وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ
وَٱلنَّهَارِ
ve gündüze andolsun
Ali BulaçParıldayıp-aydınlandığı zaman gündüze
وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰٓ
Ali BulaçErkeği ve dişiyi yaratana
إِنَّ سَعۡيَكُمۡ لَشَتَّىٰ
Ali BulaçGerçekten sizin çabalarınız (çelişkili, parça parça) darmadağınıktır
فَأَمَّا مَنۡ أَعۡطَىٰ وَٱتَّقَىٰ
أَعْطَىٰ
(hayır için) verir
Ali BulaçFakat kim verir ve korkup-sakınırsa
92:6
وَصَدَّقَ بِٱلۡحُسۡنَىٰ
بِٱلْحُسْنَىٰ
en güzel(söz)ü
Ali BulaçVe en güzel olanı doğrularsa
92:7
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلۡيُسۡرَىٰ
فَسَنُيَسِّرُهُۥ
ona kolaylaştırırız
Ali BulaçBiz de onu kolay olan için başarılı kılacağız
وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسۡتَغۡنَىٰ
وَٱسْتَغْنَىٰ
ve kendini zengin görürse
Ali BulaçKim de cimrilik eder, kendini müstağni görürse
92:9
وَكَذَّبَ بِٱلۡحُسۡنَىٰ
بِٱلْحُسْنَىٰ
en güzel(söz)ü
Ali BulaçVe en güzel olanı yalan sayarsa
92:10
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلۡعُسۡرَىٰ
فَسَنُيَسِّرُهُۥ
ona da kolaylaştırırız
لِلْعُسْرَىٰ
en güç(yolda gitmey)i
Ali BulaçBiz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız
وَمَا يُغۡنِي عَنۡهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ
Ali BulaçTereddi edeceği (başaşağı düşüşe uğrayacağı) zaman, malı ona hiç yarar sağlamaz
إِنَّ عَلَيۡنَا لَلۡهُدَىٰ
لَلْهُدَىٰ
doğru yola iletmek
Ali BulaçŞüphesiz, Bize ait olan, yol göstermektir
وَإِنَّ لَنَا لَلۡأٓخِرَةَ وَٱلۡأُولَىٰ
Ali BulaçGerçekten, son da, ilk de (ahiret ve dünya) Bizimdir
92:14
فَأَنذَرۡتُكُمۡ نَارࣰ ا تَلَظَّىٰ
فَأَنذَرْتُكُمْ
ben sizi uyardım
Ali BulaçArtık sizi, 'alevleri kabardıkça kabaran' bir ateşle uyardım
92:15
لَا يَصۡلَىٰهَآ إِلَّا ٱلۡأَشۡقَى
يَصْلَىٰهَآ
will burn (in) it
Ali BulaçOna, ancak en bedbaht olandan başkası yollanmaz
ٱلَّذِي كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
وَتَوَلَّىٰ
ve sırtını döndü
Ali BulaçKi o, yalanlamış ve yüz çevirmişti
92:17
وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلۡأَتۡقَى
وَسَيُجَنَّبُهَا
ve ondan uzak tutulur
ٱلْأَتْقَى
en muttaki olan
Ali BulaçSakınan ise, ondan uzak tutulacaktır
92:18
ٱلَّذِي يُؤۡتِي مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ
يَتَزَكَّىٰ
arınır yücelir
Ali BulaçKi o, malını vererek temizlenip-arınır
وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعۡمَةࣲ تُجۡزَىٰٓ
تُجْزَىٰٓ
karşılık verilecek
Ali BulaçOnun yanında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu) yoktur
إِلَّا ٱبۡتِغَآءَ وَجۡهِ رَبِّهِ ٱلۡأَعۡلَىٰ
Ali BulaçAncak Yüce Rabbinin rızasını aramak için (verir)
92:21
وَلَسَوۡفَ يَرۡضَىٰ
Ali BulaçMuhakkak kendisi de ileride razı olacaktır
← Önceki Sonraki →