☪ Anlam Arayışı

Mushaf

Meal:Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh International
🎨 Tecvid renkleri: Kapalı
Süleyman AteşAs-Saaffaat

37:25 Size ne oldu ki birbirinize yardım etmiyorsunuz

37:26 (Başları öne eğik, utançtan yüzleri kızarmış. Cevap verecek durumda değillerdir). Hayır, onlar o gün teslim olmuşlardır

37:27 Birbirlerine döndüler, soruyorlar

37:28 (Uyanlar, uydukları adamlara) Dediler ki: "Siz bize sağdan gelir(güvendiğimiz yandan bize sokulup vesvese verir)diniz

37:29 (Ötekiler de): "Hayır, dediler, zaten siz kendiniz inanan insanlar değildiniz

37:30 Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yoktu. Siz kendiniz azgın bir toplum idiniz

37:31 Artık Rabbimizin sözü bize hak oldu. Biz (hak ettiğimiz cezayı mutlaka) tadacağız

37:32 Sizi azdırdık, çünkü biz kendimiz azmıştık(siz de bize uyunca azmış oldunuz)

37:33 O gün onlar azab (çekme)de ortaktırlar

37:34 İşte biz, suçlulara böyle yaparız

37:35 Çünkü onlara: "Allah'tan başka tanrı yoktur!" dendiği zaman büyüklük taslarlardı

37:36 Cinlenmiş bir şair için biz tanrılarımızı mı terk edeceğiz? derlerdi

37:37 Hayır, o (ne şairdi, ne mecnun. O) gerçeği getirmiş ve elçileri de doğrulamıştı

37:38 Siz acı azabı tadacaksınız

37:39 Sadece yaptığınız (işler)le cezalanıyorsunuz

37:40 Ancak Allah'ın halis kulları bu cezanın dışındadır

37:41 Onlar için bilinen bir rızık vardır

37:42 (Türlü türlü) Meyvalar. Ve onlar ağırlanırlar

37:43 Ni'met cennetlerinde

37:44 Tahtlar üzerinde, karşılıklı otururlar

37:45 Önlerinde akan kaynaktan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır

37:46 Berrak, içenlere lezzet veren bir içki

37:47 Onda ne sersemletme var, ne onunla sarhoş olurlar

37:48 Yanlarında da, yalnız kendilerine göz dikmiş iri gözlü eşler vardır

37:49 Saklı yumurta gibi bembeyaz eşler

37:50 Bunlar birbirine dönmüş soruyorlar

37:51 Onlardan bir sözcü: "Benim, dedi, bir arkadaşım vardı

447
As-Saaffaatالجزء ٢٣
مَا لَكُمۡ لَا تَنَاصَرُونَ ﴿٢٥﴾ بَلۡ هُمُ ٱلۡيَوۡمَ مُسۡتَسۡلِمُونَ ﴿٢٦﴾ وَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضࣲ يَتَسَآءَلُونَ ﴿٢٧﴾ قَالُوٓاْ إِنَّكُمۡ كُنتُمۡ تَأۡتُونَنَا عَنِ ٱلۡيَمِينِ ﴿٢٨﴾ قَالُواْ بَل لَّمۡ تَكُونُواْ مُؤۡمِنِينَ ﴿٢٩﴾ وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيۡكُم مِّن سُلۡطَٰنِۭۖ بَلۡ كُنتُمۡ قَوۡمࣰ ا طَٰغِينَ ﴿٣٠﴾ فَحَقَّ عَلَيۡنَا قَوۡلُ رَبِّنَآۖ إِنَّا لَذَآئِقُونَ ﴿٣١﴾ فَأَغۡوَيۡنَٰكُمۡ إِنَّا كُنَّا غَٰوِينَ ﴿٣٢﴾ فَإِنَّهُمۡ يَوۡمَئِذࣲ فِي ٱلۡعَذَابِ مُشۡتَرِكُونَ ﴿٣٣﴾ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفۡعَلُ بِٱلۡمُجۡرِمِينَ ﴿٣٤﴾ إِنَّهُمۡ كَانُوٓاْ إِذَا قِيلَ لَهُمۡ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسۡتَكۡبِرُونَ ﴿٣٥﴾ وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓاْ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرࣲ مَّجۡنُونِۭ ﴿٣٦﴾ بَلۡ جَآءَ بِٱلۡحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ ﴿٣٧﴾ إِنَّكُمۡ لَذَآئِقُواْ ٱلۡعَذَابِ ٱلۡأَلِيمِ ﴿٣٨﴾ وَمَا تُجۡزَوۡنَ إِلَّا مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ ﴿٣٩﴾ إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ ﴿٤٠﴾ أُوْلَٰٓئِكَ لَهُمۡ رِزۡقࣱ مَّعۡلُومࣱ‏ ﴿٤١﴾ فَوَٰكِهُ وَهُم مُّكۡرَمُونَ ﴿٤٢﴾ فِي جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ ﴿٤٣﴾ عَلَىٰ سُرُرࣲ مُّتَقَٰبِلِينَ ﴿٤٤﴾ يُطَافُ عَلَيۡهِم بِكَأۡسࣲ مِّن مَّعِينِۭ ﴿٤٥﴾ بَيۡضَآءَ لَذَّةࣲ لِّلشَّٰرِبِينَ ﴿٤٦﴾ لَا فِيهَا غَوۡلࣱ وَلَا هُمۡ عَنۡهَا يُنزَفُونَ ﴿٤٧﴾ وَعِندَهُمۡ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرۡفِ عِينࣱ‏ ﴿٤٨﴾ كَأَنَّهُنَّ بَيۡضࣱ مَّكۡنُونࣱ‏ ﴿٤٩﴾ فَأَقۡبَلَ بَعۡضُهُمۡ عَلَىٰ بَعۡضࣲ يَتَسَآءَلُونَ ﴿٥٠﴾ قَالَ قَآئِلࣱ مِّنۡهُمۡ إِنِّي كَانَ لِي قَرِينࣱ‏ ﴿٥١﴾
٤٤٧

İpucu: sayfa çevirmek için klavyede sol/sağ ok tuşlarını veya dokunmatik ekranda kaydırmayı kullanın.

Mushaf — Sayfa 447 | Anlam Arayışı