56. Al-Waaqia سُورَةُ الوَاقِعَةِ
📕 Mushaf görünümünde aç
● Med● Kalkale● Ğunne● İhfâ● İdğâm (ğunneli)● İdğâm (ğunnesiz)● İklâb● Okunmayan harf
إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ
Elmalılı Hamdi YazırOlacak vak'a olduğu zaman
لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ
لِوَقْعَتِهَا
onun oluşunu
Elmalılı Hamdi YazırOnun oluşunu yalanlayacak kimse yoktur
56:3
خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ
خَافِضَةٌۭ
o alçaltıcıdır;
Elmalılı Hamdi YazırO, alçaltıcıdır, yükselticidir
56:4
إِذَا رُجَّتِ ٱلْأَرْضُ رَجًّا
رَجًّۭا
şiddetle sarsılarak
Elmalılı Hamdi YazırYer şiddetle sarsıldığı
56:5
وَبُسَّتِ ٱلْجِبَالُ بَسًّا
وَبُسَّتِ
ve serpildiği (zaman)
Elmalılı Hamdi YazırDağlar serpildikçe serpildiği
56:6
فَكَانَتْ هَبَآءً مُّنۢبَثًّا
فَكَانَتْ
haline geldiği (zaman)
Elmalılı Hamdi YazırDağılıp toz duman haline geldiği
56:7
وَكُنتُمْ أَزْوَٲجًا ثَلَـٰثَةً
وَكُنتُمْ
ve sizler olduğunuz (zaman)
Elmalılı Hamdi YazırVe sizler üç sınıf olduğunuz zaman
56:8
فَأَصْحَـٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ
Elmalılı Hamdi YazırSağın adamları (var ya) ne mutludurlar onlar
56:9
وَأَصْحَـٰبُ ٱلْمَشْــَٔمَةِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَشْــَٔمَةِ
Elmalılı Hamdi YazırSolun adamları ise ne uğursuzdurlar onlar
56:10
وَٱلسَّـٰبِقُونَ ٱلسَّـٰبِقُونَ
وَٱلسَّـٰبِقُونَ
ve öne geçenler ise
ٱلسَّـٰبِقُونَ
öne geçenler
Elmalılı Hamdi YazırÖnde olanlar (var ya), onlar öncüdürler
56:11
أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ
أُو۟لَـٰٓئِكَ
işte onlardır
ٱلْمُقَرَّبُونَ
yaklaştırılanlar
Elmalılı Hamdi Yazırİşte o yaklaştırılanlar
56:12
فِى جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ
Elmalılı Hamdi YazırNimet cennetlerindedirler
ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ
ثُلَّةٌۭ
çoğu bir ümmettir
ٱلْأَوَّلِينَ
the former (people)
Elmalılı Hamdi YazırÇoğu önceki ümmetlerden
وَقَلِيلٌ مِّنَ ٱلْأَخِرِينَ
ٱلْـَٔاخِرِينَ
the later (people)
Elmalılı Hamdi YazırBirazı da sonrakilerden
عَلَىٰ سُرُرٍ مَّوْضُونَةٍ
مَّوْضُونَةٍۢ
altın ve cevahirle işlenmiş
Elmalılı Hamdi Yazır(Onlar) cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler
56:16
مُّتَّكِــِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَـٰبِلِينَ
مُّتَّكِـِٔينَ
yaslanırlar
عَلَيْهَا
onların üzerinde
مُتَقَـٰبِلِينَ
karşılıklı
Elmalılı Hamdi YazırKarşılıklı olarak onların üzerinde yaslanırlar
56:17
يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٲنٌ مُّخَلَّدُونَ
مُّخَلَّدُونَ
ebedi yaşamağa erdirilmiş
Elmalılı Hamdi YazırÇevrelerinde, ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dolaşırlar
بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ
مِّن
kaynağından doldurulmuş
مَّعِينٍۢ
a flowing stream
Elmalılı Hamdi YazırKaynağından doldurulmuş, testiler, ibrikler ve kadehlerle
لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ
يُصَدَّعُونَ
they will get headache
يُنزِفُونَ
akılları gidermeyen
Elmalılı Hamdi YazırOndan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir
56:20
وَفَـٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ
وَفَـٰكِهَةٍۢ
ve meyva(lar)
يَتَخَيَّرُونَ
beğendikleri
Elmalılı Hamdi YazırBeğendikleri meyvalar
وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ
مِّمَّا
canlarının çektiği
Elmalılı Hamdi YazırCanlarının çektiği kuş etleri
56:22
وَحُورٌ عِينٌ
Elmalılı Hamdi Yazırİri gözlü hûriler
56:23
كَأَمْثَـٰلِ ٱللُّؤْلُوِٕ ٱلْمَكْنُونِ
Elmalılı Hamdi YazırSaklı inciler gibi
جَزَآءَۢ بِمَا كَانُواْ يَعْمَلُونَ
Elmalılı Hamdi YazırYaptıklarına karşılık olarak verilir
56:25
لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا
يَسْمَعُونَ
they will hear
تَأْثِيمًا
günaha sokan bir laf
Elmalılı Hamdi YazırOrada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler
56:26
إِلَّا قِيلاً سَلَـٰمًا سَلَـٰمًا
Elmalılı Hamdi YazırDuydukları söz, yalnız "selam", "selam" dır
56:27
وَأَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ
Elmalılı Hamdi YazırSağın adamları, nedir o sağın adamları
فِى سِدْرٍ مَّخْضُودٍ
Elmalılı Hamdi YazırDalbastı kirazlar
56:29
وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ
مَّنضُودٍۢ
meyvaları dizili
Elmalılı Hamdi YazırMeyva dizili muzlar
56:30
وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ
Elmalılı Hamdi YazırUzamış gölgeler
56:31
وَمَآءٍ مَّسْكُوبٍ
Elmalılı Hamdi YazırFışkıran sular
56:32
وَفَـٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ
Elmalılı Hamdi YazırPek çok meyva arasında
لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ
مَمْنُوعَةٍۢ
yasaklanmayan
Elmalılı Hamdi YazırTükenmeyen ve yasaklanmayan
56:34
وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ
وَفُرُشٍۢ
ve döşekler (üstündedirler)
Elmalılı Hamdi YazırVe yükseltilmiş döşekler üstündedirler
56:35
إِنَّآ أَنشَأْنَـٰهُنَّ إِنشَآءً
أَنشَأْنَـٰهُنَّ
kadınları inşa' etmişizdir
إِنشَآءًۭ
(yeni bir) inşa' ile
Elmalılı Hamdi YazırBiz kadınları yeniden inşa ettik (yarattık)
56:36
فَجَعَلْنَـٰهُنَّ أَبْكَارًا
فَجَعَلْنَـٰهُنَّ
onları yapmışızdır
Elmalılı Hamdi YazırOnları bâkireler yaptık
56:37
عُرُبًا أَتْرَابًا
Elmalılı Hamdi YazırHep yaşıt sevgililer
56:38
لِّأَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ
لِّأَصْحَـٰبِ
adamları için
Elmalılı Hamdi YazırSağın adamları içindir
ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ
ٱلْأَوَّلِينَ
the former people
Elmalılı Hamdi YazırBir çoğu öncekilerdendir
وَثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَخِرِينَ
ٱلْـَٔاخِرِينَ
the later people
Elmalılı Hamdi YazırBir çoğu da sonrakilerdendir
56:41
وَأَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ
Elmalılı Hamdi YazırSolun adamları, nedir o solcular
56:42
فِى سَمُومٍ وَحَمِيمٍ
سَمُومٍۢ
iliklere işleyen bir ateş
Elmalılı Hamdi Yazırİçlerine işleyen bir ateş ve kaynar şu içinde
56:43
وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ
Elmalılı Hamdi YazırKapkara dumandan bir gölge altındadırlar
56:44
لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ
Elmalılı Hamdi YazırKi ne serindir, ne de faydalı
56:45
إِنَّهُمْ كَانُواْ قَبْلَ ذَٲلِكَ مُتْرَفِينَ
مُتْرَفِينَ
varlık içinde şımartılmış
Elmalılı Hamdi YazırÇünkü onlar bundan önce varlık içinde sefâhete dalmışlardı
56:46
وَكَانُواْ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ
Elmalılı Hamdi YazırBüyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı
56:47
وَكَانُواْ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ
وَعِظَـٰمًا
ve kemik yığını
لَمَبْعُوثُونَ
bir daha diriltileceğiz
Elmalılı Hamdi YazırVe diyorlardı ki: "Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz
56:48
أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ
أَوَءَابَآؤُنَا
atalarımız da mı?
Elmalılı Hamdi YazırÖnceki atalarımızda mı
56:49
قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْأَخِرِينَ
ٱلْأَوَّلِينَ
öncekiler de
وَٱلْـَٔاخِرِينَ
ve sonrakiler de
Elmalılı Hamdi YazırDe ki: "Öncekiler ve sonrakiler
56:50
لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَـٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ
لَمَجْمُوعُونَ
mutlaka toplanacaklardır
Elmalılı Hamdi YazırBelli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır
ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ
ٱلْمُكَذِّبُونَ
yalanlayıcılar
Elmalılı Hamdi YazırSonra siz, ey sapık yalanlayıcılar
لَأَكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ
لَـَٔاكِلُونَ
mutlaka yiyecekler
Elmalılı Hamdi YazırElbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz
56:53
فَمَالِــُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ
فَمَالِـُٔونَ
dolduracaklar
Elmalılı Hamdi YazırKarınlarınızı hep onunla dolduracaksınız
56:54
فَشَـٰرِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْحَمِيمِ
فَشَـٰرِبُونَ
sonra içecekler
ٱلْحَمِيمِ
the scalding water
Elmalılı Hamdi YazırÜstüne de kaynar su içeceksiniz
56:55
فَشَـٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ
فَشَـٰرِبُونَ
ve içecekler
Elmalılı Hamdi YazırSusuzluk illetine tutulmuş develerin içişi gibi içeceksiniz
56:56
هَـٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ
نُزُلُهُمْ
onların ağırlanışı
Elmalılı Hamdi Yazırİşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur
56:57
نَحْنُ خَلَقْنَـٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ
خَلَقْنَـٰكُمْ
sizi yarattık
Elmalılı Hamdi YazırBiz sizi yarattık; tasdik etmeniz gerekmez mi
56:58
أَفَرَءَيْتُم مَّا تُمْنُونَ
أَفَرَءَيْتُم
gördünüz mü?
Elmalılı Hamdi YazırAttığınız meniyi gördünüz mü
56:59
ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَـٰلِقُونَ
تَخْلُقُونَهُۥٓ
onu yaratıyorsunuz
ٱلْخَـٰلِقُونَ
yaratıcılar
Elmalılı Hamdi YazırOnu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz
نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ
بِمَسْبُوقِينَ
önümüze geçilmiş
Elmalılı Hamdi YazırAranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmez
56:61
عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَـٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ
نُّبَدِّلَ
sizin yerinize getirelim
أَمْثَـٰلَكُمْ
benzerlerinizi
وَنُنشِئَكُمْ
ve sizi yeniden inşa' edelim
Elmalılı Hamdi YazırBöylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir yaratılışta tekrar var edelim diye (böyle yapıyoruz)
وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ
فَلَوْلَا
düşünüp ibret almazmısınız?
تَذَكَّرُونَ
you take heed
Elmalılı Hamdi YazırAndolsun, ilk yaratılışı bildiniz. Düşünüp ibret almanız gerekmez mi
56:63
أَفَرَءَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ
أَفَرَءَيْتُم
gördünüz mü?
Elmalılı Hamdi YazırEktiğinizi gördünüz mü
56:64
ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٲرِعُونَ
تَزْرَعُونَهُۥٓ
onu bitiyorsunuz
Elmalılı Hamdi YazırOnu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz
56:65
لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَـٰهُ حُطَـٰمًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ
لَجَعَلْنَـٰهُ
onu yapardık
Elmalılı Hamdi YazırDileseydik, onu kuru bir çöp yapardık. Hayret eder dururdunuz
56:66
إِنَّا لَمُغْرَمُونَ
Elmalılı Hamdi YazırDoğrusu borç altına girdik
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ
مَحْرُومُونَ
yoksun bırakıldık
Elmalılı Hamdi YazırDoğrusu, biz yoksul bırakıldık" (derdiniz)
56:68
أَفَرَءَيْتُمُ ٱلْمَآءَ ٱلَّذِى تَشْرَبُونَ
أَفَرَءَيْتُمُ
baktınız mı?
Elmalılı Hamdi Yazırİçtiğiniz suya baktınız mı
ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ
أَنزَلْتُمُوهُ
onu indirdiniz
Elmalılı Hamdi YazırBuluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz
56:70
لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَـٰهُ أُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ
فَلَوْلَا
şüketmezmisiniz?
تَشْكُرُونَ
then why are you not grateful
Elmalılı Hamdi YazırDileseydik onu tuzlu yapardık. O halde şükretseniz ya
56:71
أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ
أَفَرَءَيْتُمُ
gördünüz mü?
Elmalılı Hamdi YazırYaktığınız ateşi gördünüz mü
56:72
ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِــُٔونَ
Elmalılı Hamdi YazırOnun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz
56:73
نَحْنُ جَعَلْنَـٰهَا تَذْكِرَةً وَمَتَـٰعًا لِّلْمُقْوِينَ
لِّلْمُقْوِينَ
çölden gelip geçenlere
Elmalılı Hamdi YazırBiz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık
فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ
Elmalılı Hamdi YazırÖyleyse büyük Rabbinin adını yücelt
56:75
۞ فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٲقِعِ ٱلنُّجُومِ
Elmalılı Hamdi YazırHayır, yıldızların yerlerine yemin ederim
وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ
Elmalılı Hamdi YazırBilirseniz bu büyük bir yemindir
56:77
إِنَّهُۥ لَقُرْءَانٌ كَرِيمٌ
لَقُرْءَانٌۭ
kesinlikle bir Kur'an'dır
Elmalılı Hamdi YazırO, elbette şerefli bir Kur'ân'dır
56:78
فِى كِتَـٰبٍ مَّكْنُونٍ
Elmalılı Hamdi YazırKorunmuş bir kitaptadır
لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُطَهَّرُونَ
ٱلْمُطَهَّرُونَ
temizlerden
Elmalılı Hamdi YazırOna temizlenenlerden başkası el süremez
56:80
تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ
Elmalılı Hamdi Yazırâlemlerin Rabbinden indirilmiştir
أَفَبِهَـٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ
أَفَبِهَـٰذَا
şimdi bunu mu?
مُّدْهِنُونَ
küçümsüyorsunuz
Elmalılı Hamdi YazırŞimdi siz bu sözü mü küçümsüyorsunuz
وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ
وَتَجْعَلُونَ
ve kılıyorsunuz?
تُكَذِّبُونَ
yalanlamanızdan (ibaret)
Elmalılı Hamdi YazırRızkınızı, yalanlamanızdan ibaret mi kılıyorsunuz
فَلَوْلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلْحُلْقُومَ
Elmalılı Hamdi YazırCan boğaza dayandığı zaman
56:84
وَأَنتُمْ حِينَئِذٍ تَنظُرُونَ
تَنظُرُونَ
bakıp durursunuz
Elmalılı Hamdi YazırKi o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz
وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَـٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ
تُبْصِرُونَ
you (do) not see
Elmalılı Hamdi YazırBiz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz
فَلَوْلَآ إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ
غَيْرَ
cezalandırılmayacak
مَدِينِينَ
to be recompensed
Elmalılı Hamdi YazırEğer cezalandırılmayacak iseniz
56:87
تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ
تَرْجِعُونَهَآ
onu geri döndürsenize
Elmalılı Hamdi YazırOnu geri çevirsenize; şayet iddianızda doğru iseniz
فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ
ٱلْمُقَرَّبِينَ
those brought near
Elmalılı Hamdi YazırFakat ölen kişiye gelince, eğer o rahmete yaklaştırılanlardan ise
56:89
فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعِيمٍ
فَرَوْحٌۭ
(O'na) rahatlık (vardır)
وَرَيْحَانٌۭ
ve güzel rızık (vardır)
وَجَنَّتُ
ve cenneti (vardır)
Elmalılı Hamdi YazırOna rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır
56:90
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ
أَصْحَـٰبِ
(the) companions
Elmalılı Hamdi YazırEğer O, sağın adamlarından ise
56:91
فَسَلَـٰمٌ لَّكَ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ
أَصْحَـٰبِ
(the) companions
Elmalılı Hamdi Yazır(Ey sağcı), sana sağcılardan selam
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ
ٱلْمُكَذِّبِينَ
the deniers
Elmalılı Hamdi YazırAma yalanlayıcı sapıklardan ise
فَنُزُلٌ مِّنْ حَمِيمٍ
حَمِيمٍۢ
(the) scalding water
Elmalılı Hamdi Yazırİşte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır
56:94
وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ
وَتَصْلِيَةُ
ve atılma (vardır)
Elmalılı Hamdi YazırVe cehenneme atılma vardır
56:95
إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلْيَقِينِ
Elmalılı Hamdi YazırKesin gerçek budur işte
فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ
فَسَبِّحْ
öyleyse tesbih et
Elmalılı Hamdi YazırÖyle ise Rabbini o büyük ismiyle tesbih et
← Önceki Sonraki →