92. Al-Lail سُورَةُ اللَّيۡلِ
Süleyman AteşÖrttüğü zaman geceye andolsun
Yusuf AliBy the Night as it conceals (the light)
«والليل إذا يغشى» بظلمته كل ما بين السماء والأرض.
Süleyman AteşGöründüğü zaman gündüze andolsun
Yusuf AliBy the Day as it appears in glory
«والنهار إذا تجلى» تكشف وظهر وإذا في الموضوعين لمجرد الظرفية والعامل فيها فعل القسم.
Süleyman AteşErkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki
Yusuf AliBy (the mystery of) the creation of male and female
«وما» بمعنى من أو مصدرية «خلق الذكر والأنثى» آدم وحواء وكل ذكر وكل أنثى، والخنثى المشكل عندنا ذكر أو أنثى عند الله تعالى فيحنث بتكليمه من حلف لا يكلم لا يكلم ذكرا ولا أنثى.
Süleyman AteşSizin işiniz çeşit çeşittir
Yusuf AliVerily, (the ends) ye strive for are diverse
«إن سعيكم» عملكم «لشتى» مختلف فعامل للجنة بالطاعة وعامل للنار بالمعصية.
Süleyman AteşKim (hayır için) verir, korunursa
Yusuf AliSo he who gives (in charity) and fears (God)
«فأما من أعطى» حق الله «واتقى» الله.
Süleyman AteşVe en güzel(söz)ü doğrularsa
Yusuf AliAnd (in all sincerity) testifies to the best
«وصدَّق بالحسنى» أي بلا إله إلا الله في الموضوعين.
Süleyman AteşOna en kolay(yolda gitmey)i kolaylaştırırız
Yusuf AliWe will indeed make smooth for him the path to Bliss
«فسنسيره لليسرى» للجنة.
Süleyman AteşKim de cimrilik eder, kendini zengin (ve kendine yeterli) görürse
Yusuf AliBut he who is a greedy miser and thinks himself self-sufficient
«وأما من بخل» بحق الله «واستغنى» عن ثوابه.
Süleyman AteşVe en güzel(söz)ü de yalanlarsa
Yusuf AliAnd gives the lie to the best
«وكذب بالحسنى».
Süleyman AteşOna da en güç(yolda gitmey)i kolaylaştırırız
Yusuf AliWe will indeed make smooth for him the path to Misery
«فسنسيره» نهيئه «للعسرى» للنار.
Süleyman AteşÇukura düştüğü zaman malı ona hiçbir fayda sağlamaz
Yusuf AliNor will his wealth profit him when he falls headlong (into the Pit)
«وما» نافية «يغني عنه ماله إذا تردَّى» في النار.
Süleyman AteşDoğru yola iletmek bize aittir
Yusuf AliVerily We take upon Ourselves to guide
«إن علينا لَلهدى» لتبيين طريق الهدى من طريق الضلال ليمتثل أمرنا بسلوك الأول ونهينا عن ارتكاب الثاني.
Süleyman AteşSon da ilk de (ahiret de dünya da) bizimdir
Yusuf AliAnd verily unto Us (belong) the End and the Beginning
«وإن لنا للآخرة والأولى» أي الدنيا فمن طلبهما من غيرنا فقد أخطأ.
Süleyman AteşBen sizi alev saçan bir ateşe karşı uyardım
Yusuf AliTherefore do I warn you of a Fire blazing fiercely
«فأنذرتكم» خوفتكم يا أهل مكة «نارا تلظى» بحذف إحدى التاءين من الأصل وقريء بثبوتها، أي تتوقد.
Süleyman AteşOna ancak haydut olan girer
Yusuf AliNone shall reach it but those most unfortunate ones
«لا يصلاها» يدخلها «إلا الأشقى» بمعنى الشقي.
Süleyman AteşO ki, yalanlandı ve sırtını döndü
Yusuf AliWho give the lie to Truth and turn their backs
(الذي كذب) النبي (وتولى) عن الإيمان وهذا الحصر مؤول لقوله تعالى: "" ويغفر ما دون ذلك لمن يشاء "" فيكون المراد الصلي المؤبد.
Süleyman AteşEn çok korunan da ondan uzak tutulur
Yusuf AliBut those most devoted to God shall be removed far from it
«وسيجنبها» يبعد عنها «الأتقى» بمعنى التقي.
Süleyman AteşO ki malını hayra vererek arınır, yücelir
Yusuf AliThose who spend their wealth for increase in self-purification
«الذي يؤتي ماله يتزكى» متزكيا به عند الله تعالى بأن يخرجه لله تعالى لا رياء ولا سمعة، فيكون زاكيا عند الله، وهذا نزل في الصدّيق رضي الله عنه لما اشترى بلالا المعذب على إيمانه وأعتقه، فقال الكفار: إنما فعل ذلك ليد كانت له عنده فنزلت.
Süleyman AteşVe onun yanında, hiç kimsenin karşılık verilecek bir ni'meti yoktur (o, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak değil)
Yusuf AliAnd have in their minds no favour from anyone for which a reward is expected in return
«وما لأحد عنده من نعمة تُجزى».
Süleyman AteşYalnız yüce Rabbinin rızası için verir
Yusuf AliBut only the desire to seek for the Countenance of their Lord Most High
«إلا» لكن فعل ذلك «ابتغاء وجه ربه الأعلى» أي طلب ثواب الله.
Süleyman AteşYakında kendisi de (Allah'ın verceği ni'metle) razı olacaktır
Yusuf AliAnd soon will they attain (complete) satisfaction
«ولسوف يرضى» بما يُعطاه من الثواب في الجنة والآية تشمل من فعل مثل فعله رضي الله تعالى عنه فيبعده عن النار ويثاب.