☪ Anlam Arayışı

Mushaf

Meal:Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh International
🎨 Tecvid renkleri: Kapalı
Ali BulaçAn-Naba

78:31 Gerçek şu ki, muttakiler için 'bir kurtuluş ve mutluluk' vardır

78:32 Nice bahçeler ve üzüm bağları

78:33 Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar

78:34 Dopdolu kadehler

78:35 İçinde, ne 'boş ve saçma bir söz' işitirler, ne bir yalan

78:36 Rabbinden bir karşılık olmak üzere yeterli bir bağış(tır bu)

78:37 Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi Rahman olan (Allah); O’na hitap etmeye güç yetiremezler

78:38 Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. (Konuşacak olan da,) Doğruyu söyleyecektir

78:39 İşte bu, hak gündür. Şu halde dileyen Rabbine bir dönüşyolu edinsin

78:40 Gerçekten Biz sizi yakın bir azab ile uyardık. Kişinin kendi ellerinin önceden takdim ettiklerine bakacağı gün, kafir olan da: "Ah, keşke ben bir toprak oluverseydim" diyecek

— An-Naazi'aat Sûresi · Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. —

79:1 Ta en derinden acıyla sökerek çıkaranlara andolsun

79:2 Yumuşacık çekip alanlara

79:3 Yüzdükçe yüzerek gidenlere

79:4 Öncü olarak yarışıp geçenlere

79:5 Derken işi bir düzen içinde evirip çevirenlere

79:6 O sarsıntının sarsacağı gün

79:7 Arkasından onu diğer bir sarsıntı izleyecek

79:8 O gün yürekler (dehşet içinde) hoplayacak

79:9 Gözler zillet içinde düşecek

79:10 Derler ki: "Biz çukurda iken, gerçekten biz mi yeniden (diriltilip) döndürüleceğiz

79:11 Biz çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı

79:12 Derler ki: "Şu durumda, zararına bir dönüştür bu

79:13 Oysa bu, yalnızca tek bir haykırıştır

79:14 Bir de bakarsın ki, onlar, yerin üstündedirler

79:15 Musa'nın haberi sana geldi mi

583
An-Nabaالجزء ٣٠
إِنَّ لِلۡمُتَّقِينَ مَفَازًا ﴿٣١﴾ حَدَآئِقَ وَأَعۡنَٰبࣰ ا ﴿٣٢﴾ وَكَوَاعِبَ أَتۡرَابࣰ ا ﴿٣٣﴾ وَكَأۡسࣰ ا دِهَاقࣰ ا ﴿٣٤﴾ لَّا يَسۡمَعُونَ فِيهَا لَغۡوࣰ ا وَلَا كِذَّٰبࣰ ا ﴿٣٥﴾ جَزَآءࣰ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابࣰ ا ﴿٣٦﴾ رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَهُمَا ٱلرَّحۡمَٰنِۖ لَا يَمۡلِكُونَ مِنۡهُ خِطَابࣰ ا ﴿٣٧﴾ يَوۡمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ صَفࣰّ اۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنۡ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَقَالَ صَوَابࣰ ا ﴿٣٨﴾ ذَٰلِكَ ٱلۡيَوۡمُ ٱلۡحَقُّۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا ﴿٣٩﴾ إِنَّآ أَنذَرۡنَٰكُمۡ عَذَابࣰ ا قَرِيبࣰ ا يَوۡمَ يَنظُرُ ٱلۡمَرۡءُ مَا قَدَّمَتۡ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلۡكَافِرُ يَٰلَيۡتَنِي كُنتُ تُرَٰبَۢا ﴿٤٠﴾ بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِوَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرۡقࣰ ا ﴿١﴾ وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشۡطࣰ ا ﴿٢﴾ وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبۡحࣰ ا ﴿٣﴾ فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبۡقࣰ ا ﴿٤﴾ فَٱلۡمُدَبِّرَٰتِ أَمۡرࣰ ا ﴿٥﴾ يَوۡمَ تَرۡجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ ﴿٦﴾ تَتۡبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ ﴿٧﴾ قُلُوبࣱ يَوۡمَئِذࣲ وَاجِفَةٌ ﴿٨﴾ أَبۡصَٰرُهَا خَٰشِعَةࣱ‏ ﴿٩﴾ يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرۡدُودُونَ فِي ٱلۡحَافِرَةِ ﴿١٠﴾ أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمࣰ ا نَّخِرَةࣰ‏ ﴿١١﴾ قَالُواْ تِلۡكَ إِذࣰ ا كَرَّةٌ خَاسِرَةࣱ‏ ﴿١٢﴾ فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةࣱ وَٰحِدَةࣱ‏ ﴿١٣﴾ فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ ﴿١٤﴾ هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ ﴿١٥﴾
٥٨٣

İpucu: sayfa çevirmek için klavyede sol/sağ ok tuşlarını veya dokunmatik ekranda kaydırmayı kullanın.

Mushaf — Sayfa 583 | Anlam Arayışı