☪ Anlam Arayışı

Mushaf

Meal:Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh International
🎨 Tecvid renkleri: Kapalı
Ali BulaçAsh-Shams

— Ash-Shams Sûresi · Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. —

91:1 Güneş'e ve onun parıltısına andolsun

91:2 Onu izlediği zaman Ay'a

91:3 Onu (Güneş) parıldattığı zaman gündüze

91:4 Onu sarıp-örttüğü zaman geceye

91:5 Göğe ve onu bina edene

91:6 Yere ve onu yayıp döşeyene

91:7 Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene

91:8 Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun)

91:9 Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur

91:10 Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp-saran da elbette yıkıma uğramıştır

91:11 Semud (halkı) azgınlığı dolayısıyla yalanladı

91:12 En 'zorlu bedbahtları' ayaklandığında

91:13 Allah'ın elçisi onlara dedi ki: "Allah'ın (deneme için size gönderdiği) devesine ve onun su içme-sırasına dikkat edin

91:14 Fakat, onu yalanladılar, deveyi yere yıkıp öldürdüler. Rableri de günahları dolayısıyla 'onları yerle bir etti, kırıp geçirdi'; orasını da dümdüz etti

91:15 (Allah, asla) Bunun sonucundan korkmaz

— Al-Lail Sûresi · Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. —

92:1 Sarıp-örttüğü zaman geceye andolsun

92:2 Parıldayıp-aydınlandığı zaman gündüze

92:3 Erkeği ve dişiyi yaratana

92:4 Gerçekten sizin çabalarınız (çelişkili, parça parça) darmadağınıktır

92:5 Fakat kim verir ve korkup-sakınırsa

92:6 Ve en güzel olanı doğrularsa

92:7 Biz de onu kolay olan için başarılı kılacağız

92:8 Kim de cimrilik eder, kendini müstağni görürse

92:9 Ve en güzel olanı yalan sayarsa

92:10 Biz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız

92:11 Tereddi edeceği (başaşağı düşüşe uğrayacağı) zaman, malı ona hiç yarar sağlamaz

92:12 Şüphesiz, Bize ait olan, yol göstermektir

92:13 Gerçekten, son da, ilk de (ahiret ve dünya) Bizimdir

92:14 Artık sizi, 'alevleri kabardıkça kabaran' bir ateşle uyardım

595
Ash-Shamsالجزء ٣٠
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِوَٱلشَّمۡسِ وَضُحَىٰهَا ﴿١﴾ وَٱلۡقَمَرِ إِذَا تَلَىٰهَا ﴿٢﴾ وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا ﴿٣﴾ وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَغۡشَىٰهَا ﴿٤﴾ وَٱلسَّمَآءِ وَمَا بَنَىٰهَا ﴿٥﴾ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا طَحَىٰهَا ﴿٦﴾ وَنَفۡسࣲ وَمَا سَوَّىٰهَا ﴿٧﴾ فَأَلۡهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقۡوَىٰهَا ﴿٨﴾ قَدۡ أَفۡلَحَ مَن زَكَّىٰهَا ﴿٩﴾ وَقَدۡ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا ﴿١٠﴾ كَذَّبَتۡ ثَمُودُ بِطَغۡوَىٰهَآ ﴿١١﴾ إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشۡقَىٰهَا ﴿١٢﴾ فَقَالَ لَهُمۡ رَسُولُ ٱللَّهِ نَاقَةَ ٱللَّهِ وَسُقۡيَٰهَا ﴿١٣﴾ فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمۡدَمَ عَلَيۡهِمۡ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمۡ فَسَوَّىٰهَا ﴿١٤﴾ وَلَا يَخَافُ عُقۡبَٰهَا ﴿١٥﴾ بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِوَٱلَّيۡلِ إِذَا يَغۡشَىٰ ﴿١﴾ وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ ﴿٢﴾ وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰٓ ﴿٣﴾ إِنَّ سَعۡيَكُمۡ لَشَتَّىٰ ﴿٤﴾ فَأَمَّا مَنۡ أَعۡطَىٰ وَٱتَّقَىٰ ﴿٥﴾ وَصَدَّقَ بِٱلۡحُسۡنَىٰ ﴿٦﴾ فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلۡيُسۡرَىٰ ﴿٧﴾ وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسۡتَغۡنَىٰ ﴿٨﴾ وَكَذَّبَ بِٱلۡحُسۡنَىٰ ﴿٩﴾ فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلۡعُسۡرَىٰ ﴿١٠﴾ وَمَا يُغۡنِي عَنۡهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ ﴿١١﴾ إِنَّ عَلَيۡنَا لَلۡهُدَىٰ ﴿١٢﴾ وَإِنَّ لَنَا لَلۡأٓخِرَةَ وَٱلۡأُولَىٰ ﴿١٣﴾ فَأَنذَرۡتُكُمۡ نَارࣰ ا تَلَظَّىٰ ﴿١٤﴾
٥٩٥

İpucu: sayfa çevirmek için klavyede sol/sağ ok tuşlarını veya dokunmatik ekranda kaydırmayı kullanın.

Mushaf — Sayfa 595 | Anlam Arayışı