99. Az-Zalzala سُورَةُ الزَّلۡزَلَةِ
Ali BulaçYer, o şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığı
Saheeh InternationalWhen the earth is shaken with its [final] earthquake
Süleyman AteşYer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı
Ali BulaçYer, ağırlıklarını dışa atıp-çıkardığı
Saheeh InternationalAnd the earth discharges its burdens
Süleyman AteşYer (bağrındaki) ağırlıklarını çıkardığı
Ali BulaçVe insan: "Buna ne oluyor?" dediği zaman
Saheeh InternationalAnd man says, "What is [wrong] with it
Süleyman AteşVe insan: "Ona ne oluyor?" dediği zaman
Ali BulaçO gün (yer), haberlerini anlatacaktır
Saheeh InternationalThat Day, it will report its news
Süleyman Ateşİşte o gün (yer), haberlerini söyler
Ali BulaçÇünkü senin Rabbin, ona vahyetmiştir
Saheeh InternationalBecause your Lord has commanded it
Süleyman AteşÇünkü Rabbin ona vahyetmiştir (onun için başından geçenleri anlatır)
Ali BulaçO gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilsin diye, bölük bölük fırlayıp-çıkarlar
Saheeh InternationalThat Day, the people will depart separated [into categories] to be shown [the result of] their deeds
Süleyman AteşO gün insanlar, ayrı ayrı gruplar halinde (Yüce Divana) çıkarlar ki, yaptıkları işler kendilerine gösterilsin
Ali BulaçArtık kim zerre ağırlığınca hayır işlerse, onu görür
Saheeh InternationalSo whoever does an atom's weight of good will see it
Süleyman AteşArtık kim zerre ağırlığınca hayır yapmışsa onu görür
Ali BulaçArtık kim zerre ağırlığınca bir şer (kötülük) işlerse, onu görür
Saheeh InternationalAnd whoever does an atom's weight of evil will see it
Süleyman AteşVe kim zerre ağırlığınca şer yapmışsa onu görür