☪ Anlam Arayışı

Mushaf

Meal:Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh International
🎨 Tecvid renkleri: Kapalı
Süleyman AteşAs-Saaffaat

37:52 Derdi ki: 'Sen doğrulayanlardan mısın

37:53 Biz ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, biz mi (diriltilip yaptığımız işlere göre) cezalanacağız

37:54 (Sonra yanındakilere): "Bakar mısınız?" dedi

37:55 Baktı onu cehennemin ortasında gördü

37:56 Tallahi, dedi, sen az daha beni de alçaltacaktın

37:57 Rabbimin ni'meti olmasaydı, şimdi ben de (oraya) getirilenlerden olurdum

37:58 Biz bir daha ölmeyecek miyiz der

37:59 Yalnız ilk ölümümüz, başka ölüm yok ve biz azaba da uğratılmayacağız ha

37:60 Gerçekten büyük başarı ve mutluluk budur

37:61 Çalışanlar bunun için çalışsınlar

37:62 (Nasıl) Ağırlanmak için bu mu hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı

37:63 Biz onu zalimler için bir fitne (sınav) yaptık

37:64 O, cehennemin dibinde çıkan bir ağaçtır

37:65 Tomurcukları, şeytanların başları gibidir

37:66 Onlar ondan yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklardır

37:67 Sonra onların, bunun üzerine kaynar su karıştırılmış bir içkileri vardır

37:68 Sonra dönecekleri yer, elbette cehennemdir

37:69 Çünkü onlar babalarını sapık kimseler buldular

37:70 Kendileri de onların izlerinde koşturuyorlar

37:71 Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı

37:72 Biz onların içine de uyarıcılar göndermiştik

37:73 Bak, o uyarılanların sonu nice oldu

37:74 Ancak Allah'ın halis kulları o azabın dışında kaldılar

37:75 Andolsun Nuh bize yalvarmıştı da ne güzel kabul buyurmuştuk

37:76 Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık

448
As-Saaffaatالجزء ٢٣
يَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلۡمُصَدِّقِينَ ﴿٥٢﴾ أَءِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابࣰ ا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ ﴿٥٣﴾ قَالَ هَلۡ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ ﴿٥٤﴾ فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِي سَوَآءِ ٱلۡجَحِيمِ ﴿٥٥﴾ قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرۡدِينِ ﴿٥٦﴾ وَلَوۡلَا نِعۡمَةُ رَبِّي لَكُنتُ مِنَ ٱلۡمُحۡضَرِينَ ﴿٥٧﴾ أَفَمَا نَحۡنُ بِمَيِّتِينَ ﴿٥٨﴾ إِلَّا مَوۡتَتَنَا ٱلۡأُولَىٰ وَمَا نَحۡنُ بِمُعَذَّبِينَ ﴿٥٩﴾ إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ ﴿٦٠﴾ لِمِثۡلِ هَٰذَا فَلۡيَعۡمَلِ ٱلۡعَٰمِلُونَ ﴿٦١﴾ أَذَٰلِكَ خَيۡرࣱ نُّزُلًا أَمۡ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ ﴿٦٢﴾ إِنَّا جَعَلۡنَٰهَا فِتۡنَةࣰ لِّلظَّٰلِمِينَ ﴿٦٣﴾ إِنَّهَا شَجَرَةࣱ تَخۡرُجُ فِيٓ أَصۡلِ ٱلۡجَحِيمِ ﴿٦٤﴾ طَلۡعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّيَٰطِينِ ﴿٦٥﴾ فَإِنَّهُمۡ لَأٓكِلُونَ مِنۡهَا فَمَالِـُٔونَ مِنۡهَا ٱلۡبُطُونَ ﴿٦٦﴾ ثُمَّ إِنَّ لَهُمۡ عَلَيۡهَا لَشَوۡبࣰ ا مِّنۡ حَمِيمࣲ‏ ﴿٦٧﴾ ثُمَّ إِنَّ مَرۡجِعَهُمۡ لَإِلَى ٱلۡجَحِيمِ ﴿٦٨﴾ إِنَّهُمۡ أَلۡفَوۡاْ ءَابَآءَهُمۡ ضَآلِّينَ ﴿٦٩﴾ فَهُمۡ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمۡ يُهۡرَعُونَ ﴿٧٠﴾ وَلَقَدۡ ضَلَّ قَبۡلَهُمۡ أَكۡثَرُ ٱلۡأَوَّلِينَ ﴿٧١﴾ وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ ﴿٧٢﴾ فَٱنظُرۡ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُنذَرِينَ ﴿٧٣﴾ إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلۡمُخۡلَصِينَ ﴿٧٤﴾ وَلَقَدۡ نَادَىٰنَا نُوحࣱ فَلَنِعۡمَ ٱلۡمُجِيبُونَ ﴿٧٥﴾ وَنَجَّيۡنَٰهُ وَأَهۡلَهُۥ مِنَ ٱلۡكَرۡبِ ٱلۡعَظِيمِ ﴿٧٦﴾
٤٤٨

İpucu: sayfa çevirmek için klavyede sol/sağ ok tuşlarını veya dokunmatik ekranda kaydırmayı kullanın.

Mushaf — Sayfa 448 | Anlam Arayışı