23. Al-Muminoon سُورَةُ المُؤۡمِنُونَ
Süleyman AteşFelaha ulaştı o mü'minler
Süleyman AteşOnlar zekatı verirler
Süleyman AteşVe onlar ırzlarını korurlar
Süleyman AteşAncak eşleri, yahut ellerinin sahipolduğu (cariyeler) hariç. (Bunlarla ilişkilerinden dolayı da) onlar kınanmazlar
Süleyman AteşAma bunun ötesine gitmek isteyen olursa, işte onlar haddi aşanlardır
Süleyman AteşVe o(mü'min)ler emanetlerine ve ahidlerine özen gösterirler
Süleyman AteşOnlar namazlarını (vakitlerinde kılarak) korurlar
Süleyman Ateşİşte varis olacaklar onlardır
Süleyman AteşOnlar (en yüksek cennet olan) Firdevs'e varis olacaklar, orada ebedi kalacaklardır
Süleyman AteşAndolsun biz insanı çamurdan bir süzmeden yarattık
Süleyman AteşSonra onu bir nutfe (sperm) olarak sağlam bir karar yerine koyduk
Süleyman AteşSonra nutfeyi alaka(embriyo)ya çevirdik, alaka(embriyo)yı bir çiğnemlik ete çevirdik, bir çiğnemlik eti kemiklere çevirdik, kemiklere et giydirdik; sonra onu bambaşka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli Allah, ne yücedir
Süleyman AteşSonra siz, bunun ardından öleceksiniz
Süleyman AteşSonra, siz kıyamet günü muhakkak diriltileceksiniz
Süleyman AteşÜstünüzde de yedi tabaka (yedi gök) yarattık. Biz yaratmadan gafil değiliz
Süleyman AteşGökten belli ölçü ve miktarda su indirip onu yerde durdurduk. Biz onu (indirmeğe kadir olduğumuz gibi) gidermeğe de kadiriz
Süleyman AteşOnunla size, içlerinde sizin için birçok meyvalar bulunan hurma ve üzüm bahçeleri yetiştirdik, onlardan yiyorsunuz
Süleyman AteşYine onunla Tur-i Sina'dan çıkan, (meyvası) yağlı olarak biten, yiyenlerin (yağına ekmeklerini) batıracakları bir (zeytin) ağac(ı) yetiştirdik
Süleyman AteşHayvanlarda da sizin için ibret vardır: Karınlarının içindekinden size içiriyoruz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar var, aynı zamanda onlardan yersiniz
Süleyman AteşO(hayva)nların üzerinde ve gemiler üzerinde taşınırsınız
Süleyman AteşAndolsun biz, Nuh'u kavmine gönderdik: "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur, korunmaz mısınız
Süleyman AteşKavminin içinden ileri gelen inkarcı bir grup (şöyle) dedi: "Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Size üstün gelmek istiyor. Eğer Allah (elçi göndermek) dileseydi, melekleri indirirdi. Biz ilk babalarımızdan böyle bir şey işitmedik
Süleyman AteşO, kendisinde delilik bulunan bir adamdır, başka bir şey değildir. Hele bir süreye kadar onu gözetleyin. He is only a man in whom is a madness, so watch him for a while
Süleyman Ateş(Nuh): "Rabbim, beni yalanlamaları karşısında bana yardım et (bana verdiğin sözü yerine getir)!" dedi
Süleyman AteşBiz de ona vahyettik ki: "Gözlerimizin önünde ve vahyimiz(öğretimimiz)le o gemiyi yap. Bizim buyruğumuz gelip de tandır kaynayınca her cinsten iki çift ve aileni de alıp ona sok. Yalnız onlar içinde alehylerine söz geçmiş (azabımıza uğrama hükmü giymiş) olanları bırak. O zulmedenler hakkında bana yalvarma; onlar, mutlaka boğulacaklardır
Süleyman AteşSen ve yanında bulunanlar gemiye yerleştiğiniz zaman: "Bizi o zalim kavimden kurtaran Allah'a hamdolsun." de
Süleyman AteşVe de ki: "Rabbim, beni mübarek bir inişle indir; sen konuklayanların en hayırlısısın
Süleyman AteşGerçi biz, (onları) sınıyorduk ama, bu olayda (sizler için de) nice ibretler vardır
Süleyman AteşSonra onların ardından başka bir nesil yetiştirdik
Süleyman AteşOnlara da kendi içlerinden: "Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka Tanrınız yoktur, (Allah'ın azabından) korunmaz mısınız?" diyen bir elçi gönderdik
Süleyman AteşKavminden, kendilerine dünya hayatında bol ni'met verdiğimiz o inkar eden ve ahiret buluşmasını (hesap ve cezasını) yalanlayan eşraf takımı dedi ki: "Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor
Süleyman AteşEğer sizin gibi bir insana ita'at ederseniz o takdirde siz, mutlaka ziyana uğrayanlarsınız demektir
Süleyman AteşO size, siz öldüğünüz, toprak ve kemik haline geldiğiniz zaman yeniden hayata çıkarılacağınızı mı va'dediyor
Süleyman AteşHeyhat, o size va'dedilen şey ne kadar uzak
Süleyman AteşNe ise hep bu dünya hayatımızdır; ölürüz ve yaşarız, biz öldükten sonra diriltilecek değiliz
Süleyman AteşO, Allah'a yalan uydurandan başka bir adam değildir. Biz ona inanıcı(insan)lar değiliz
Süleyman Ateş(O peygamber): "Rabbim, dedi, beni yalanlamaları karşısında bana yardım et
Süleyman Ateş(Allah): "Az sonra onlar pişman olacaklar!" dedi
Süleyman AteşDerken o korkunç ses, onları gerçekten yakaladı da onları sel süprüntüsü haline getirdik. Uzak olsun o zalim kavim
Süleyman AteşSonra onların ardından başka nesiller yetiştirdik
Süleyman AteşHiçbir ümmet, ne süresinden ileri geçebilir, ne de geri kalabilir
Süleyman AteşSonra biz, elçilerimizi ardı ardına gönderdik. Hangi ümmete elçisi geldiyse onlar onu yalanladılar, biz de onları birbiri ardınca devirdik ve hepsini birer efsane yaptık. İnanmayan toplum uzak olsun
Süleyman AteşSonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik
Süleyman AteşFir'avn'e ve ileri gelen adamlarına. Onlar büyüklük tasladılar ve böbürlenen bir topluluk oldular
Süleyman AteşŞu iki adamın kavmi bize kölelik ederken, şimdi biz kalkıp bizim gibi iki insana mı inanacağız? dediler
Süleyman AteşOnları yalanladılar ve helak edilenlerden oldular
Süleyman Ateş(Sonra Musa, İsrail oğullarını Mısır'dan çıkardı. İsrail oğulları) Doğru yolu bulsunlar diye biz, Musa'ya Kitabı (Tevrat'ı) verdik
Süleyman AteşMeryem oğlunu ve annesini bir mu'cize kıldık ve onları oturmaya uygun, çeşmeli bir tepeye yerleştirdik
Süleyman AteşEy elçiler, güzel şeylerden yeyin ve yararlı iş yapın. Çünkü ben yaptıklarınızı bilmekteyim
Süleyman AteşVe işte sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir, ben de sizin Rabbinizim, benden korkun. (dedik)
Süleyman AteşFakat işlerini aralarında parçalayıp, çeşitli Kitaplara ayırdılar. Her parti, kendi yanında bulunanla sevinmektedir
Süleyman AteşBir süreye kadar onları, (daldıkları) gafletleri içinde bırak
Süleyman AteşOnlar sanıyorlar mı ki kendilerine verdiğimiz mal ve oğullar ile
Süleyman AteşOnların iyiliklerine koşuyoruz? Hayır, (bu verdiğimiz dünya ni'metleri, onlar için bir imtihandır, fakat onlar) farkında değiller
Süleyman AteşOnlar ki Rablerine saygıdan titrerler
Süleyman AteşVe onlar ki Rablerinin ayetlerine inanırlar
Süleyman AteşVe onlar ki Rablerine ortak koşmazlar
Süleyman AteşVerdiklerini, Rablerinin huzuruna dönecekleri düşüncesiyle kalbleri korkudan ürpererek verirler
Süleyman Ateşİşte onlar, hayır işlerine koşarlar ve onlar hayır için önde giderler
Süleyman AteşBiz, hiç kimseye gücünün üstünde bir şey teklif etmeyiz. Katımızda gerçeği söyleyen bir Kitap vardır. (Herkesin eylemleri onda tesbit edilmiştir), onlara asla haksızlık edilmez
Süleyman AteşFakat onların kalbleri, bundan gaflet içindedir. Onların bundan başka (birtakım pis) işleri daha var ki, onlar hep o işler için çalışırlar
Süleyman AteşNihayet varlıklılarını azab ile yakaladığımız zaman, hemen feryada başlarlar
Süleyman AteşBugün artık feryadetmeyin, bize karşı size yardım olunmaz (kimse sizi bizim azabımızdan kurtaramaz). Supplicate not this day! Assuredly ye will not be helped by Us
Süleyman AteşAyetlerim size okunuyordu da siz arkanıza dönüyordunuz. My revelations were recited unto you, but ye used to turn back on your heels
Süleyman AteşAyetlerime karşı kibirlenerek geceleyin (Ka'be'nin çevresinde toplanıp) saçmalıyordunuz
Süleyman AteşOnlar o sözü (Kur'an'ı) iyice düşünmediler mi, yoksa onlara, ilk atalarına gelmeyen bir şey (bir elçi ve Kitap) geldi diye mi (böyle davranıyorlar)
Süleyman AteşYoksa elçilerini tanımadıkları (onun doğruluğunu, dürüstlüğünü bilmedikleri) için mi onu inkar ediyorlar
Süleyman AteşYoksa "Onda bir delilik var" mı diyorlar? Hayır, o kendilerine hakkı getirdi, fakat çokları haktan hoşlanmıyorlar
Süleyman AteşEğer hak, onların keyiflerine uysaydı, gökler, yer ve bunların içinde bulunan kimseler bozulur, giderdi. Biz onlara Zikir'lerini getirdik fakat onlar, Zikirlerinden yüz çeviriyorlar
Süleyman AteşYoksa sen onlardan bir vergi mi istiyorsun (da onun için mi hakkı kabul etmiyorlar)? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en iyisidir
Süleyman AteşSen onları doğru bir yola çağırıyorsun
Süleyman AteşAma ahirete inanmayanlar yoldan sapıyorlar
Süleyman AteşBiz onlara acıyıp da başlarındaki sıkıntıyı açsaydık, yine azgınlıklarında bocalamağa devam ederlerdi
Süleyman AteşAndolsun biz onları azab ile yakaladık, ama yine Rabblerine boyun eğmediler, O'na yalvarmıyorlar
Süleyman AteşNihayet üzerlerine şiddetli bir azab kapısı açtığımız zaman, derhal O'nun içinde şaşkın ve umutsuz kalırlar
Süleyman AteşO'dur ki, sizin için o kulağı, o gözleri ve gönülleri inşa etti. Ne kadar az şükrediyorsunuz
Süleyman AteşO'dur ki, sizi yeryüzünde yaratıp yaydı ve O'na götürüleceksiniz
Süleyman AteşO'dur ki yaşatıyor, öldürüyor. Gecenin ve gündüzün değişmesi O'nun(eseri)dir. Aklınızı kullanmıyor musunuz
Süleyman AteşHayır, onlar da evvelkilerin dedikleri gibi dediler
Süleyman AteşÖldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı, biz mi diriltileceğiz? dediler
Süleyman AteşAndolsun bu tehdid bize de bizden önce atalarımıza da yapıldı. Bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir
Süleyman AteşDe ki: "Biliyorsanız dünya ve içinde bulunanlar kimindir
Süleyman AteşAllah'ındır diyecekler. "O halde düşün(üp, ilk kez yaratanın, ikinci defa yine yaratılabileceğini anla)mıyor musunuz?" de
Süleyman AteşYedi göğün Rabbi ve büyük Arş'ın Rabbi kimdir? de
Süleyman AteşBunlar Allah'ındır diyecekler. "O halde korunmuyor musunuz?" de
Süleyman AteşBiliyorsanız (söyleyin) her şeyin melekutu (mülkü ve yönetimi) elinde olan, koruyup kollayan, fakat kendisi korunup kollan(maya muhtaç ol)mayan kimdir? de
Süleyman Ateş(Her şeyin yönetimi) Allah'a aittir diyecekler. "O halde nasıl büyüleniyorsunuz?" de
Süleyman AteşDoğrusu biz, onlara hakkı getirdik, (bizim söylediklerimiz gerçektir), onlarsa yalancıdırlar
Süleyman AteşAllah çocuk edinmemiştir. O'nunla beraber hiçbir tanrı yoktur. Öyle olsaydı her tanrı, kendi yarattığını götürürdü ve onlardan biri diğerine üstün gelmeğe çalışırdı. Allah, onların tanımlamalarından uzaktır
Süleyman Ateşgörünmeyeni ve görüneni bilir; onların ortak koştukları şeylerden yücedir
Süleyman AteşDe ki: "Rabbim, eğer onların tehdidedildikleri şeyi mutlaka bana göstereceksen (ben sağ iken onları cezalandıracaksan)
Süleyman AteşRabbim, beni şu zalim kavmin içinde bırakma
Süleyman AteşBiz, onları tehdidettiğimiz şeyi sana göstermeğe elbette kadiriz (onları cezalandıracağız ve sen bunu göreceksin)
Süleyman AteşKötülüğü en güzel şeyle sav. Biz onların (seni) nasıl vasıflandıracaklarını biliyoruz
Süleyman AteşVe de ki: "Rabbim, şeytanların dürtüklemelerinden sana sığınırım
Süleyman AteşVe onların yanıma uğramalarından sana sığınırım Rabbim
Süleyman AteşNihayet onlardan birine ölüm geldiği zaman: "Rabbim, der, beni geri döndürünüz
Süleyman AteşKi terk ettiğim dünyada yararlı bir iş yapayım. Hayır, bu onun söylediği bir sözdür. Önlerinde ta diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır
Süleyman AteşSur'a üflendiği zaman, artık o gün aralarında soylar yoktur ve (insanlar, birbirlerine soylarını) sormazlar
Süleyman AteşKimlerin (eylemlerinin) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir
Süleyman AteşKimlerin tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana sokanlar, cehennemde sürekli kalanlardır
Süleyman Ateş(Orada onların) yüzlerini ateş yalar. Öyle ki (ateşin) içinde (dehşetten dudakları gerilir de) dişleri açıkta kalır
Süleyman AteşAyetlerim size okunurdu da siz onları yalanlardınız değil mi
Süleyman AteşRabbimiz, dediler, bahtsızlığımız bizi yendi. Biz sapık bir topluluk olduk
Süleyman AteşRabbimiz, bizi bundan çıkar. Eğer bir daha (yaptığımız kötü işlere) dönersek artık biz gerçekten zalimleriz
Süleyman AteşBuyurdu ki: "Sinin orada, bana bir şey söylemeyin
Süleyman AteşZira kullarımdan bir zümre: 'Rabbimiz inandık, bizi bağışla, bize acı, sen acıyanların en hayırlısısın' dedikleri için
Süleyman AteşSiz onlarla alay ettiniz, (sürekli onlarla uğraştığınız için onlar) size beni anmayı unutturdular. Siz daima onlara gülüyordunuz
Süleyman AteşBugün ben, onlara sabretmelerinin karşılığını verdim; onlar (evet) işte kurtulup murada erenler onlardır
Süleyman AteşVe buyurdu: "Yer yüzünde yıllar sayısınca ne kadar kaldınız
Süleyman Ateş(Herhalde) Bir gün, yahut günün bir kısmı kadar kaldık; sayanlara sor, dediler
Süleyman AteşBuyurdu ki: "Sadece az bir zaman kaldınız, keşke bilseydiniz
Süleyman AteşBizim sizi boş yere, bir oyun ve eğlence olarak yarattığımızı ve sizin bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sandınız
Süleyman AteşHak padişah olan Allah, pek yücedir. O'ndan başka tanrı yoktur. O, Kerim Arş'ın sahibidir
Süleyman AteşKim Allah ile beraber, varlığını kanıtlayacak hiçbir delil bulunmayan bir tanrıya taparsa, onun hesabı, Rabbinin yanındadır (onu Allah cezalandırır) çünkü kafirler iflah olmazlar
Süleyman AteşDe ki: "Rabbim, bağışla, acı, sen acıyanların en hayırlısısın