44. Ad-Dukhaan سُورَةُ الدُّخَانِ
● Med● Kalkale● Ğunne● İhfâ● İdğâm (ğunneli)● İdğâm (ğunnesiz)● İklâb● Okunmayan harf
Ali BulaçHa, Mim
Ali BulaçApaçık Kitab'a andolsun
Ali BulaçGerçekten Biz onu mübarek bir gecede indirdik, gerçekten Biz uyaranlarız
Ali BulaçKatımız'dan bir emir ile; doğrusu Biz, (insanlara elçi) gönderenleriz
Ali BulaçRabbinden bir rahmet olarak. Şüphesiz O, işitendir, bilendir
Ali BulaçEğer kesin bir bilgiyle inanıyorsanız (Allah), göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabbidir
Ali BulaçO'ndan başka İlah yoktur; diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbinizdir, geçmiş atalarınızın da Rabbidir
Ali BulaçHayır, onlar şüphe içindedirler; oynayıp-oyalanıyorlar
Ali BulaçÖyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle
Ali Bulaç(Bu duman) insanları sarıp-kuşatıverir. İşte bu, acı bir azaptır
Ali BulaçRabbimiz, azabı üstümüzden açıp-gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz
Ali BulaçOnlar için öğüt alıp-düşünmek nerede? Onlara, açıklayan bir elçi gelmişti
Ali BulaçSonra, ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: "(Bu,) Öğretilmiştir, bir delidir
Ali BulaçBiz sizden bu azabı biraz açıp-gidereceğiz; (ama yine) dönecek olanlarsınız siz
Ali BulaçBüyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, elbette Biz intikam alacağız
Ali BulaçAndolsun, Biz kendilerinden önce, Firavun'un kavmini de denedik. Onlara kerim bir elçi gelmişti
Ali BulaçAllah'ın kullarını bana teslim edin; gerçekten ben, sizin için güvenilir bir elçiyim" (demişti)
Ali BulaçAllah'a karşı büyüklenmeyin; şüphesiz size apaçık, bir delil getiriyorum
Ali BulaçVe doğrusu ben, sizin taşa tutmanızdan benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan (Allah)a sığındım
Ali BulaçEğer bana inanmıyorsanız, bu durumda benden kopup-ayrılın
Ali BulaçSonunda Rabbine: "Gerçekten bunlar, suçlu-günahkar bir kavimdirler" diye dua etti
Ali Bulaç(Allah da:) "Öyleyse, kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir, muhakkak takip edileceksiniz." (diye duasını kabul edip cevap verdi)
Ali BulaçDenizi durgun ve açık bırak. Çünkü suda boğulacak bir ordudur
Ali BulaçOnlar nice bahçeler ve pınarlar terk etmişlerdi
Ali Bulaç(Nice) Ekinler, güzel konaklar
Ali BulaçVe içlerinde 'sevinç ve mutluluk içinde' yaşadıkları nimetler
Ali Bulaçİşte böyle; Biz bunları başka bir kavme miras olarak verdik
Ali BulaçOnlar için ne gök, ne yer ağlamadı ve onlar (ın azabı) ertelenmedi
Ali BulaçAndolsun, Biz İsrailoğulları'nı o alçaltıcı azaptan kurtardık
Ali BulaçFiravun'dan. Çünkü, o, ölçüyü taşıran bir mütekebbirdi
Ali BulaçAndolsun, Biz onları bir ilim üzere alemlere üstün kıldık
Ali BulaçVe onlara, her birinde açık birer imtihan bulunan ayetler verdik
Ali BulaçMuhakkak, bunlar da diyorlar ki
Ali Bulaç(Bütün herşey) Bizim yalnızca ilk ölümümüzdür; biz yeniden diriltilip-kaldırılacak değiliz
Ali BulaçEğer doğru sözlüyseniz, şu halde atalarımızı getirin bakalım
Ali BulaçOnlar mı hayırlı, yoksa Tübba' kavmi ve onlardan öncekiler mi? Biz onları yıkıma uğrattık. Çünkü onlar, suçlu-günahkardı
Ali BulaçBiz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları bir ‘oyun ve oyalanma konusu’ olsun diye yaratmadık
Ali BulaçBiz onları yalnızca hak ile yarattık. Ancak onların çoğu bilmezler
Ali BulaçŞüphesiz o (hakkı batıldan, haklıyı haksızdan) ayırma günü, hepsinin (hesaba çekilecekleri) vakitleridir
Ali BulaçO gün, bir dost dosttan herhangi bir şeyle yarar sağlayamaz. Ve onlara yardım edilmez
Ali BulaçAncak Allah'ın rahmet ettiği başka. Şüphesiz O, üstün ve güçlü olandır, esirgeyendir
Ali BulaçGünahkar olanın yemeğidir
Ali BulaçPota gibi; karınlarda kaynar-durur
Ali BulaçKaynar-suyun kaynaması gibi
Ali BulaçOnu tutun da cehennemin orta yerine sürükleyin
Ali BulaçSonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün
Ali Bulaç(Azabı) Tad; çünkü sen, (kendince) üstün, onurluydun
Ali BulaçGerçekten bu, sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir
Ali BulaçMuttakilere gelince; muhakkak onlar, güvenli bir makamdadırlar
Ali BulaçCennetlerde ve pınarlarda
Ali BulaçHafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan (elbiseler) giyinirler, karşılıklı (otururlar)
Ali Bulaçİşte böyle; ve Biz onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir
Ali BulaçOrda, güvenlik içinde her türlü meyveyi istiyorlar
Ali BulaçOrda, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur
Ali BulaçSenin Rabbinden, bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur
Ali BulaçBelki onlar öğüt alıp-düşünürler diye, Biz onu (Kur'an'ı), senin dilinle kolaylaştırdık
Ali BulaçÖyleyse sen gözleyip-bekle; elbette onlar da gözleyip-bekliyorlar