☪ Anlam Arayışı

99. Az-Zalzala سُورَةُ الزَّلۡزَلَةِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
99:1 📚 2
إِذَا زُلۡزِلَتِ ٱلۡأَرۡضُ زِلۡزَالَهَا

Diyanet İşleri MealiYer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman

Saheeh InternationalWhen the earth is shaken with its [final] earthquake

Ali BulaçYer, o şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığı

Yusuf AliWhen the earth is shaken to her (utmost) convulsion

Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)
«إذا زُلزلت الأرض» حركت لقيام الساعة «زلزالها» تحريكها الشديد المناسب لعظمتها.

99:2 📚 2
وَأَخۡرَجَتِ ٱلۡأَرۡضُ أَثۡقَالَهَا

Diyanet İşleri MealiYer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman

Saheeh InternationalAnd the earth discharges its burdens

Ali BulaçYer, ağırlıklarını dışa atıp-çıkardığı

Yusuf AliAnd the earth throws up her burdens (from within)

Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)
«وأخرجت الأرض أثقالها» كنوزها وموتاها فألقتها على ظهرها.

99:3
وَقَالَ ٱلۡإِنسَٰنُ مَا لَهَا

Diyanet İşleri MealiYer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman

Saheeh InternationalAnd man says, "What is [wrong] with it

Ali BulaçVe insan: "Buna ne oluyor?" dediği zaman

Yusuf AliAnd man cries (distressed): 'What is the matter with her

Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)
«وقال الإنسان» الكافر بالبعث «مالها» إنكارا لتلك الحالة.

99:4
يَوۡمَئِذࣲ تُحَدِّثُ أَخۡبَارَهَا

Diyanet İşleri Mealiİşte o gün, yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle kendi haberlerini anlatır

Saheeh InternationalThat Day, it will report its news

Ali BulaçO gün (yer), haberlerini anlatacaktır

Yusuf AliOn that Day will she declare her tidings

Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)
«يومئذ» بدل من إذا وجوابها «تُحدث أخبارها» تخبر بما عمل عليها من خير وشر.

99:5 📚 2
بِأَنَّ رَبَّكَ أَوۡحَىٰ لَهَا

Diyanet İşleri Mealiİşte o gün, yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle kendi haberlerini anlatır

Saheeh InternationalBecause your Lord has commanded it

Ali BulaçÇünkü senin Rabbin, ona vahyetmiştir

Yusuf AliFor that thy Lord will have given her inspiration

Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)
(بأن) بسبب أن (ربك أوحى لها) أي أمرها بذلك، وفي الحديث "" تشهد على كل عبد أو أمة بكل ما عمل على ظهرها "".

99:6
يَوۡمَئِذࣲ يَصۡدُرُ ٱلنَّاسُ أَشۡتَاتࣰ ا لِّيُرَوۡاْ أَعۡمَٰلَهُمۡ

Diyanet İşleri MealiO gün insanlar işlerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük dönerler

Saheeh InternationalThat Day, the people will depart separated [into categories] to be shown [the result of] their deeds

Ali BulaçO gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilsin diye, bölük bölük fırlayıp-çıkarlar

Yusuf AliOn that Day will men proceed in companies sorted out, to be shown the deeds that they (had done)

Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)
«يومئذ يصدر الناس» ينصرفون من موقف الحساب «أشتاتا» متفرقين فآخذ ذات اليمين إلى الجنة وآخذ ذات الشمال إلى النار «ليروا أعمالهم» أي جزاءها من الجنة أو النار.

99:7
فَمَن يَعۡمَلۡ مِثۡقَالَ ذَرَّةٍ خَيۡرࣰ ا يَرَهُۥ

Diyanet İşleri MealiKim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür

Saheeh InternationalSo whoever does an atom's weight of good will see it

Ali BulaçArtık kim zerre ağırlığınca hayır işlerse, onu görür

Yusuf AliThen shall anyone who has done an atom's weight of good, see it

Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)
«فمن يعمل مثقال ذرة» زنة نملة صغيرة «خيرا يره» ير ثوابه.

99:8
وَمَن يَعۡمَلۡ مِثۡقَالَ ذَرَّةࣲ شَرࣰّ ا يَرَهُۥ

Diyanet İşleri MealiKim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür

Saheeh InternationalAnd whoever does an atom's weight of evil will see it

Ali BulaçArtık kim zerre ağırlığınca bir şer (kötülük) işlerse, onu görür

Yusuf AliAnd anyone who has done an atom's weight of evil, shall see it

Tefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)
«ومن يعمل مثقال ذرة شرا يره» ير جزاءه.

← Önceki Sonraki →

99. Az-Zalzala Suresi | Anlam Arayışı