☪ Anlam Arayışı

Mushaf

Meal:Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh International
🎨 Tecvid renkleri: Kapalı
Ali BulaçAl-Qiyaama

75:20 Hayır; siz çarçabuk geçmekte olanı (dünyayı) seviyorsunuz

75:21 Ve ahireti terk edip-bırakıyorsunuz

75:22 O gün yüzler ışıl ışıl parlar

75:23 Rablerine bakıp-durur

75:24 O gün, öyle yüzler vardır ki kararmış-ekşimiştir

75:25 Kendisine, beli büken işlerin yapılacağını anlamaktadır

75:26 Hayır; can, köprücük kemiğine gelip dayandığı zaman

75:27 Son müdahaleyi yapacak kim" denir

75:28 Artık gerçekten, kendisi de bir ayrılık olduğunu anlamıştır

75:29 (Ölüm korkusundan) Ayaklar birbirine dolaştığında

75:30 O gün sevk, yalnızca Rabbinedir

75:31 Fakat o, ne doğrulamış ne de namaz kılmıştı

75:32 Ancak o, yalanlamış ve yüz çevirmişti

75:33 Sonra çalım satarak yakınlarına gitmişti

75:34 Sen buna müstahaksın, dahasına müstahaksın

75:35 Yine müstahaksın, dahasına da müstahaksın

75:36 İnsan, 'kendi başına ve sorumsuz' bırakılacağını mı sanıyor

75:37 Kendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi

75:38 Sonra bir alak (embriyo) oldu, derken (Allah, onu) yarattı ve bir 'düzen içinde biçim verdi

75:39 Böylece ondan, erkek ve dişi olmak üzere çift kıldı

75:40 (Öyleyse Allah,) Ölüleri diriltmeye güç yetiren değil midir

— Al-Insaan Sûresi · Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. —

76:1 Gerçek şu ki, insanın üzerinden, daha kendisi anılmaya değer bir şey değilken, uzun zamanlardan (dehr) bir süre (hin) gelip-geçti

76:2 Şüphesiz Biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık

76:3 Biz ona yolu gösterdik; (artık o,) ya şükredici olur ya da nankör

76:4 Doğrusu Biz kafirlere zincirler, demir halkalar (tomruklar) ve çılgınca yanan bir ateş hazırladık

76:5 Şüphesiz ki iyiler (ebrar), karışımı kafur olan bir kadehten içerler

578
Al-Qiyaamaالجزء ٢٩
كَلَّا بَلۡ تُحِبُّونَ ٱلۡعَاجِلَةَ ﴿٢٠﴾ وَتَذَرُونَ ٱلۡأٓخِرَةَ ﴿٢١﴾ وُجُوهࣱ يَوۡمَئِذࣲ نَّاضِرَةٌ ﴿٢٢﴾ إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةࣱ‏ ﴿٢٣﴾ وَوُجُوهࣱ يَوۡمَئِذِۭ بَاسِرَةࣱ‏ ﴿٢٤﴾ تَظُنُّ أَن يُفۡعَلَ بِهَا فَاقِرَةࣱ‏ ﴿٢٥﴾ كَلَّآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلتَّرَاقِيَ ﴿٢٦﴾ وَقِيلَ مَنۡۜ رَاقࣲ‏ ﴿٢٧﴾ وَظَنَّ أَنَّهُ ٱلۡفِرَاقُ ﴿٢٨﴾ وَٱلۡتَفَّتِ ٱلسَّاقُ بِٱلسَّاقِ ﴿٢٩﴾ إِلَىٰ رَبِّكَ يَوۡمَئِذٍ ٱلۡمَسَاقُ ﴿٣٠﴾ فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّىٰ ﴿٣١﴾ وَلَٰكِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ ﴿٣٢﴾ ثُمَّ ذَهَبَ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِۦ يَتَمَطَّىٰٓ ﴿٣٣﴾ أَوۡلَىٰ لَكَ فَأَوۡلَىٰ ﴿٣٤﴾ ثُمَّ أَوۡلَىٰ لَكَ فَأَوۡلَىٰٓ ﴿٣٥﴾ أَيَحۡسَبُ ٱلۡإِنسَٰنُ أَن يُتۡرَكَ سُدًى ﴿٣٦﴾ أَلَمۡ يَكُ نُطۡفَةࣰ مِّن مَّنِيࣲّ يُمۡنَىٰ ﴿٣٧﴾ ثُمَّ كَانَ عَلَقَةࣰ فَخَلَقَ فَسَوَّىٰ ﴿٣٨﴾ فَجَعَلَ مِنۡهُ ٱلزَّوۡجَيۡنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰٓ ﴿٣٩﴾ أَلَيۡسَ ذَٰلِكَ بِقَٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يُحۡـِۧيَ ٱلۡمَوۡتَىٰ ﴿٤٠﴾ بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِهَلۡ أَتَىٰ عَلَى ٱلۡإِنسَٰنِ حِينࣱ مِّنَ ٱلدَّهۡرِ لَمۡ يَكُن شَيۡـࣰٔ ا مَّذۡكُورًا ﴿١﴾ إِنَّا خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ مِن نُّطۡفَةٍ أَمۡشَاجࣲ نَّبۡتَلِيهِ فَجَعَلۡنَٰهُ سَمِيعَۢا بَصِيرًا ﴿٢﴾ إِنَّا هَدَيۡنَٰهُ ٱلسَّبِيلَ إِمَّا شَاكِرࣰ ا وَإِمَّا كَفُورًا ﴿٣﴾ إِنَّآ أَعۡتَدۡنَا لِلۡكَٰفِرِينَ سَلَٰسِلَاْ وَأَغۡلَٰلࣰ ا وَسَعِيرًا ﴿٤﴾ إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ يَشۡرَبُونَ مِن كَأۡسࣲ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًا ﴿٥﴾
٥٧٨

İpucu: sayfa çevirmek için klavyede sol/sağ ok tuşlarını veya dokunmatik ekranda kaydırmayı kullanın.

Mushaf — Sayfa 578 | Anlam Arayışı