92. Al-Lail سُورَةُ اللَّيۡلِ
Süleyman AteşÖrttüğü zaman geceye andolsun
Saheeh InternationalBy the night when it covers
Süleyman AteşGöründüğü zaman gündüze andolsun
Saheeh InternationalAnd [by] the day when it appears
Süleyman AteşErkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki
Saheeh InternationalAnd [by] He who created the male and female
Süleyman AteşSizin işiniz çeşit çeşittir
Saheeh InternationalIndeed, your efforts are diverse
Süleyman AteşKim (hayır için) verir, korunursa
Saheeh InternationalAs for he who gives and fears Allah
Süleyman AteşVe en güzel(söz)ü doğrularsa
Saheeh InternationalAnd believes in the best [reward]
Süleyman AteşOna en kolay(yolda gitmey)i kolaylaştırırız
Saheeh InternationalWe will ease him toward ease
Süleyman AteşKim de cimrilik eder, kendini zengin (ve kendine yeterli) görürse
Saheeh InternationalBut as for he who withholds and considers himself free of need
Süleyman AteşVe en güzel(söz)ü de yalanlarsa
Saheeh InternationalAnd denies the best [reward]
Süleyman AteşOna da en güç(yolda gitmey)i kolaylaştırırız
Saheeh InternationalWe will ease him toward difficulty
Süleyman AteşÇukura düştüğü zaman malı ona hiçbir fayda sağlamaz
Saheeh InternationalAnd what will his wealth avail him when he falls
Süleyman AteşDoğru yola iletmek bize aittir
Saheeh InternationalIndeed, [incumbent] upon Us is guidance
Süleyman AteşSon da ilk de (ahiret de dünya da) bizimdir
Saheeh InternationalAnd indeed, to Us belongs the Hereafter and the first [life]
Süleyman AteşBen sizi alev saçan bir ateşe karşı uyardım
Saheeh InternationalSo I have warned you of a Fire which is blazing
Süleyman AteşOna ancak haydut olan girer
Saheeh InternationalNone will [enter to] burn therein except the most wretched one
Süleyman AteşO ki, yalanlandı ve sırtını döndü
Saheeh InternationalWho had denied and turned away
Süleyman AteşEn çok korunan da ondan uzak tutulur
Saheeh InternationalBut the righteous one will avoid it
Süleyman AteşO ki malını hayra vererek arınır, yücelir
Saheeh International[He] who gives [from] his wealth to purify himself
Süleyman AteşVe onun yanında, hiç kimsenin karşılık verilecek bir ni'meti yoktur (o, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak değil)
Saheeh InternationalAnd not [giving] for anyone who has [done him] a favor to be rewarded
Süleyman AteşYalnız yüce Rabbinin rızası için verir
Saheeh InternationalBut only seeking the countenance of his Lord, Most High
Süleyman AteşYakında kendisi de (Allah'ın verceği ni'metle) razı olacaktır
Saheeh InternationalAnd he is going to be satisfied