99. Az-Zalzala سُورَةُ الزَّلۡزَلَةِ
99:1 📚 2
إِذَا زُلۡزِلَتِ ٱلۡأَرۡضُ زِلۡزَالَهَا
إِذَا
zaman
زُلْزِلَتِ
sarsıldığı
ٱلْأَرْضُ
yer
زِلْزَالَهَا
yaman sarsıntı ile
Süleyman AteşYer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı
99:2 📚 2
وَأَخۡرَجَتِ ٱلۡأَرۡضُ أَثۡقَالَهَا
وَأَخْرَجَتِ
ve çıkardığı (zaman)
ٱلْأَرْضُ
yer
أَثْقَالَهَا
ağırlıklarını
Süleyman AteşYer (bağrındaki) ağırlıklarını çıkardığı
99:3
وَقَالَ ٱلۡإِنسَٰنُ مَا لَهَا
وَقَالَ
ve dediği (zaman)
ٱلْإِنسَـٰنُ
insan
مَا
ne oluyor?
لَهَا
ona
Süleyman AteşVe insan: "Ona ne oluyor?" dediği zaman
99:4
يَوۡمَئِذࣲ تُحَدِّثُ أَخۡبَارَهَا
يَوْمَئِذٍۢ
işte o gün
تُحَدِّثُ
söyler
أَخْبَارَهَا
haberlerini
Süleyman Ateşİşte o gün (yer), haberlerini söyler
99:5 📚 2
بِأَنَّ رَبَّكَ أَوۡحَىٰ لَهَا
بِأَنَّ
çünkü
رَبَّكَ
Rabbin
أَوْحَىٰ
vahyetmiştir
لَهَا
ona
Süleyman AteşÇünkü Rabbin ona vahyetmiştir (onun için başından geçenleri anlatır)
99:6
يَوۡمَئِذࣲ يَصۡدُرُ ٱلنَّاسُ أَشۡتَاتࣰ ا لِّيُرَوۡاْ أَعۡمَٰلَهُمۡ
يَوْمَئِذٍۢ
o gün
يَصْدُرُ
çıkarlar
ٱلنَّاسُ
insanlar
أَشْتَاتًۭا
ayrı ayrı gruplar halinde
لِّيُرَوْا۟
gösterilsin diye
أَعْمَـٰلَهُمْ
yaptıkları işler
Süleyman AteşO gün insanlar, ayrı ayrı gruplar halinde (Yüce Divana) çıkarlar ki, yaptıkları işler kendilerine gösterilsin
99:7
فَمَن يَعۡمَلۡ مِثۡقَالَ ذَرَّةٍ خَيۡرࣰ ا يَرَهُۥ
فَمَن
artık kim
يَعْمَلْ
yapmışsa
مِثْقَالَ
ağırlığınca
ذَرَّةٍ
zerre
خَيْرًۭا
hayır
يَرَهُۥ
onu görür
Süleyman AteşArtık kim zerre ağırlığınca hayır yapmışsa onu görür
99:8
وَمَن يَعۡمَلۡ مِثۡقَالَ ذَرَّةࣲ شَرࣰّ ا يَرَهُۥ
وَمَن
ve kim
يَعْمَلْ
yapmışsa
مِثْقَالَ
ağırlığınca
ذَرَّةٍۢ
zerre
شَرًّۭا
şer
يَرَهُۥ
onu görür
Süleyman AteşVe kim zerre ağırlığınca şer yapmışsa onu görür