92. Al-Lail سُورَةُ اللَّيۡلِ
Ali BulaçSarıp-örttüğü zaman geceye andolsun
Elmalılı Hamdi YazırÖrttüğü zaman geceye
«والليل إذا يغشى» بظلمته كل ما بين السماء والأرض.
Ali BulaçParıldayıp-aydınlandığı zaman gündüze
Elmalılı Hamdi YazırAçıldığı zaman gündüze
«والنهار إذا تجلى» تكشف وظهر وإذا في الموضوعين لمجرد الظرفية والعامل فيها فعل القسم.
Ali BulaçErkeği ve dişiyi yaratana
Elmalılı Hamdi YazırErkeği ve dişiyi yaratana and olsun ki
«وما» بمعنى من أو مصدرية «خلق الذكر والأنثى» آدم وحواء وكل ذكر وكل أنثى، والخنثى المشكل عندنا ذكر أو أنثى عند الله تعالى فيحنث بتكليمه من حلف لا يكلم لا يكلم ذكرا ولا أنثى.
Ali BulaçGerçekten sizin çabalarınız (çelişkili, parça parça) darmadağınıktır
Elmalılı Hamdi YazırGerçekten sizin işiniz başka başkadır
«إن سعيكم» عملكم «لشتى» مختلف فعامل للجنة بالطاعة وعامل للنار بالمعصية.
Ali BulaçFakat kim verir ve korkup-sakınırsa
Elmalılı Hamdi YazırBundan böyle her kim malını hayır için verir ve korunursa
«فأما من أعطى» حق الله «واتقى» الله.
Ali BulaçVe en güzel olanı doğrularsa
Elmalılı Hamdi YazırVe en güzel olanı doğrularsa
«وصدَّق بالحسنى» أي بلا إله إلا الله في الموضوعين.
Ali BulaçBiz de onu kolay olan için başarılı kılacağız
Elmalılı Hamdi YazırBiz onu en kolay yola muvaffak kılacağız
«فسنسيره لليسرى» للجنة.
Ali BulaçKim de cimrilik eder, kendini müstağni görürse
Elmalılı Hamdi YazırKim de cimrilik eder ve kendini hiçbir şeye ihtiyacı kalmamış görür
«وأما من بخل» بحق الله «واستغنى» عن ثوابه.
Ali BulaçVe en güzel olanı yalan sayarsa
Elmalılı Hamdi YazırVe en güzeli de yalanlarsa
«وكذب بالحسنى».
Ali BulaçBiz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız
Elmalılı Hamdi YazırOnu da en zor yola hazırlarız
«فسنسيره» نهيئه «للعسرى» للنار.
Ali BulaçTereddi edeceği (başaşağı düşüşe uğrayacağı) zaman, malı ona hiç yarar sağlamaz
Elmalılı Hamdi YazırÇukura yuvarlandığı zaman malı onu kurtaramayacak
«وما» نافية «يغني عنه ماله إذا تردَّى» في النار.
Ali BulaçŞüphesiz, Bize ait olan, yol göstermektir
Elmalılı Hamdi YazırDoğru yolu göstermek muhakkak bize aittir
«إن علينا لَلهدى» لتبيين طريق الهدى من طريق الضلال ليمتثل أمرنا بسلوك الأول ونهينا عن ارتكاب الثاني.
Ali BulaçGerçekten, son da, ilk de (ahiret ve dünya) Bizimdir
Elmalılı Hamdi YazırKuşkusuz ahiret de dünya da bizimdir
«وإن لنا للآخرة والأولى» أي الدنيا فمن طلبهما من غيرنا فقد أخطأ.
Ali BulaçArtık sizi, 'alevleri kabardıkça kabaran' bir ateşle uyardım
Elmalılı Hamdi YazırBen sizi köpürdükçe köpüren bir ateşe karşı uyardım
«فأنذرتكم» خوفتكم يا أهل مكة «نارا تلظى» بحذف إحدى التاءين من الأصل وقريء بثبوتها، أي تتوقد.
Ali BulaçOna, ancak en bedbaht olandan başkası yollanmaz
Elmalılı Hamdi YazırOna ancak en azgın olan girer
«لا يصلاها» يدخلها «إلا الأشقى» بمعنى الشقي.
Ali BulaçKi o, yalanlamış ve yüz çevirmişti
Elmalılı Hamdi YazırÖyle azgın ki, yalanlamış ve sırtını dönmüştür
(الذي كذب) النبي (وتولى) عن الإيمان وهذا الحصر مؤول لقوله تعالى: "" ويغفر ما دون ذلك لمن يشاء "" فيكون المراد الصلي المؤبد.
Ali BulaçSakınan ise, ondan uzak tutulacaktır
Elmalılı Hamdi YazırEn çok korunan ise ondan uzaklaştırılacaktır
«وسيجنبها» يبعد عنها «الأتقى» بمعنى التقي.
Ali BulaçKi o, malını vererek temizlenip-arınır
Elmalılı Hamdi YazırO ki, Allah yolunda malını verir, temizlenir
«الذي يؤتي ماله يتزكى» متزكيا به عند الله تعالى بأن يخرجه لله تعالى لا رياء ولا سمعة، فيكون زاكيا عند الله، وهذا نزل في الصدّيق رضي الله عنه لما اشترى بلالا المعذب على إيمانه وأعتقه، فقال الكفار: إنما فعل ذلك ليد كانت له عنده فنزلت.
Ali BulaçOnun yanında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu) yoktur
Elmalılı Hamdi YazırOnun yanında, başka bir kimse için karşılığı verilecek hiçbir nimet yoktur
«وما لأحد عنده من نعمة تُجزى».
Ali BulaçAncak Yüce Rabbinin rızasını aramak için (verir)
Elmalılı Hamdi YazırO ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için verir
«إلا» لكن فعل ذلك «ابتغاء وجه ربه الأعلى» أي طلب ثواب الله.
Ali BulaçMuhakkak kendisi de ileride razı olacaktır
Elmalılı Hamdi YazırElbette yakında kendisi de hoşnut olacaktır
«ولسوف يرضى» بما يُعطاه من الثواب في الجنة والآية تشمل من فعل مثل فعله رضي الله تعالى عنه فيبعده عن النار ويثاب.