☪ Anlam Arayışı

56. Al-Waaqia سُورَةُ الوَاقِعَةِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
56:1 📚 1
إِذَا وَقَعَتِ ٱلۡوَاقِعَةُ

Saheeh InternationalWhen the Occurrence occurs

Yusuf AliWhen the Event inevitable cometh to pass

Diyanet İşleri MealiKıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır

56:2 📚 2
لَيۡسَ لِوَقۡعَتِهَا كَاذِبَةٌ

Saheeh InternationalThere is, at its occurrence, no denial

Yusuf AliThen will no (soul) entertain falsehood concerning its coming

Diyanet İşleri MealiKıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır

56:3
خَافِضَةࣱ رَّافِعَةٌ

Saheeh InternationalIt will bring down [some] and raise up [others]

Yusuf Ali(Many) will it bring low; (many) will it exalt

Diyanet İşleri MealiKıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır

56:4
إِذَا رُجَّتِ ٱلۡأَرۡضُ رَجࣰّ ا

Saheeh InternationalWhen the earth is shaken with convulsion

Yusuf AliWhen the earth shall be shaken to its depths

Diyanet İşleri MealiEy insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz

56:5
وَبُسَّتِ ٱلۡجِبَالُ بَسࣰّ ا

Saheeh InternationalAnd the mountains are broken down, crumbling

Yusuf AliAnd the mountains shall be crumbled to atoms

Diyanet İşleri MealiEy insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz

56:6
فَكَانَتۡ هَبَآءࣰ مُّنۢبَثࣰّ ا

Saheeh InternationalAnd become dust dispersing

Yusuf AliBecoming dust scattered abroad

Diyanet İşleri MealiEy insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz

56:7
وَكُنتُمۡ أَزۡوَٰجࣰ ا ثَلَٰثَةࣰ‏

Saheeh InternationalAnd you become [of] three kinds

Yusuf AliAnd ye shall be sorted out into three classes

Diyanet İşleri MealiEy insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz

56:8
فَأَصۡحَٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ مَآ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ

Saheeh InternationalThen the companions of the right - what are the companions of the right

Yusuf AliThen (there will be) the Companions of the Right Hand;- What will be the Companions of the Right Hand

Diyanet İşleri Mealiİyi işler işlediklerini belirtmek için, amel defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara

56:9
وَأَصۡحَٰبُ ٱلۡمَشۡـَٔمَةِ مَآ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَشۡـَٔمَةِ

Saheeh InternationalAnd the companions of the left - what are the companions of the left

Yusuf AliAnd the Companions of the Left Hand,- what will be the Companions of the Left Hand

Diyanet İşleri MealiKötülük işlediklerini belirtmek üzere, amel defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara

56:10
وَٱلسَّٰبِقُونَ ٱلسَّٰبِقُونَ

Saheeh InternationalAnd the forerunners, the forerunners

Yusuf AliAnd those Foremost (in Faith) will be Foremost (in the Hereafter)

Diyanet İşleri Mealiİyilik işlemekte önde olanlar, karşılıklarını almakta da önde olanlardır

56:11
أُوْلَٰٓئِكَ ٱلۡمُقَرَّبُونَ

Saheeh InternationalThose are the ones brought near [to Allah]

Yusuf AliThese will be those Nearest to God

Diyanet İşleri MealiNaim cennetlerinde Allah'a en çok yaklaştırılmış olanlar işte bunlardır

56:12
فِي جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

Saheeh InternationalIn the Gardens of Pleasure

Yusuf AliIn Gardens of Bliss

Diyanet İşleri MealiNaim cennetlerinde Allah'a en çok yaklaştırılmış olanlar işte bunlardır

56:13 📚 7
ثُلَّةࣱ مِّنَ ٱلۡأَوَّلِينَ

Saheeh InternationalA [large] company of the former peoples

Yusuf AliA number of people from those of old

Diyanet İşleri MealiOnların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir

56:14 📚 2
وَقَلِيلࣱ مِّنَ ٱلۡأٓخِرِينَ

Saheeh InternationalAnd a few of the later peoples

Yusuf AliAnd a few from those of later times

Diyanet İşleri MealiOnların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir

56:15 📚 1
عَلَىٰ سُرُرࣲ مَّوۡضُونَةࣲ‏

Saheeh InternationalOn thrones woven [with ornament]

Yusuf Ali(They will be) on Thrones encrusted (with gold and precious stones)

Diyanet İşleri MealiMücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar

56:16
مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيۡهَا مُتَقَٰبِلِينَ

Saheeh InternationalReclining on them, facing each other

Yusuf AliReclining on them, facing each other

Diyanet İşleri MealiMücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar

56:17
يَطُوفُ عَلَيۡهِمۡ وِلۡدَٰنࣱ مُّخَلَّدُونَ

Saheeh InternationalThere will circulate among them young boys made eternal

Yusuf AliRound about them will (serve) youths of perpetual (freshness)

Diyanet İşleri MealiÖlümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar

56:18 📚 1
بِأَكۡوَابࣲ وَأَبَارِيقَ وَكَأۡسࣲ مِّن مَّعِينࣲ‏

Saheeh InternationalWith vessels, pitchers and a cup [of wine] from a flowing spring

Yusuf AliWith goblets, (shining) beakers, and cups (filled) out of clear-flowing fountains

Diyanet İşleri MealiÖlümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar

56:19 📚 2
لَّا يُصَدَّعُونَ عَنۡهَا وَلَا يُنزِفُونَ

Saheeh InternationalNo headache will they have therefrom, nor will they be intoxicated

Yusuf AliNo after-ache will they receive therefrom, nor will they suffer intoxication

Diyanet İşleri MealiÖlümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar

56:20
وَفَٰكِهَةࣲ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ

Saheeh InternationalAnd fruit of what they select

Yusuf AliAnd with fruits, any that they may select

Diyanet İşleri MealiÖlümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar

56:21 📚 2
وَلَحۡمِ طَيۡرࣲ مِّمَّا يَشۡتَهُونَ

Saheeh InternationalAnd the meat of fowl, from whatever they desire

Yusuf AliAnd the flesh of fowls, any that they may desire

Diyanet İşleri MealiÖlümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar

56:22
وَحُورٌ عِينࣱ‏

Saheeh InternationalAnd [for them are] fair women with large, [beautiful] eyes

Yusuf AliAnd (there will be) Companions with beautiful, big, and lustrous eyes

Diyanet İşleri Mealiİşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar

56:23
كَأَمۡثَٰلِ ٱللُّؤۡلُوِٕ ٱلۡمَكۡنُونِ

Saheeh InternationalThe likenesses of pearls well-protected

Yusuf AliLike unto Pearls well-guarded

Diyanet İşleri Mealiİşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar

56:24 📚 19
جَزَآءَۢ بِمَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ

Saheeh InternationalAs reward for what they used to do

Yusuf AliA Reward for the deeds of their past (life)

Diyanet İşleri Mealiİşlediklerine karşılık olarak, sedefteki inciler gibi ceylan gözlüler vardır. Orada boş ve günaha sokacak bir söz duymazlar

56:25
لَا يَسۡمَعُونَ فِيهَا لَغۡوࣰ ا وَلَا تَأۡثِيمًا

Saheeh InternationalThey will not hear therein ill speech or commission of sin

Yusuf AliNot frivolity will they hear therein, nor any taint of ill

Diyanet İşleri MealiSadece selama karşılık selam sözü işitirler

56:26
إِلَّا قِيلࣰ ا سَلَٰمࣰ ا سَلَٰمࣰ ا

Saheeh InternationalOnly a saying: "Peace, peace

Yusuf AliOnly the saying, "Peace! Peace

Diyanet İşleri MealiDefterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara

56:27
وَأَصۡحَٰبُ ٱلۡيَمِينِ مَآ أَصۡحَٰبُ ٱلۡيَمِينِ

Saheeh InternationalThe companions of the right - what are the companions of the right

Yusuf AliThe Companions of the Right Hand,- what will be the Companions of the Right Hand

Diyanet İşleri MealiOnlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler

56:28 📚 5
فِي سِدۡرࣲ مَّخۡضُودࣲ‏

Saheeh International[They will be] among lote trees with thorns removed

Yusuf Ali(They will be) among Lote-trees without thorns

Diyanet İşleri MealiOnlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler

56:29
وَطَلۡحࣲ مَّنضُودࣲ‏

Saheeh InternationalAnd [banana] trees layered [with fruit]

Yusuf AliAmong Talh trees with flowers (or fruits) piled one above another

Diyanet İşleri MealiOnlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler

56:30
وَظِلࣲّ مَّمۡدُودࣲ‏

Saheeh InternationalAnd shade extended

Yusuf AliIn shade long-extended

Diyanet İşleri MealiOnlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler

56:31
وَمَآءࣲ مَّسۡكُوبࣲ‏

Saheeh InternationalAnd water poured out

Yusuf AliBy water flowing constantly

Diyanet İşleri MealiOnlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler

56:32
وَفَٰكِهَةࣲ كَثِيرَةࣲ‏

Saheeh InternationalAnd fruit, abundant [and varied]

Yusuf AliAnd fruit in abundance

Diyanet İşleri MealiOnlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler

56:33 📚 8
لَّا مَقۡطُوعَةࣲ وَلَا مَمۡنُوعَةࣲ‏

Saheeh InternationalNeither limited [to season] nor forbidden

Yusuf AliWhose season is not limited, nor (supply) forbidden

Diyanet İşleri MealiOnlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler

56:34
وَفُرُشࣲ مَّرۡفُوعَةٍ

Saheeh InternationalAnd [upon] beds raised high

Yusuf AliAnd on Thrones (of Dignity), raised high

Diyanet İşleri MealiOnlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler

56:35
إِنَّآ أَنشَأۡنَٰهُنَّ إِنشَآءࣰ‏

Saheeh InternationalIndeed, We have produced the women of Paradise in a [new] creation

Yusuf AliWe have created (their Companions) of special creation

Diyanet İşleri MealiBiz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır

56:36
فَجَعَلۡنَٰهُنَّ أَبۡكَارًا

Saheeh InternationalAnd made them virgins

Yusuf AliAnd made them virgin - pure (and undefiled)

Diyanet İşleri MealiBiz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır

56:37
عُرُبًا أَتۡرَابࣰ ا

Saheeh InternationalDevoted [to their husbands] and of equal age

Yusuf AliBeloved (by nature), equal in age

Diyanet İşleri MealiBiz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır

56:38
لِّأَصۡحَٰبِ ٱلۡيَمِينِ

Saheeh InternationalFor the companions of the right [who are]

Yusuf AliFor the Companions of the Right Hand

Diyanet İşleri MealiBiz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır

56:39 📚 7
ثُلَّةࣱ مِّنَ ٱلۡأَوَّلِينَ

Saheeh InternationalA company of the former peoples

Yusuf AliA (goodly) number from those of old

Diyanet İşleri MealiBunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir

56:40 📚 5
وَثُلَّةࣱ مِّنَ ٱلۡأٓخِرِينَ

Saheeh InternationalAnd a company of the later peoples

Yusuf AliAnd a (goodly) number from those of later times

Diyanet İşleri MealiBunların bir kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir

56:41
وَأَصۡحَٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصۡحَٰبُ ٱلشِّمَالِ

Saheeh InternationalAnd the companions of the left - what are the companions of the left

Yusuf AliThe Companions of the Left Hand,- what will be the Companions of the Left Hand

Diyanet İşleri MealiDefterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara

56:42
فِي سَمُومࣲ وَحَمِيمࣲ‏

Saheeh International[They will be] in scorching fire and scalding water

Yusuf Ali(They will be) in the midst of a Fierce Blast of Fire and in Boiling Water

Diyanet İşleri Mealiİnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar

56:43
وَظِلࣲّ مِّن يَحۡمُومࣲ‏

Saheeh InternationalAnd a shade of black smoke

Yusuf AliAnd in the shades of Black Smoke

Diyanet İşleri Mealiİnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar

56:44
لَّا بَارِدࣲ وَلَا كَرِيمٍ

Saheeh InternationalNeither cool nor beneficial

Yusuf AliNothing (will there be) to refresh, nor to please

Diyanet İşleri Mealiİnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar

56:45
إِنَّهُمۡ كَانُواْ قَبۡلَ ذَٰلِكَ مُتۡرَفِينَ

Saheeh InternationalIndeed they were, before that, indulging in affluence

Yusuf AliFor that they were wont to be indulged, before that, in wealth (and luxury)

Diyanet İşleri MealiÇünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı

56:46
وَكَانُواْ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلۡحِنثِ ٱلۡعَظِيمِ

Saheeh InternationalAnd they used to persist in the great violation

Yusuf AliAnd persisted obstinately in wickedness supreme

Diyanet İşleri MealiÇünkü onlar, bundan önce, dünyada, nimet içinde bulunurlar iken, büyük günah işlemekte direnir dururlardı

56:47
وَكَانُواْ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتۡنَا وَكُنَّا تُرَابࣰ ا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبۡعُوثُونَ

Saheeh InternationalAnd they used to say, "When we die and become dust and bones, are we indeed to be resurrected

Yusuf AliAnd they used to say, "What! when we die and become dust and bones, shall we then indeed be raised up again

Diyanet İşleri MealiŞöyle söylerlerdi: "Öldüğümüzde, toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı, biz mi tekrar dirileceğiz

56:48
أَوَءَابَآؤُنَا ٱلۡأَوَّلُونَ

Saheeh InternationalAnd our forefathers [as well]

Yusuf Ali(We) and our fathers of old

Diyanet İşleri MealiÖnce gelip geçmiş babalarımız da mı

56:49
قُلۡ إِنَّ ٱلۡأَوَّلِينَ وَٱلۡأٓخِرِينَ

Saheeh InternationalSay, [O Muhammad], "Indeed, the former and the later peoples

Yusuf AliSay: "Yea, those of old and those of later times

Diyanet İşleri MealiDe ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır

56:50
لَمَجۡمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوۡمࣲ مَّعۡلُومࣲ‏

Saheeh InternationalAre to be gathered together for the appointment of a known Day

Yusuf AliAll will certainly be gathered together for the meeting appointed for a Day well-known

Diyanet İşleri MealiDe ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır

56:51 📚 1
ثُمَّ إِنَّكُمۡ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلۡمُكَذِّبُونَ

Saheeh InternationalThen indeed you, O those astray [who are] deniers

Yusuf AliThen will ye truly,- O ye that go wrong, and treat (Truth) as Falsehood

Diyanet İşleri MealiSonra, siz ey sapıklar, yalanlayanlar

56:52 📚 2
لَأٓكِلُونَ مِن شَجَرࣲ مِّن زَقُّومࣲ‏

Saheeh InternationalWill be eating from trees of zaqqum

Yusuf AliYe will surely taste of the Tree of Zaqqum

Diyanet İşleri MealiDoğrusu bir zakkum ağacından yiyeceksiniz

56:53
فَمَالِـُٔونَ مِنۡهَا ٱلۡبُطُونَ

Saheeh InternationalAnd filling with it your bellies

Yusuf AliThen will ye fill your insides therewith

Diyanet İşleri MealiKarınlarınızı onunla dolduracaksınız

56:54
فَشَٰرِبُونَ عَلَيۡهِ مِنَ ٱلۡحَمِيمِ

Saheeh InternationalAnd drinking on top of it from scalding water

Yusuf AliAnd drink Boiling Water on top of it

Diyanet İşleri MealiOnun üzerine kaynar su içeceksiniz

56:55
فَشَٰرِبُونَ شُرۡبَ ٱلۡهِيمِ

Saheeh InternationalAnd will drink as the drinking of thirsty camels

Yusuf AliIndeed ye shall drink like diseased camels raging with thirst

Diyanet İşleri MealiHem de susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz

56:56
هَٰذَا نُزُلُهُمۡ يَوۡمَ ٱلدِّينِ

Saheeh InternationalThat is their accommodation on the Day of Recompense

Yusuf AliSuch will be their entertainment on the Day of Requital

Diyanet İşleri Mealiİşte onlara, ceza günü sunulacak konukluk budur

56:57
نَحۡنُ خَلَقۡنَٰكُمۡ فَلَوۡلَا تُصَدِّقُونَ

Saheeh InternationalWe have created you, so why do you not believe

Yusuf AliIt is We Who have created you: why will ye not witness the Truth

Diyanet İşleri MealiSizi yaratan Biziz; hala tasdik etmez misiniz

56:58
أَفَرَءَيۡتُم مَّا تُمۡنُونَ

Saheeh InternationalHave you seen that which you emit

Yusuf AliDo ye then see?- The (human Seed) that ye throw out

Diyanet İşleri MealiSöyleyin; akıttığınız meniden insanı yaratan siz misiniz, yoksa Biz mi yaratmaktayız

56:59
ءَأَنتُمۡ تَخۡلُقُونَهُۥٓ أَمۡ نَحۡنُ ٱلۡخَٰلِقُونَ

Saheeh InternationalIs it you who creates it, or are We the Creator

Yusuf AliIs it ye who create it, or are We the Creators

Diyanet İşleri MealiSöyleyin; akıttığınız meniden insanı yaratan siz misiniz, yoksa Biz mi yaratmaktayız

56:60 📚 1
نَحۡنُ قَدَّرۡنَا بَيۡنَكُمُ ٱلۡمَوۡتَ وَمَا نَحۡنُ بِمَسۡبُوقِينَ

Saheeh InternationalWe have decreed death among you, and We are not to be outdone

Yusuf AliWe have decreed Death to be your common lot, and We are not to be frustrated

Diyanet İşleri MealiÖlümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez

56:61
عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمۡثَٰلَكُمۡ وَنُنشِئَكُمۡ فِي مَا لَا تَعۡلَمُونَ

Saheeh InternationalIn that We will change your likenesses and produce you in that [form] which you do not know

Yusuf Alifrom changing your Forms and creating you (again) in (forms) that ye know not

Diyanet İşleri MealiÖlümü aranızda Biz tayin ettik; sizi ortadan kaldırıp benzerlerinizi yerinize getirmeyi, sizi bilmediğiniz şekilde var etmeyi dilesek kimse önümüze geçemez

56:62 📚 1
وَلَقَدۡ عَلِمۡتُمُ ٱلنَّشۡأَةَ ٱلۡأُولَىٰ فَلَوۡلَا تَذَكَّرُونَ

Saheeh InternationalAnd you have already known the first creation, so will you not remember

Yusuf AliAnd ye certainly know already the first form of creation: why then do ye not celebrate His praises

Diyanet İşleri MealiAnd olsun ki, ilk yaratmayı bilirsiniz, yine de düşünmez misiniz

56:63
أَفَرَءَيۡتُم مَّا تَحۡرُثُونَ

Saheeh InternationalAnd have you seen that [seed] which you sow

Yusuf AliSee ye the seed that ye sow in the ground

Diyanet İşleri MealiSöyleyin, ektiklerinizi yerden bitirenler sizler misiniz, yoksa Biz mi bitiriyoruz

56:64
ءَأَنتُمۡ تَزۡرَعُونَهُۥٓ أَمۡ نَحۡنُ ٱلزَّٰرِعُونَ

Saheeh InternationalIs it you who makes it grow, or are We the grower

Yusuf AliIs it ye that cause it to grow, or are We the Cause

Diyanet İşleri MealiSöyleyin, ektiklerinizi yerden bitirenler sizler misiniz, yoksa Biz mi bitiriyoruz

56:65
لَوۡ نَشَآءُ لَجَعَلۡنَٰهُ حُطَٰمࣰ ا فَظَلۡتُمۡ تَفَكَّهُونَ

Saheeh InternationalIf We willed, We could make it [dry] debris, and you would remain in wonder

Yusuf AliWere it Our Will, We could crumble it to dry powder, and ye would be left in wonderment

Diyanet İşleri MealiDilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık

56:66
إِنَّا لَمُغۡرَمُونَ

Saheeh International[Saying], "Indeed, we are [now] in debt

Yusuf Ali(Saying), "We are indeed left with debts (for nothing)

Diyanet İşleri MealiDilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık

56:67 📚 1
بَلۡ نَحۡنُ مَحۡرُومُونَ

Saheeh InternationalRather, we have been deprived

Yusuf AliIndeed are we shut out (of the fruits of our labour)

Diyanet İşleri MealiDilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; "Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık

56:68
أَفَرَءَيۡتُمُ ٱلۡمَآءَ ٱلَّذِي تَشۡرَبُونَ

Saheeh InternationalAnd have you seen the water that you drink

Yusuf AliSee ye the water which ye drink

Diyanet İşleri MealiSöyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz

56:69 📚 1
ءَأَنتُمۡ أَنزَلۡتُمُوهُ مِنَ ٱلۡمُزۡنِ أَمۡ نَحۡنُ ٱلۡمُنزِلُونَ

Saheeh InternationalIs it you who brought it down from the clouds, or is it We who bring it down

Yusuf AliDo ye bring it down (in rain) from the cloud or do We

Diyanet İşleri MealiSöyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz

56:70
لَوۡ نَشَآءُ جَعَلۡنَٰهُ أُجَاجࣰ ا فَلَوۡلَا تَشۡكُرُونَ

Saheeh InternationalIf We willed, We could make it bitter, so why are you not grateful

Yusuf AliWere it Our Will, We could make it salt (and unpalatable): then why do ye not give thanks

Diyanet İşleri MealiDileseydik onu acılaştırırdık; hala şükretmez misiniz

56:71
أَفَرَءَيۡتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِي تُورُونَ

Saheeh InternationalAnd have you seen the fire that you ignite

Yusuf AliSee ye the Fire which ye kindle

Diyanet İşleri MealiSöyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz

56:72
ءَأَنتُمۡ أَنشَأۡتُمۡ شَجَرَتَهَآ أَمۡ نَحۡنُ ٱلۡمُنشِـُٔونَ

Saheeh InternationalIs it you who produced its tree, or are We the producer

Yusuf AliIs it ye who grow the tree which feeds the fire, or do We grow it

Diyanet İşleri MealiSöyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz

56:73
نَحۡنُ جَعَلۡنَٰهَا تَذۡكِرَةࣰ وَمَتَٰعࣰ ا لِّلۡمُقۡوِينَ

Saheeh InternationalWe have made it a reminder and provision for the travelers

Yusuf AliWe have made it a memorial (of Our handiwork), and an article of comfort and convenience for the denizens of deserts

Diyanet İşleri MealiBiz onu bir ibret ve çölde konaklayanlar için yararlı kıldık

56:74 📚 1
فَسَبِّحۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلۡعَظِيمِ

Saheeh InternationalSo exalt the name of your Lord, the Most Great

Yusuf AliThen celebrate with praises the name of thy Lord, the Supreme

Diyanet İşleri MealiÖyleyse çok büyük Rabbinin adını tesbih et

56:75
۞فَلَآ أُقۡسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ

Saheeh InternationalThen I swear by the setting of the stars

Yusuf AliFurthermore I call to witness the setting of the Stars

Diyanet İşleri MealiHayır; yıldızların yerleri üzerine yemin ederim; ki bunun ne büyük yemin olduğunu bir bilseniz

56:76 📚 4
وَإِنَّهُۥ لَقَسَمࣱ لَّوۡ تَعۡلَمُونَ عَظِيمٌ

Saheeh InternationalAnd indeed, it is an oath - if you could know - [most] great

Yusuf AliAnd that is indeed a mighty adjuration if ye but knew

Diyanet İşleri MealiHayır; yıldızların yerleri üzerine yemin ederim; ki bunun ne büyük yemin olduğunu bir bilseniz

56:77
إِنَّهُۥ لَقُرۡءَانࣱ كَرِيمࣱ‏

Saheeh InternationalIndeed, it is a noble Qur'an

Yusuf AliThat this is indeed a qur'an Most Honourable

Diyanet İşleri MealiDoğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir

56:78
فِي كِتَٰبࣲ مَّكۡنُونࣲ‏

Saheeh InternationalIn a Register well-protected

Yusuf AliIn Book well-guarded

Diyanet İşleri MealiDoğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir

56:79 📚 7
لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلۡمُطَهَّرُونَ

Saheeh InternationalNone touch it except the purified

Yusuf AliWhich none shall touch but those who are clean

Diyanet İşleri MealiDoğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir

56:80
تَنزِيلࣱ مِّن رَّبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

Saheeh International[It is] a revelation from the Lord of the worlds

Yusuf AliA Revelation from the Lord of the Worlds

Diyanet İşleri MealiDoğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir

56:81 📚 1
أَفَبِهَٰذَا ٱلۡحَدِيثِ أَنتُم مُّدۡهِنُونَ

Saheeh InternationalThen is it to this statement that you are indifferent

Yusuf AliIs it such a Message that ye would hold in light esteem

Diyanet İşleri MealiSiz bu sözü mü hor görüyorsunuz

56:82 📚 4
وَتَجۡعَلُونَ رِزۡقَكُمۡ أَنَّكُمۡ تُكَذِّبُونَ

Saheeh InternationalAnd make [the thanks for] your provision that you deny [the Provider]

Yusuf AliAnd have ye made it your livelihood that ye should declare it false

Diyanet İşleri MealiRızkınıza şükredeceğiniz yere onu vereni mi yalanlıyorsunuz

56:83 📚 2
فَلَوۡلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلۡحُلۡقُومَ

Saheeh InternationalThen why, when the soul at death reaches the throat

Yusuf AliThen why do ye not (intervene) when (the soul of the dying man) reaches the throat

Diyanet İşleri MealiKişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz

56:84
وَأَنتُمۡ حِينَئِذࣲ تَنظُرُونَ

Saheeh InternationalAnd you are at that time looking on

Yusuf AliAnd ye the while (sit) looking on

Diyanet İşleri MealiKişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz

56:85 📚 1
وَنَحۡنُ أَقۡرَبُ إِلَيۡهِ مِنكُمۡ وَلَٰكِن لَّا تُبۡصِرُونَ

Saheeh InternationalAnd Our angels are nearer to him than you, but you do not see

Yusuf AliBut We are nearer to him than ye, and yet see not

Diyanet İşleri MealiKişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz

56:86 📚 1
فَلَوۡلَآ إِن كُنتُمۡ غَيۡرَ مَدِينِينَ

Saheeh InternationalThen why do you not, if you are not to be recompensed

Yusuf AliThen why do ye not,- If you are exempt from (future) account

Diyanet İşleri MealiSiz dirilip yaptıklarınıza karşılık görmeyecekseniz ve eğer bu sözünüzde samimi iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirsenize

56:87
تَرۡجِعُونَهَآ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ

Saheeh InternationalBring it back, if you should be truthful

Yusuf AliCall back the soul, if ye are true (in the claim of independence)

Diyanet İşleri MealiSiz dirilip yaptıklarınıza karşılık görmeyecekseniz ve eğer bu sözünüzde samimi iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirsenize

56:88 📚 7
فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلۡمُقَرَّبِينَ

Saheeh InternationalAnd if the deceased was of those brought near to Allah

Yusuf AliThus, then, if he be of those Nearest to God

Diyanet İşleri MealiEğer ölen o kişi, gözdelerden ise, rahatlık, hoşluk ve nimet cenneti onundur

56:89
فَرَوۡحࣱ وَرَيۡحَانࣱ وَجَنَّتُ نَعِيمࣲ‏

Saheeh InternationalThen [for him is] rest and bounty and a garden of pleasure

Yusuf Ali(There is for him) Rest and Satisfaction, and a Garden of Delights

Diyanet İşleri MealiEğer ölen o kişi, gözdelerden ise, rahatlık, hoşluk ve nimet cenneti onundur

56:90
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنۡ أَصۡحَٰبِ ٱلۡيَمِينِ

Saheeh InternationalAnd if he was of the companions of the right

Yusuf AliAnd if he be of the Companions of the Right Hand

Diyanet İşleri MealiEğer defteri sağdan verilenlerden ise

56:91
فَسَلَٰمࣱ لَّكَ مِنۡ أَصۡحَٰبِ ٱلۡيَمِينِ

Saheeh InternationalThen [the angels will say], "Peace for you; [you are] from the companions of the right

Yusuf Ali(For him is the salutation), "Peace be unto thee", from the Companions of the Right Hand

Diyanet İşleri MealiEy sağcılardan olan kişi, sana selam olsun!" denir

56:92 📚 1
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلۡمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ

Saheeh InternationalBut if he was of the deniers [who were] astray

Yusuf AliAnd if he be of those who treat (Truth) as Falsehood, who go wrong

Diyanet İşleri MealiEğer, sapık yalancılardan ise

56:93 📚 1
فَنُزُلࣱ مِّنۡ حَمِيمࣲ‏

Saheeh InternationalThen [for him is] accommodation of scalding water

Yusuf AliFor him is Entertainment with Boiling Water

Diyanet İşleri MealiOna kaynar sudan konukluk sunulur

56:94
وَتَصۡلِيَةُ جَحِيمٍ

Saheeh InternationalAnd burning in Hellfire

Yusuf AliAnd burning in Hell-Fire

Diyanet İşleri MealiCehenneme sokulur

56:95
إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلۡيَقِينِ

Saheeh InternationalIndeed, this is the true certainty

Yusuf AliVerily, this is the Very Truth and Certainly

Diyanet İşleri MealiDoğrusu kesin gerçek budur

56:96 📚 1
فَسَبِّحۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلۡعَظِيمِ

Saheeh InternationalSo exalt the name of your Lord, the Most Great

Yusuf AliSo celebrate with praises the name of thy Lord, the Supreme

Diyanet İşleri MealiÖyleyse çok büyük Rabbinin adını tesbih et

← Önceki Sonraki →

56. Al-Waaqia Suresi | Anlam Arayışı