96. Al-Alaq سُورَةُ العَلَقِ
● Med● Kalkale● Ğunne● İhfâ● İdğâm (ğunneli)● İdğâm (ğunnesiz)● İklâb● Okunmayan harf
96:2
خَلَقَ ٱلْإِنسَـٰنَ مِنْ عَلَقٍ
Ali BulaçO, insanı bir alak'tan yarattı
96:5
عَلَّمَ ٱلْإِنسَـٰنَ مَا لَمْ يَعْلَمْ
Ali Bulaçİnsana bilmediğini öğretti
96:6
كَلَّآ إِنَّ ٱلْإِنسَـٰنَ لَيَطْغَىٰٓ
Ali BulaçHayır; gerçekten insan, azar
96:7
أَن رَّءَاهُ ٱسْتَغْنَىٰٓ
Ali BulaçKendini müstağni gördüğünden
96:9
أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يَنْهَىٰ
Ali BulaçEngellemekte olanı gördün mü
96:11
أَرَءَيْتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلْهُدَىٰٓ
Ali BulaçGördün mü? Ya o (kul) doğru yol üzerinde ise
96:13
أَرَءَيْتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ
Ali BulaçGördün mü? Ya (bu engellemek isteyen) yalanlıyor ve yüz çeviriyor ise
96:15
كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعَۢا بِٱلنَّاصِيَةِ
Ali BulaçHayır; eğer o, (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursa, andolsun, onu perçeminden tutup sürükleyeceğiz
96:16
نَاصِيَةٍ كَـٰذِبَةٍ خَاطِئَةٍ
Ali BulaçO yalancı, günahkar olan alnından
96:17
فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۥ
Ali BulaçO zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın
96:18
سَنَدْعُ ٱلزَّبَانِيَةَ
Ali BulaçBiz de zebanileri çağıracağız
96:19 📚 2
كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَٱسْجُدْ وَٱقْتَرِب ۩
Ali BulaçHayır; ona boyun eğme (Rabbine) Secde et ve yakınlaş