96. Al-Alaq سُورَةُ العَلَقِ
Süleyman AteşYaratan Rabbinin adıyle oku
Diyanet İşleri MealiYaratan Rabbinin adıyla oku
Yusuf AliProclaim! (or read!) in the name of thy Lord and Cherisher, Who created
Süleyman AteşO, insanı alaktan (embriyodan) yarattı
Diyanet İşleri MealiO, insanı pıhtılaşmış kandan (alak'tan) yarattı
Yusuf AliCreated man, out of a (mere) clot of congealed blood
Süleyman AteşOku, Rabbin en büyük kerem sahibidir
Diyanet İşleri MealiOku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir
Yusuf AliProclaim! And thy Lord is Most Bountiful
Süleyman AteşO ki kalemle (yazmayı) öğretti
Diyanet İşleri MealiOku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir
Yusuf AliHe Who taught (the use of) the pen
Süleyman Ateşİnsana bilmediğini öğretti
Diyanet İşleri MealiOku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir
Yusuf AliTaught man that which he knew not
Süleyman AteşHayır, (Rabbinin bu kadar iyiliğine rağmen yine) insan azar
Diyanet İşleri MealiAma, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder
Yusuf AliDay, but man doth transgress all bounds
Süleyman AteşKendini zengin (kendine yeterli) gördüğü için
Diyanet İşleri MealiAma, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder
Yusuf AliIn that he looketh upon himself as self-sufficient
Süleyman AteşAma dönüş Rabbinedir (O'nun huzurunda bu azgınlığının hesabını verecektir)
Diyanet İşleri MealiDönüş şüphesiz Rabbinedir
Yusuf AliVerily, to thy Lord is the return (of all)
Süleyman AteşGördün mü şu men'edeni
Diyanet İşleri MealiSen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü
Yusuf AliSeest thou one who forbids
Süleyman AteşNamaz kılarken bir kulu (namazdan)
Diyanet İşleri MealiSen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü
Yusuf AliA votary when he (turns) to pray
Süleyman AteşGördün mü, ya o (kul) doğru yolda olur
Diyanet İşleri MealiSöyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun
Yusuf AliSeest thou if he is on (the road of) Guidance
Süleyman AteşYahut kötülüklerden korunmayı emrederse
Diyanet İşleri MealiSöyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun
Yusuf AliOr enjoins Righteousness
Süleyman AteşGördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar yüz çevirirse? (O zaman bu yaptığı kendisi için iyi mi olur)
Diyanet İşleri MealiSöyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun
Yusuf AliSeest thou if he denies (Truth) and turns away
Süleyman AteşAllah'ın (daima kendisini) gördüğünü bilmedi mi (o)
Diyanet İşleri MealiAllah'ın her şeyi görmekte olduğunu bilmez mi
Yusuf AliKnoweth he not that God doth see
Süleyman AteşHayır, (olmaz böyle şey), eğer bundan vazgeçmezse (onu) perçem(in)den yakalar(ateşe sürükler)iz
Diyanet İşleri MealiAma bundan vazgeçmezse, and olsun ki, onu perçeminden
Yusuf AliLet him beware! If he desist not, We will drag him by the forelock
Süleyman AteşO yalancı, günahkar perçem(den)
Diyanet İşleri MealiYalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz
Yusuf AliA lying, sinful forelock
Süleyman AteşO zaman (o gitsin) de meclisini (adamlarını) çağırsın
Diyanet İşleri MealiO zaman, kafadarlarını çağırsın
Yusuf AliThen, let him call (for help) to his council (of comrades)
Süleyman AteşBiz de zebanileri çağıracağız
Diyanet İşleri MealiBiz de zebanileri çağıracağız
Yusuf AliWe will call on the angels of punishment (to deal with him)
Süleyman AteşHayır, ona boyun eğme; (Rabbine) secde et ve yaklaş
Diyanet İşleri MealiSakın ona uyma; sen secde et, Rabbine yaklaş
Yusuf AliDay, heed him not: But bow down in adoration, and bring thyself the closer (to God)