☪ Anlam Arayışı

Mushaf

Meal:Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh International
🎨 Tecvid renkleri: Kapalı
Ali BulaçAl-Aadiyaat

100:10 Göğüslerde olanların derlenip-devşirildiği zamanı

100:11 Şüphesiz, o gün Rableri, kendilerinden gerçekten haberdardır

— Al-Qaari'a Sûresi · Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. —

101:1 Kaari’a

101:2 Nedir kaari’a

101:3 Sana o kaaria’yı bildiren nedir

101:4 İnsanların, 'her yana dağılmış' pervaneler gibi olacakları gün

101:5 Ve dağların 'etrafa saçılmış' renkli yünler gibi olacakları (gün)

101:6 İşte, kimin tartıları ağır basarsa

101:7 Artık o, hoşnut olunan bir hayat içindedir

101:8 Kimin tartıları hafif kalırsa

101:9 Artık onun da anası (son durağı) "haviye"dir (uçurum)

101:10 Onun ne olduğunu (mahiyetini) sana bildiren nedir

101:11 O, kızgın bir ateştir

— At-Takaathur Sûresi · Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. —

102:1 (Mal, mülk ve servette) Çoklukla övünmek, sizi 'tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi

102:2 Öyle ki (bu,) mezarı ziyaretinize (kabre gidişinize, ölümünüze) kadar sürdü

102:3 Hayır; ileride bileceksiniz

102:4 Yine hayır; ileride bileceksiniz

102:5 Hayır; eğer siz kesin bir bilgiyle bilmiş olsaydınız

102:6 Andolsun, o çılgınca yanan ateşi de elbette görecektiniz

102:7 Sonra onu, gerçekten yakîn gözüyle (Ayne'l Yakîn) görmüş olacaksınız

102:8 Sonra o gün, nimetten sorguya çekileceksiniz

600
Al-Aadiyaatالجزء ٣٠
وَحُصِّلَ مَا فِي ٱلصُّدُورِ ﴿١٠﴾ إِنَّ رَبَّهُم بِهِمۡ يَوۡمَئِذࣲ لَّخَبِيرُۢ ﴿١١﴾ بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِٱلۡقَارِعَةُ ﴿١﴾ مَا ٱلۡقَارِعَةُ ﴿٢﴾ وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡقَارِعَةُ ﴿٣﴾ يَوۡمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلۡفَرَاشِ ٱلۡمَبۡثُوثِ ﴿٤﴾ وَتَكُونُ ٱلۡجِبَالُ كَٱلۡعِهۡنِ ٱلۡمَنفُوشِ ﴿٥﴾ فَأَمَّا مَن ثَقُلَتۡ مَوَٰزِينُهُۥ ﴿٦﴾ فَهُوَ فِي عِيشَةࣲ رَّاضِيَةࣲ‏ ﴿٧﴾ وَأَمَّا مَنۡ خَفَّتۡ مَوَٰزِينُهُۥ ﴿٨﴾ فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةࣱ‏ ﴿٩﴾ وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا هِيَهۡ ﴿١٠﴾ نَارٌ حَامِيَةُۢ ﴿١١﴾ بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِأَلۡهَىٰكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ ﴿١﴾ حَتَّىٰ زُرۡتُمُ ٱلۡمَقَابِرَ ﴿٢﴾ كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ ﴿٣﴾ ثُمَّ كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ ﴿٤﴾ كَلَّا لَوۡ تَعۡلَمُونَ عِلۡمَ ٱلۡيَقِينِ ﴿٥﴾ لَتَرَوُنَّ ٱلۡجَحِيمَ ﴿٦﴾ ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيۡنَ ٱلۡيَقِينِ ﴿٧﴾ ثُمَّ لَتُسۡـَٔلُنَّ يَوۡمَئِذٍ عَنِ ٱلنَّعِيمِ ﴿٨﴾
٦٠٠

İpucu: sayfa çevirmek için klavyede sol/sağ ok tuşlarını veya dokunmatik ekranda kaydırmayı kullanın.

Mushaf — Sayfa 600 | Anlam Arayışı