96. Al-Alaq سُورَةُ العَلَقِ
Süleyman AteşYaratan Rabbinin adıyle oku
Elmalılı Hamdi YazırYaratan Rabbinin adıyla oku
«اقرأ» أوجد القراءة مبتدئا «باسم ربك الذي خلق» الخلائق.
Süleyman AteşO, insanı alaktan (embriyodan) yarattı
Elmalılı Hamdi YazırO, insanı bir alekadan (embriyodan) yarattı
«خلق الإنسان» الجنس «من علق» جمع علقة وهي القطعة اليسيرة من الدم الغليظ.
Süleyman AteşOku, Rabbin en büyük kerem sahibidir
Elmalılı Hamdi YazırOku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir
«اقرأ» تأكيد للأول «وربك الأكرم» الذي لا يوازيه كريم، حال من الضمير اقرأ.
Süleyman AteşO ki kalemle (yazmayı) öğretti
Elmalılı Hamdi YazırO Rab ki kalemle yazmayı öğretti
«الذي علم» الخط «بالقلم» وأول من خط به إدريس عليه السلام.
Süleyman Ateşİnsana bilmediğini öğretti
Elmalılı Hamdi Yazırİnsana bilmediği şeyleri öğretti
«علم الإنسان» الجنس «ما لم يعلم» قبل تعليمه الهدى والكتابة والصناعة وغيرها.
Süleyman AteşHayır, (Rabbinin bu kadar iyiliğine rağmen yine) insan azar
Elmalılı Hamdi YazırHayır! Doğrusu (kâfir) insan azgınlık eder
«كلا» حقا «إنَّ الإنسان ليطغى».
Süleyman AteşKendini zengin (kendine yeterli) gördüğü için
Elmalılı Hamdi YazırKendisinin muhtaç olmadığını zannettiği için
«أن رآه» أي نفسه «استغنى» بالمال، نزل في أبي جهل، ورأى علمية واستغنى مفعول ثان وأن رآه مفعول له.
Süleyman AteşAma dönüş Rabbinedir (O'nun huzurunda bu azgınlığının hesabını verecektir)
Elmalılı Hamdi YazırMuhakkak ki dönüş mutlaka Rabbinedir
«إن إلى ربك» يا إنسان «الرجعى» أي الرجوع تخويف له فيجازي الطاغي بما يستحقه.
Süleyman AteşGördün mü şu men'edeni
Elmalılı Hamdi YazırNamaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü
«أرأيت» في الثلاثة مواضع للتعجب «الذي ينهي» هو أبو جهل.
Süleyman AteşNamaz kılarken bir kulu (namazdan)
Elmalılı Hamdi YazırNamaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü
«عبدا» هو النبي صلى الله عليه وسلم «إذا صلّى».
Süleyman AteşGördün mü, ya o (kul) doğru yolda olur
Elmalılı Hamdi YazırGördün mü (ne dersin?), ya o (kul) doğru yolda olur
«أرأيت إن كان» المنهي «على الهدى».
Süleyman AteşYahut kötülüklerden korunmayı emrederse
Elmalılı Hamdi YazırVeya kötülüklerden sakınmayı emrederse
«أو» للتقسيم «أمر بالتقوى».
Süleyman AteşGördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar yüz çevirirse? (O zaman bu yaptığı kendisi için iyi mi olur)
Elmalılı Hamdi YazırGördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar, yüzçevirirse
«أرأيت إن كذب» أي الناهي النبي «وتولى» عن الإيمان.
Süleyman AteşAllah'ın (daima kendisini) gördüğünü bilmedi mi (o)
Elmalılı Hamdi YazırO adam, Allah'ın kendini gördüğünü hiç bilmiyor mu
«ألم يعلم بأن الله يرى» ما صدر منه، أي يعلمه فيجازيه عليه، أي اعجب منه يا مخاطب من حيث نهيه عن الصلاة ومن حيث أن المنهي على الهدى آمر بالتقوى ومن حيث أن الناهي مكذب متولٍ عن الإيمان.
Süleyman AteşHayır, (olmaz böyle şey), eğer bundan vazgeçmezse (onu) perçem(in)den yakalar(ateşe sürükler)iz
Elmalılı Hamdi YazırHayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz
«كلا» ردع له «لئن» لام قسم «لم ينته» عما هو عليه من الكفر «لنسفعا بالناصية» لنجرنَّ بناصيته غلى النار.
Süleyman AteşO yalancı, günahkar perçem(den)
Elmalılı Hamdi YazırHayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz
«ناصية» بدل نكرة من معرفة «كاذبة خاطئة» وصفها بذلك مجازًا والمراد صاحبها.
Süleyman AteşO zaman (o gitsin) de meclisini (adamlarını) çağırsın
Elmalılı Hamdi YazırO zaman o taraftarlarını yardıma çağırsın
«فليدع ناديه» أي أهل ناديه وهو المجلس ينتدى يتحدث فيه القوم وكان قال للنبي صلى الله عليه وسلم لما انتهره حيث نهاه عن الصلاة: لقد علمت ما بها رجل أكثر ناديا مني لأملأنَّ عليك هذا الوادي إن شئت خيلا جردا ورجالا مردا.
Süleyman AteşBiz de zebanileri çağıracağız
Elmalılı Hamdi YazırBiz de Zebanileri çağıracağız
(سندع الزبانية) الملائكة الغلاظ الشداد لإهلاكه كما في الحديث "" لو دعا ناديه لأخذته الزبانية عيانا "".
Süleyman AteşHayır, ona boyun eğme; (Rabbine) secde et ve yaklaş
Elmalılı Hamdi YazırSakın onu dinleme de (Rabbine) secde et ve yaklaş
«كلا» ردع له «لا تطعه» يا محمد في ترك الصلاة «واسجد» صلِّ لله «واقترب» منه بطاعته.