☪ Anlam Arayışı

Mushaf

Meal:Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh International
🎨 Tecvid renkleri: Kapalı
Süleyman AteşAl-Fajr

89:24 (O zaman insan): "Ah, keşke ben bu hayatım için (iyi işler yapıp) gönderseydim!" der

89:25 O gün O'nun yapacağı azabı kimse yapamaz

89:26 Ve O'nun vuracağı bağı kimse vuramaz

89:27 Ey huzura eren nefis

89:28 Razı edici ve razı edilmiş olarak Rabbine dön

89:29 (İyi) Kullarım arasına gir

89:30 Cennetime gir

— Al-Balad Sûresi · Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. —

90:1 Yoo, and içerim bu kente

90:2 Ki sen bu şehire girmekte(burada yaşamakta)sın

90:3 Ve (and içerim) doğurucuya ve doğurduğuna ki

90:4 Biz insanı zorluk arasında yarattık

90:5 İnsan, hiç kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor

90:6 (Gösteriş ve övünme için) "Ben birçok mal telef ettim" diyor

90:7 Kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor

90:8 Biz ona vermedik mi: İki göz

90:9 Bir dil, iki dudak

90:10 Ona iki tepeyi (anasının iki memesini emmenin veya hayır ve şerrin yolunu) gösterdik

90:11 Fakat o, sarp yokuşa atılamadı

90:12 Sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin

90:13 Bir boynu (kölelik zincirinden) çözmek

90:14 Yahut açlık gününde doyurmaktır

90:15 Akraba olan yetimi

90:16 Yahut hiçbir şeyi olmayan yoksulu

90:17 Sonra inanıp birbirlerine sabır tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmak

90:18 İşte onlar sağın adamlarıdır (Kitabı sağından verilen uğurlu kişilerdir)

90:19 Ayetlerimizi tanımayanlar ise solun adamlarıdır (Kitabı solundan verilen uğursuz kişilerdir)

90:20 Onlara (kapıları) üzerlerine kilitlenecek bir ateş vardır

594
Al-Fajrالجزء ٣٠
يَقُولُ يَٰلَيۡتَنِي قَدَّمۡتُ لِحَيَاتِي ﴿٢٤﴾ فَيَوۡمَئِذࣲ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدࣱ‏ ﴿٢٥﴾ وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدࣱ‏ ﴿٢٦﴾ يَٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفۡسُ ٱلۡمُطۡمَئِنَّةُ ﴿٢٧﴾ ٱرۡجِعِيٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةࣰ مَّرۡضِيَّةࣰ‏ ﴿٢٨﴾ فَٱدۡخُلِي فِي عِبَٰدِي ﴿٢٩﴾ وَٱدۡخُلِي جَنَّتِي ﴿٣٠﴾ بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِلَآ أُقۡسِمُ بِهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ ﴿١﴾ وَأَنتَ حِلُّۢ بِهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ ﴿٢﴾ وَوَالِدࣲ وَمَا وَلَدَ ﴿٣﴾ لَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ فِي كَبَدٍ ﴿٤﴾ أَيَحۡسَبُ أَن لَّن يَقۡدِرَ عَلَيۡهِ أَحَدࣱ‏ ﴿٥﴾ يَقُولُ أَهۡلَكۡتُ مَالࣰ ا لُّبَدًا ﴿٦﴾ أَيَحۡسَبُ أَن لَّمۡ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ ﴿٧﴾ أَلَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ عَيۡنَيۡنِ ﴿٨﴾ وَلِسَانࣰ ا وَشَفَتَيۡنِ ﴿٩﴾ وَهَدَيۡنَٰهُ ٱلنَّجۡدَيۡنِ ﴿١٠﴾ فَلَا ٱقۡتَحَمَ ٱلۡعَقَبَةَ ﴿١١﴾ وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡعَقَبَةُ ﴿١٢﴾ فَكُّ رَقَبَةٍ ﴿١٣﴾ أَوۡ إِطۡعَٰمࣱ فِي يَوۡمࣲ ذِي مَسۡغَبَةࣲ‏ ﴿١٤﴾ يَتِيمࣰ ا ذَا مَقۡرَبَةٍ ﴿١٥﴾ أَوۡ مِسۡكِينࣰ ا ذَا مَتۡرَبَةࣲ‏ ﴿١٦﴾ ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلصَّبۡرِ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلۡمَرۡحَمَةِ ﴿١٧﴾ أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ ﴿١٨﴾ وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِـَٔايَٰتِنَا هُمۡ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَشۡـَٔمَةِ ﴿١٩﴾ عَلَيۡهِمۡ نَارࣱ مُّؤۡصَدَةُۢ ﴿٢٠﴾
٥٩٤

İpucu: sayfa çevirmek için klavyede sol/sağ ok tuşlarını veya dokunmatik ekranda kaydırmayı kullanın.

Mushaf — Sayfa 594 | Anlam Arayışı