92. Al-Lail سُورَةُ اللَّيۡلِ
Elmalılı Hamdi YazırÖrttüğü zaman geceye
Yusuf AliBy the Night as it conceals (the light)
Süleyman AteşÖrttüğü zaman geceye andolsun
Elmalılı Hamdi YazırAçıldığı zaman gündüze
Yusuf AliBy the Day as it appears in glory
Süleyman AteşGöründüğü zaman gündüze andolsun
Elmalılı Hamdi YazırErkeği ve dişiyi yaratana and olsun ki
Yusuf AliBy (the mystery of) the creation of male and female
Süleyman AteşErkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki
Elmalılı Hamdi YazırGerçekten sizin işiniz başka başkadır
Yusuf AliVerily, (the ends) ye strive for are diverse
Süleyman AteşSizin işiniz çeşit çeşittir
Elmalılı Hamdi YazırBundan böyle her kim malını hayır için verir ve korunursa
Yusuf AliSo he who gives (in charity) and fears (God)
Süleyman AteşKim (hayır için) verir, korunursa
Elmalılı Hamdi YazırVe en güzel olanı doğrularsa
Yusuf AliAnd (in all sincerity) testifies to the best
Süleyman AteşVe en güzel(söz)ü doğrularsa
Elmalılı Hamdi YazırBiz onu en kolay yola muvaffak kılacağız
Yusuf AliWe will indeed make smooth for him the path to Bliss
Süleyman AteşOna en kolay(yolda gitmey)i kolaylaştırırız
Elmalılı Hamdi YazırKim de cimrilik eder ve kendini hiçbir şeye ihtiyacı kalmamış görür
Yusuf AliBut he who is a greedy miser and thinks himself self-sufficient
Süleyman AteşKim de cimrilik eder, kendini zengin (ve kendine yeterli) görürse
Elmalılı Hamdi YazırVe en güzeli de yalanlarsa
Yusuf AliAnd gives the lie to the best
Süleyman AteşVe en güzel(söz)ü de yalanlarsa
Elmalılı Hamdi YazırOnu da en zor yola hazırlarız
Yusuf AliWe will indeed make smooth for him the path to Misery
Süleyman AteşOna da en güç(yolda gitmey)i kolaylaştırırız
Elmalılı Hamdi YazırÇukura yuvarlandığı zaman malı onu kurtaramayacak
Yusuf AliNor will his wealth profit him when he falls headlong (into the Pit)
Süleyman AteşÇukura düştüğü zaman malı ona hiçbir fayda sağlamaz
Elmalılı Hamdi YazırDoğru yolu göstermek muhakkak bize aittir
Yusuf AliVerily We take upon Ourselves to guide
Süleyman AteşDoğru yola iletmek bize aittir
Elmalılı Hamdi YazırKuşkusuz ahiret de dünya da bizimdir
Yusuf AliAnd verily unto Us (belong) the End and the Beginning
Süleyman AteşSon da ilk de (ahiret de dünya da) bizimdir
Elmalılı Hamdi YazırBen sizi köpürdükçe köpüren bir ateşe karşı uyardım
Yusuf AliTherefore do I warn you of a Fire blazing fiercely
Süleyman AteşBen sizi alev saçan bir ateşe karşı uyardım
Elmalılı Hamdi YazırOna ancak en azgın olan girer
Yusuf AliNone shall reach it but those most unfortunate ones
Süleyman AteşOna ancak haydut olan girer
Elmalılı Hamdi YazırÖyle azgın ki, yalanlamış ve sırtını dönmüştür
Yusuf AliWho give the lie to Truth and turn their backs
Süleyman AteşO ki, yalanlandı ve sırtını döndü
Elmalılı Hamdi YazırEn çok korunan ise ondan uzaklaştırılacaktır
Yusuf AliBut those most devoted to God shall be removed far from it
Süleyman AteşEn çok korunan da ondan uzak tutulur
Elmalılı Hamdi YazırO ki, Allah yolunda malını verir, temizlenir
Yusuf AliThose who spend their wealth for increase in self-purification
Süleyman AteşO ki malını hayra vererek arınır, yücelir
Elmalılı Hamdi YazırOnun yanında, başka bir kimse için karşılığı verilecek hiçbir nimet yoktur
Yusuf AliAnd have in their minds no favour from anyone for which a reward is expected in return
Süleyman AteşVe onun yanında, hiç kimsenin karşılık verilecek bir ni'meti yoktur (o, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak değil)
Elmalılı Hamdi YazırO ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için verir
Yusuf AliBut only the desire to seek for the Countenance of their Lord Most High
Süleyman AteşYalnız yüce Rabbinin rızası için verir
Elmalılı Hamdi YazırElbette yakında kendisi de hoşnut olacaktır
Yusuf AliAnd soon will they attain (complete) satisfaction
Süleyman AteşYakında kendisi de (Allah'ın verceği ni'metle) razı olacaktır