☪ Anlam Arayışı

56. Al-Waaqia سُورَةُ الوَاقِعَةِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri

● Med● Kalkale● Ğunne● İhfâ● İdğâm (ğunneli)● İdğâm (ğunnesiz)● İklâb● Okunmayan harf

Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
56:1 📚 1
إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ

Ali BulaçVakıa (kesin bir gerçek olan kıyamet) vuku bulduğu zaman

Yusuf AliWhen the Event inevitable cometh to pass

56:2 📚 2
لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ

Ali BulaçOnun vukuuna (gerçekleşmesine artık) yalan diyecek yoktur

Yusuf AliThen will no (soul) entertain falsehood concerning its coming

56:3
خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ

Ali BulaçO aşağılatıcı, yücelticidir

Yusuf Ali(Many) will it bring low; (many) will it exalt

56:4
إِذَا رُجَّتِ ٱلْأَرْضُ رَجًّا

Ali BulaçYer, şiddetli bir sarsıntıyla sarsıldığı

Yusuf AliWhen the earth shall be shaken to its depths

56:5
وَبُسَّتِ ٱلْجِبَالُ بَسًّا

Ali BulaçVe dağlar darmadağın olup ufalandığı

Yusuf AliAnd the mountains shall be crumbled to atoms

56:6
فَكَانَتْ هَبَآءً مُّنۢبَثًّا

Ali BulaçDerken toz duman halinde dağılıp-savrulduğu

Yusuf AliBecoming dust scattered abroad

56:7
وَكُنتُمْ أَزْوَٲجًا ثَلَـٰثَةً

Ali BulaçVe sizler de üç sınıf olduğunuz zaman

Yusuf AliAnd ye shall be sorted out into three classes

56:8
فَأَصْحَـٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

Ali Bulaçİşte o "Ashab-ı Meymene", ne (kutludur o) "Ashab-ı Meymene

Yusuf AliThen (there will be) the Companions of the Right Hand;- What will be the Companions of the Right Hand

56:9
وَأَصْحَـٰبُ ٱلْمَشْــَٔمَةِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَشْــَٔمَةِ

Ali BulaçAshab-ı Meş'eme" ne (mutsuz ve uğursuzdur o) "Ashab-ı Meş'eme

Yusuf AliAnd the Companions of the Left Hand,- what will be the Companions of the Left Hand

56:10
وَٱلسَّـٰبِقُونَ ٱلسَّـٰبِقُونَ

Ali BulaçYarışıp öne geçenler de, öne geçmiş öncülerdir

Yusuf AliAnd those Foremost (in Faith) will be Foremost (in the Hereafter)

56:11
أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ

Ali Bulaçİşte onlar, yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlardır

Yusuf AliThese will be those Nearest to God

56:12
فِى جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ

Ali BulaçNimetlerle-donatılmış cennetler içinde

Yusuf AliIn Gardens of Bliss

56:13 📚 7
ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

Ali BulaçBirçoğu geçmiş (ümmet)lerden

Yusuf AliA number of people from those of old

56:14 📚 2
وَقَلِيلٌ مِّنَ ٱلْأَخِرِينَ

Ali BulaçBirazı da sonrakilerden

Yusuf AliAnd a few from those of later times

56:15 📚 1
عَلَىٰ سُرُرٍ مَّوْضُونَةٍ

Ali BulaçÖzenle işlenmiş mücevher' tahtlar üzerindedirler

Yusuf Ali(They will be) on Thrones encrusted (with gold and precious stones)

56:16
مُّتَّكِــِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَـٰبِلِينَ

Ali BulaçKarşılıklı yaslanmışlardır

Yusuf AliReclining on them, facing each other

56:17
يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٲنٌ مُّخَلَّدُونَ

Ali BulaçÇevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır

Yusuf AliRound about them will (serve) youths of perpetual (freshness)

56:18 📚 1
بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ

Ali BulaçKaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler

Yusuf AliWith goblets, (shining) beakers, and cups (filled) out of clear-flowing fountains

56:19 📚 2
لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ

Ali BulaçKi bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir

Yusuf AliNo after-ache will they receive therefrom, nor will they suffer intoxication

56:20
وَفَـٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ

Ali BulaçArzulayıp-seçecekleri meyveler

Yusuf AliAnd with fruits, any that they may select

56:21 📚 2
وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

Ali BulaçCanlarının çektiği kuş eti

Yusuf AliAnd the flesh of fowls, any that they may desire

56:22
وَحُورٌ عِينٌ

Ali BulaçVe iri gözlü huriler

Yusuf AliAnd (there will be) Companions with beautiful, big, and lustrous eyes

56:23
كَأَمْثَـٰلِ ٱللُّؤْلُوِٕ ٱلْمَكْنُونِ

Ali BulaçSanki saklı inciler gibi

Yusuf AliLike unto Pearls well-guarded

56:24 📚 19
جَزَآءَۢ بِمَا كَانُواْ يَعْمَلُونَ

Ali BulaçYaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulur)

Yusuf AliA Reward for the deeds of their past (life)

56:25
لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا

Ali BulaçOrada, ne 'saçma ve boş bir söz' işitirler, ne günaha sokma

Yusuf AliNot frivolity will they hear therein, nor any taint of ill

56:26
إِلَّا قِيلاً سَلَـٰمًا سَلَـٰمًا

Ali BulaçYalnızca bir söz (işitirler:) "Selam, selam

Yusuf AliOnly the saying, "Peace! Peace

56:27
وَأَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ

Ali BulaçAshab-ı Yemin", ne (kutludur o) "Ashab-ı Yemin

Yusuf AliThe Companions of the Right Hand,- what will be the Companions of the Right Hand

56:28 📚 5
فِى سِدْرٍ مَّخْضُودٍ

Ali BulaçYüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları)

Yusuf Ali(They will be) among Lote-trees without thorns

56:29
وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ

Ali BulaçÜstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları

Yusuf AliAmong Talh trees with flowers (or fruits) piled one above another

56:30
وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ

Ali BulaçYayılıp-uzanmış gölgeler

Yusuf AliIn shade long-extended

56:31
وَمَآءٍ مَّسْكُوبٍ

Ali BulaçDurmaksızın akan su(lar)

Yusuf AliBy water flowing constantly

56:32
وَفَـٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ

Ali BulaçVe (daha) birçok meyveler arasında

Yusuf AliAnd fruit in abundance

56:33 📚 8
لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ

Ali BulaçKesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler)

Yusuf AliWhose season is not limited, nor (supply) forbidden

56:34
وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ

Ali BulaçYükseklere-kurulmuş döşekler (sedirler)

Yusuf AliAnd on Thrones (of Dignity), raised high

56:35
إِنَّآ أَنشَأْنَـٰهُنَّ إِنشَآءً

Ali BulaçGerçek şu ki, Biz onları yeni bir inşa (yaratma) ile inşa edip-yarattık

Yusuf AliWe have created (their Companions) of special creation

56:36
فَجَعَلْنَـٰهُنَّ أَبْكَارًا

Ali BulaçOnları hep bakireler olarak kıldık

Yusuf AliAnd made them virgin - pure (and undefiled)

56:37
عُرُبًا أَتْرَابًا

Ali BulaçEşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt

Yusuf AliBeloved (by nature), equal in age

56:38
لِّأَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ

Ali BulaçAshab-ı Yemin" olanlar için

Yusuf AliFor the Companions of the Right Hand

56:39 📚 7
ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

Ali Bulaç(Bunların) Birçoğu geçmiş (ümmet)lerden

Yusuf AliA (goodly) number from those of old

56:40 📚 5
وَثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَخِرِينَ

Ali BulaçBirçoğu da sonrakilerdendir

Yusuf AliAnd a (goodly) number from those of later times

56:41
وَأَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ

Ali BulaçAshab-ı Şimal", ne (mutsuzdur o) "Ashab-ı Şimal

Yusuf AliThe Companions of the Left Hand,- what will be the Companions of the Left Hand

56:42
فِى سَمُومٍ وَحَمِيمٍ

Ali BulaçHücrelere işleyen kavurucu bir sıcaklık ve kaynar su

Yusuf Ali(They will be) in the midst of a Fierce Blast of Fire and in Boiling Water

56:43
وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ

Ali BulaçVe kapkara dumandan bir gölge içindedirler

Yusuf AliAnd in the shades of Black Smoke

56:44
لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ

Ali BulaçKi o, ne serindir, ne ferahlatıcı (kerim)

Yusuf AliNothing (will there be) to refresh, nor to please

56:45
إِنَّهُمْ كَانُواْ قَبْلَ ذَٲلِكَ مُتْرَفِينَ

Ali BulaçÇünkü onlar, bundan önce varlık içinde şımartılmış olanlardı

Yusuf AliFor that they were wont to be indulged, before that, in wealth (and luxury)

56:46
وَكَانُواْ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ

Ali BulaçOnlar, büyük günah üzerinde ısrarlı davrananlardı

Yusuf AliAnd persisted obstinately in wickedness supreme

56:47
وَكَانُواْ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

Ali BulaçVe derlerdi ki: "Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi diriltilecekmişiz

Yusuf AliAnd they used to say, "What! when we die and become dust and bones, shall we then indeed be raised up again

56:48
أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

Ali BulaçÖnceden gelip-geçmiş atalarımız da mı

Yusuf Ali(We) and our fathers of old

56:49
قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْأَخِرِينَ

Ali BulaçDe ki: "Şüphesiz, öncekiler de ve sonrakiler de

Yusuf AliSay: "Yea, those of old and those of later times

56:50
لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَـٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

Ali BulaçBilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır

Yusuf AliAll will certainly be gathered together for the meeting appointed for a Day well-known

56:51 📚 1
ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ

Ali BulaçSonra gerçekten siz, ey sapık olan yalanlayıcılar

Yusuf AliThen will ye truly,- O ye that go wrong, and treat (Truth) as Falsehood

56:52 📚 2
لَأَكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ

Ali BulaçŞüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz

Yusuf AliYe will surely taste of the Tree of Zaqqum

56:53
فَمَالِــُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ

Ali BulaçBöylece karınları(nızı) ondan dolduracaksınız

Yusuf AliThen will ye fill your insides therewith

56:54
فَشَـٰرِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْحَمِيمِ

Ali BulaçOnun üzerine de alabildiğine kaynar sudan içeceksiniz

Yusuf AliAnd drink Boiling Water on top of it

56:55
فَشَـٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ

Ali BulaçÜstelik 'içtikçe susayan hasta develerin' içişi gibi içeceksiniz

Yusuf AliIndeed ye shall drink like diseased camels raging with thirst

56:56
هَـٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ

Ali Bulaçİşte bu, onların din (hesap ve ceza) gününde şölenleridir

Yusuf AliSuch will be their entertainment on the Day of Requital

56:57
نَحْنُ خَلَقْنَـٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ

Ali BulaçSizleri Biz yarattık, yine de tasdik etmeyecek misiniz

Yusuf AliIt is We Who have created you: why will ye not witness the Truth

56:58
أَفَرَءَيْتُم مَّا تُمْنُونَ

Ali BulaçŞimdi (rahimlere) dökmekte olduğunuz meniyi gördünüz mü

Yusuf AliDo ye then see?- The (human Seed) that ye throw out

56:59
ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَـٰلِقُونَ

Ali BulaçOnu sizler mi yaratıyorsunuz, yoksa Yaratıcı Biz miyiz

Yusuf AliIs it ye who create it, or are We the Creators

56:60 📚 1
نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ

Ali BulaçSizin aranızda ölümü takdir eden Biziz ve Bizim önümüze geçilmiş değildir

Yusuf AliWe have decreed Death to be your common lot, and We are not to be frustrated

56:61
عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَـٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ

Ali Bulaç(Yerinize) Benzerlerinizi getirip-değiştirme ve sizi şimdi bilemeyeceğiniz bir şekilde-inşa etme konusunda

Yusuf Alifrom changing your Forms and creating you (again) in (forms) that ye know not

56:62 📚 1
وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ

Ali BulaçAndolsun, ilk inşa (yaratma)yı bildiniz; ama öğüt alıp-düşünmeniz gerekmez mi

Yusuf AliAnd ye certainly know already the first form of creation: why then do ye not celebrate His praises

56:63
أَفَرَءَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ

Ali BulaçŞimdi ekmekte olduğunuz (tohum)u gördünüz mü

Yusuf AliSee ye the seed that ye sow in the ground

56:64
ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٲرِعُونَ

Ali BulaçOnu sizler mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren Biz miyiz

Yusuf AliIs it ye that cause it to grow, or are We the Cause

56:65
لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَـٰهُ حُطَـٰمًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ

Ali BulaçEğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar-kalırdınız

Yusuf AliWere it Our Will, We could crumble it to dry powder, and ye would be left in wonderment

56:66
إِنَّا لَمُغْرَمُونَ

Ali Bulaç(Şöyle de sızlanırdınız:) "Doğrusu biz, ağır bir borç altına girip-zorlandık

Yusuf Ali(Saying), "We are indeed left with debts (for nothing)

56:67 📚 1
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

Ali BulaçHayır, biz büsbütün yoksun bırakıldık

Yusuf AliIndeed are we shut out (of the fruits of our labour)

56:68
أَفَرَءَيْتُمُ ٱلْمَآءَ ٱلَّذِى تَشْرَبُونَ

Ali BulaçŞimdi siz, içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü

Yusuf AliSee ye the water which ye drink

56:69 📚 1
ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ

Ali BulaçOnu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz

Yusuf AliDo ye bring it down (in rain) from the cloud or do We

56:70
لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَـٰهُ أُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ

Ali BulaçEğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi

Yusuf AliWere it Our Will, We could make it salt (and unpalatable): then why do ye not give thanks

56:71
أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ

Ali BulaçŞimdi yakmakta olduğunuz ateşi gördünüz mü

Yusuf AliSee ye the Fire which ye kindle

56:72
ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِــُٔونَ

Ali BulaçOnun ağacını sizler mi inşa ettiniz (yarattınız), yoksa onu inşa eden Biz miyiz

Yusuf AliIs it ye who grow the tree which feeds the fire, or do We grow it

56:73
نَحْنُ جَعَلْنَـٰهَا تَذْكِرَةً وَمَتَـٰعًا لِّلْمُقْوِينَ

Ali BulaçBiz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu), hem ihtiyacı olanlara bir meta kıldık

Yusuf AliWe have made it a memorial (of Our handiwork), and an article of comfort and convenience for the denizens of deserts

56:74 📚 1
فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

Ali BulaçŞu halde büyük Rabbini ismiyle tesbih et

Yusuf AliThen celebrate with praises the name of thy Lord, the Supreme

56:75
۞ فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٲقِعِ ٱلنُّجُومِ

Ali BulaçHayır, yıldızların yer (mevki)lerine yemin ederim

Yusuf AliFurthermore I call to witness the setting of the Stars

56:76 📚 4
وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ

Ali BulaçŞüphesiz bu, eğer bilirseniz gerçekten büyük bir yemindir

Yusuf AliAnd that is indeed a mighty adjuration if ye but knew

56:77
إِنَّهُۥ لَقُرْءَانٌ كَرِيمٌ

Ali BulaçElbette bu, bir Kur'an-ı Kerim'dir

Yusuf AliThat this is indeed a qur'an Most Honourable

56:78
فِى كِتَـٰبٍ مَّكْنُونٍ

Ali BulaçSaklanmış-korunmuş bir Kitap'ta (yazılı)dır

Yusuf AliIn Book well-guarded

56:79 📚 7
لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُطَهَّرُونَ

Ali BulaçOna, temizlenip-arınmış olanlardan başkası dokunamaz

Yusuf AliWhich none shall touch but those who are clean

56:80
تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Ali BulaçAlemlerin Rabbinden indirilmedir

Yusuf AliA Revelation from the Lord of the Worlds

56:81 📚 1
أَفَبِهَـٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ

Ali BulaçŞimdi siz bu sözü mü hor görüp-küçümsüyorsunuz

Yusuf AliIs it such a Message that ye would hold in light esteem

56:82 📚 4
وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ

Ali BulaçVe rızkınızı (Kur'an'dan yararlanma nimetini bırakıp onu) mutlaka yalan saymaktan ibaret mi kılıyorsunuz

Yusuf AliAnd have ye made it your livelihood that ye should declare it false

56:83 📚 2
فَلَوْلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلْحُلْقُومَ

Ali BulaçHele can boğaza gelip dayandığında

Yusuf AliThen why do ye not (intervene) when (the soul of the dying man) reaches the throat

56:84
وَأَنتُمْ حِينَئِذٍ تَنظُرُونَ

Ali BulaçKi o sırada siz (sadece) bakıp-durursunuz

Yusuf AliAnd ye the while (sit) looking on

56:85 📚 1
وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَـٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ

Ali BulaçBiz ona sizden daha yakınız; ancak görmezsiniz

Yusuf AliBut We are nearer to him than ye, and yet see not

56:86 📚 1
فَلَوْلَآ إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ

Ali Bulaçİşte o vakit, eğer ceza görmeyecek iseniz

Yusuf AliThen why do ye not,- If you are exempt from (future) account

56:87
تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ

Ali BulaçEğer doğru söylüyorsanız, onu, (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize

Yusuf AliCall back the soul, if ye are true (in the claim of independence)

56:88 📚 7
فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

Ali BulaçEğer o (ölecek kişi), yakın kılınan (mukarreb olan)lardan ise

Yusuf AliThus, then, if he be of those Nearest to God

56:89
فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعِيمٍ

Ali BulaçBu durumda rahatlık, güzel rızık ve nimetlerle donatılmış cennet (onundur)

Yusuf Ali(There is for him) Rest and Satisfaction, and a Garden of Delights

56:90
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ

Ali BulaçVe eğer "Ashab-ı Yemin"den ise

Yusuf AliAnd if he be of the Companions of the Right Hand

56:91
فَسَلَـٰمٌ لَّكَ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ

Ali BulaçArtık, "Ashab-ı Yemin"den selam sana

Yusuf Ali(For him is the salutation), "Peace be unto thee", from the Companions of the Right Hand

56:92 📚 1
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ

Ali BulaçVe eğer o, yalanlayan sapıklardan ise

Yusuf AliAnd if he be of those who treat (Truth) as Falsehood, who go wrong

56:93 📚 1
فَنُزُلٌ مِّنْ حَمِيمٍ

Ali BulaçArtık (onun için) alabildiğine kaynar sudan bir şölen vardır

Yusuf AliFor him is Entertainment with Boiling Water

56:94
وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ

Ali BulaçVe çılgınca yanan ateşe bir atılma da

Yusuf AliAnd burning in Hell-Fire

56:95
إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلْيَقِينِ

Ali BulaçŞüphesiz bu, kesin bilgi ifade eden bir gerçektir (Hakku'l-Yakin)

Yusuf AliVerily, this is the Very Truth and Certainly

56:96 📚 1
فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

Ali BulaçÖyleyse büyük Rabbini ismiyle tesbih et

Yusuf AliSo celebrate with praises the name of thy Lord, the Supreme

← Önceki Sonraki →

56. Al-Waaqia Suresi | Anlam Arayışı