96. Al-Alaq سُورَةُ العَلَقِ
Elmalılı Hamdi YazırYaratan Rabbinin adıyla oku
Diyanet İşleri MealiYaratan Rabbinin adıyla oku
Yusuf AliProclaim! (or read!) in the name of thy Lord and Cherisher, Who created
Elmalılı Hamdi YazırO, insanı bir alekadan (embriyodan) yarattı
Diyanet İşleri MealiO, insanı pıhtılaşmış kandan (alak'tan) yarattı
Yusuf AliCreated man, out of a (mere) clot of congealed blood
Elmalılı Hamdi YazırOku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir
Diyanet İşleri MealiOku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir
Yusuf AliProclaim! And thy Lord is Most Bountiful
Elmalılı Hamdi YazırO Rab ki kalemle yazmayı öğretti
Diyanet İşleri MealiOku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir
Yusuf AliHe Who taught (the use of) the pen
Elmalılı Hamdi Yazırİnsana bilmediği şeyleri öğretti
Diyanet İşleri MealiOku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir
Yusuf AliTaught man that which he knew not
Elmalılı Hamdi YazırHayır! Doğrusu (kâfir) insan azgınlık eder
Diyanet İşleri MealiAma, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder
Yusuf AliDay, but man doth transgress all bounds
Elmalılı Hamdi YazırKendisinin muhtaç olmadığını zannettiği için
Diyanet İşleri MealiAma, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder
Yusuf AliIn that he looketh upon himself as self-sufficient
Elmalılı Hamdi YazırMuhakkak ki dönüş mutlaka Rabbinedir
Diyanet İşleri MealiDönüş şüphesiz Rabbinedir
Yusuf AliVerily, to thy Lord is the return (of all)
Elmalılı Hamdi YazırNamaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü
Diyanet İşleri MealiSen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü
Yusuf AliSeest thou one who forbids
Elmalılı Hamdi YazırNamaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü
Diyanet İşleri MealiSen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü
Yusuf AliA votary when he (turns) to pray
Elmalılı Hamdi YazırGördün mü (ne dersin?), ya o (kul) doğru yolda olur
Diyanet İşleri MealiSöyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun
Yusuf AliSeest thou if he is on (the road of) Guidance
Elmalılı Hamdi YazırVeya kötülüklerden sakınmayı emrederse
Diyanet İşleri MealiSöyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun
Yusuf AliOr enjoins Righteousness
Elmalılı Hamdi YazırGördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar, yüzçevirirse
Diyanet İşleri MealiSöyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun
Yusuf AliSeest thou if he denies (Truth) and turns away
Elmalılı Hamdi YazırO adam, Allah'ın kendini gördüğünü hiç bilmiyor mu
Diyanet İşleri MealiAllah'ın her şeyi görmekte olduğunu bilmez mi
Yusuf AliKnoweth he not that God doth see
Elmalılı Hamdi YazırHayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz
Diyanet İşleri MealiAma bundan vazgeçmezse, and olsun ki, onu perçeminden
Yusuf AliLet him beware! If he desist not, We will drag him by the forelock
Elmalılı Hamdi YazırHayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz
Diyanet İşleri MealiYalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz
Yusuf AliA lying, sinful forelock
Elmalılı Hamdi YazırO zaman o taraftarlarını yardıma çağırsın
Diyanet İşleri MealiO zaman, kafadarlarını çağırsın
Yusuf AliThen, let him call (for help) to his council (of comrades)
Elmalılı Hamdi YazırBiz de Zebanileri çağıracağız
Diyanet İşleri MealiBiz de zebanileri çağıracağız
Yusuf AliWe will call on the angels of punishment (to deal with him)
Elmalılı Hamdi YazırSakın onu dinleme de (Rabbine) secde et ve yaklaş
Diyanet İşleri MealiSakın ona uyma; sen secde et, Rabbine yaklaş
Yusuf AliDay, heed him not: But bow down in adoration, and bring thyself the closer (to God)