☪ Anlam Arayışı

56. Al-Waaqia سُورَةُ الوَاقِعَةِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri

● Med● Kalkale● Ğunne● İhfâ● İdğâm (ğunneli)● İdğâm (ğunnesiz)● İklâb● Okunmayan harf

Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
56:1 📚 1
إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ

Ali BulaçVakıa (kesin bir gerçek olan kıyamet) vuku bulduğu zaman

Süleyman AteşOlacak vak'a olduğu (kıyamet koptuğu) zaman

56:2 📚 2
لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ

Ali BulaçOnun vukuuna (gerçekleşmesine artık) yalan diyecek yoktur

Süleyman AteşOnun oluşunu yalanlayacak yoktur

56:3
خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ

Ali BulaçO aşağılatıcı, yücelticidir

Süleyman AteşO alçaltıcı, yükselticidir (yerleri alt üst eder)

56:4
إِذَا رُجَّتِ ٱلْأَرْضُ رَجًّا

Ali BulaçYer, şiddetli bir sarsıntıyla sarsıldığı

Süleyman AteşYer şiddetliesarsıldığı

56:5
وَبُسَّتِ ٱلْجِبَالُ بَسًّا

Ali BulaçVe dağlar darmadağın olup ufalandığı

Süleyman AteşDağlar serpildikçe serpildiği

56:6
فَكَانَتْ هَبَآءً مُّنۢبَثًّا

Ali BulaçDerken toz duman halinde dağılıp-savrulduğu

Süleyman AteşDağılan toz duman haline geldiği

56:7
وَكُنتُمْ أَزْوَٲجًا ثَلَـٰثَةً

Ali BulaçVe sizler de üç sınıf olduğunuz zaman

Süleyman AteşVe sizler üç sınıf olduğunuz zaman

56:8
فَأَصْحَـٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

Ali Bulaçİşte o "Ashab-ı Meymene", ne (kutludur o) "Ashab-ı Meymene

Süleyman AteşSağın adamları (amel defterleri sağ tarafından verilenler), ne uğurlulardır onlar

56:9
وَأَصْحَـٰبُ ٱلْمَشْــَٔمَةِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَشْــَٔمَةِ

Ali BulaçAshab-ı Meş'eme" ne (mutsuz ve uğursuzdur o) "Ashab-ı Meş'eme

Süleyman AteşSolun adamları (amel defterleri sol tarafından verilenler), ne uğursuzlardır onlar

56:10
وَٱلسَّـٰبِقُونَ ٱلسَّـٰبِقُونَ

Ali BulaçYarışıp öne geçenler de, öne geçmiş öncülerdir

Süleyman AteşVe o sabıklar, sabıklar

56:11
أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ

Ali Bulaçİşte onlar, yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlardır

Süleyman Ateşİşte, onlardır (Allah'a) yaklaştırılanlar

56:12
فِى جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ

Ali BulaçNimetlerle-donatılmış cennetler içinde

Süleyman AteşNi'met cennetlerinde

56:13 📚 7
ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

Ali BulaçBirçoğu geçmiş (ümmet)lerden

Süleyman AteşÇoğu öncekilerden

56:14 📚 2
وَقَلِيلٌ مِّنَ ٱلْأَخِرِينَ

Ali BulaçBirazı da sonrakilerden

Süleyman AteşBirazı da sonrakilerden (olan bu insanlar)

56:15 📚 1
عَلَىٰ سُرُرٍ مَّوْضُونَةٍ

Ali BulaçÖzenle işlenmiş mücevher' tahtlar üzerindedirler

Süleyman AteşAltın ve cevahirle işlenmiş tahtlar üzerindedirler

56:16
مُّتَّكِــِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَـٰبِلِينَ

Ali BulaçKarşılıklı yaslanmışlardır

Süleyman AteşOnların üzerinde karşılıklı yaslanırlar

56:17
يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٲنٌ مُّخَلَّدُونَ

Ali BulaçÇevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır

Süleyman AteşÇevrelerinde, ebedi yaşamağa erdirilmiş gençler dolaşır

56:18 📚 1
بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ

Ali BulaçKaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler

Süleyman AteşAkıp giden şarap kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle

56:19 📚 2
لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ

Ali BulaçKi bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir

Süleyman Ateş(Bir şarap ki) Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir

56:20
وَفَـٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ

Ali BulaçArzulayıp-seçecekleri meyveler

Süleyman AteşBeğendikleri meyva(lar)

56:21 📚 2
وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

Ali BulaçCanlarının çektiği kuş eti

Süleyman AteşCanlarının çektiği kuş et(ler)i

56:22
وَحُورٌ عِينٌ

Ali BulaçVe iri gözlü huriler

Süleyman Ateşİri gözlü huriler

56:23
كَأَمْثَـٰلِ ٱللُّؤْلُوِٕ ٱلْمَكْنُونِ

Ali BulaçSanki saklı inciler gibi

Süleyman AteşSaklı inciler gibi

56:24 📚 19
جَزَآءَۢ بِمَا كَانُواْ يَعْمَلُونَ

Ali BulaçYaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulur)

Süleyman AteşYaptıklarına karşılık olarak

56:25
لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا

Ali BulaçOrada, ne 'saçma ve boş bir söz' işitirler, ne günaha sokma

Süleyman AteşOrada ne boş bir söz ve ne de günaha sokan bir laf işitirler

56:26
إِلَّا قِيلاً سَلَـٰمًا سَلَـٰمًا

Ali BulaçYalnızca bir söz (işitirler:) "Selam, selam

Süleyman AteşDuydukları söz, yalnız "Selam, selam" dır

56:27
وَأَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلْيَمِينِ

Ali BulaçAshab-ı Yemin", ne (kutludur o) "Ashab-ı Yemin

Süleyman AteşSağın adamları, nedir o sağın adamları

56:28 📚 5
فِى سِدْرٍ مَّخْضُودٍ

Ali BulaçYüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları)

Süleyman Ateş(Onlar) Dikensiz kirazlar

56:29
وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ

Ali BulaçÜstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları

Süleyman Ateş(Kökünden tepesine kadar) meyva dizili muzlar

56:30
وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ

Ali BulaçYayılıp-uzanmış gölgeler

Süleyman AteşUzamış gölge(ler)

56:31
وَمَآءٍ مَّسْكُوبٍ

Ali BulaçDurmaksızın akan su(lar)

Süleyman AteşFışkıran sular

56:32
وَفَـٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ

Ali BulaçVe (daha) birçok meyveler arasında

Süleyman AteşPek çok mevya arasında

56:33 📚 8
لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ

Ali BulaçKesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler)

Süleyman AteşTükenmeyen ve yasaklanmayan

56:34
وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ

Ali BulaçYükseklere-kurulmuş döşekler (sedirler)

Süleyman AteşVe yükseltilmiş döşekler üstündedirler

56:35
إِنَّآ أَنشَأْنَـٰهُنَّ إِنشَآءً

Ali BulaçGerçek şu ki, Biz onları yeni bir inşa (yaratma) ile inşa edip-yarattık

Süleyman AteşBiz (oradaki) kadınları da yeniden bir güzel inşa' etmişiz

56:36
فَجَعَلْنَـٰهُنَّ أَبْكَارًا

Ali BulaçOnları hep bakireler olarak kıldık

Süleyman AteşOnları bakireler yapmışızdır

56:37
عُرُبًا أَتْرَابًا

Ali BulaçEşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt

Süleyman AteşHep yaşıt sevgililer

56:38
لِّأَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ

Ali BulaçAshab-ı Yemin" olanlar için

Süleyman AteşSağın adamları için

56:39 📚 7
ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

Ali Bulaç(Bunların) Birçoğu geçmiş (ümmet)lerden

Süleyman Ateş(Bu sağcıların) Bir bölümü öncekilerdendir

56:40 📚 5
وَثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَخِرِينَ

Ali BulaçBirçoğu da sonrakilerdendir

Süleyman AteşBir bölümü de sonrakilerdendir

56:41
وَأَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَـٰبُ ٱلشِّمَالِ

Ali BulaçAshab-ı Şimal", ne (mutsuzdur o) "Ashab-ı Şimal

Süleyman AteşSolun adamları (amel defterleri, sol tarafından verilenler), nedir o solcular

56:42
فِى سَمُومٍ وَحَمِيمٍ

Ali BulaçHücrelere işleyen kavurucu bir sıcaklık ve kaynar su

Süleyman Ateş(Onlar) Delikçiklere işleyen bir ateş ve kaynar su içinde

56:43
وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ

Ali BulaçVe kapkara dumandan bir gölge içindedirler

Süleyman AteşKara dumandan bir gölge altında

56:44
لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ

Ali BulaçKi o, ne serindir, ne ferahlatıcı (kerim)

Süleyman AteşKi ne serindir, ne faydalı

56:45
إِنَّهُمْ كَانُواْ قَبْلَ ذَٲلِكَ مُتْرَفِينَ

Ali BulaçÇünkü onlar, bundan önce varlık içinde şımartılmış olanlardı

Süleyman AteşÇünkü onlar bundan önce varlık içinde şımartılmışlardı

56:46
وَكَانُواْ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ

Ali BulaçOnlar, büyük günah üzerinde ısrarlı davrananlardı

Süleyman AteşBüyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı

56:47
وَكَانُواْ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

Ali BulaçVe derlerdi ki: "Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi diriltilecekmişiz

Süleyman AteşVe diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz

56:48
أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

Ali BulaçÖnceden gelip-geçmiş atalarımız da mı

Süleyman AteşÖnceki atalarımız da mı

56:49
قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْأَخِرِينَ

Ali BulaçDe ki: "Şüphesiz, öncekiler de ve sonrakiler de

Süleyman AteşDe ki: "Öncekiler de sonrakiler de

56:50
لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَـٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

Ali BulaçBilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır

Süleyman AteşBelli bir günün buluşma vakti için mutlaka toplanacaklardır

56:51 📚 1
ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ

Ali BulaçSonra gerçekten siz, ey sapık olan yalanlayıcılar

Süleyman AteşSonra siz de, ey sapık yalanlayıcılar (o zaman toplanacaksınız)

56:52 📚 2
لَأَكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ

Ali BulaçŞüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz

Süleyman Ateş(Suçlular) Mutlaka bir Zakkum ağacından yiyecekler

56:53
فَمَالِــُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ

Ali BulaçBöylece karınları(nızı) ondan dolduracaksınız

Süleyman AteşOnunla karınları(nı) dolduracaklar

56:54
فَشَـٰرِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْحَمِيمِ

Ali BulaçOnun üzerine de alabildiğine kaynar sudan içeceksiniz

Süleyman AteşÜzerine de kaynar su içeceklerdir

56:55
فَشَـٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ

Ali BulaçÜstelik 'içtikçe susayan hasta develerin' içişi gibi içeceksiniz

Süleyman AteşSusuzluk hastalığına tutulmuş develerin içişi gibi içeceklerdir

56:56
هَـٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ

Ali Bulaçİşte bu, onların din (hesap ve ceza) gününde şölenleridir

Süleyman Ateşİşte ceza gününde onların ağırlanışı böyledir

56:57
نَحْنُ خَلَقْنَـٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ

Ali BulaçSizleri Biz yarattık, yine de tasdik etmeyecek misiniz

Süleyman AteşBiz sizi yarattık; doğrulamanız gerekmez mi

56:58
أَفَرَءَيْتُم مَّا تُمْنُونَ

Ali BulaçŞimdi (rahimlere) dökmekte olduğunuz meniyi gördünüz mü

Süleyman AteşAkıttığınız meniyi gördünüz mü

56:59
ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَـٰلِقُونَ

Ali BulaçOnu sizler mi yaratıyorsunuz, yoksa Yaratıcı Biz miyiz

Süleyman AteşSiz mi onu yaratıyorsunuz, yoksa yaratıcılar biz miyiz

56:60 📚 1
نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ

Ali BulaçSizin aranızda ölümü takdir eden Biziz ve Bizim önümüze geçilmiş değildir

Süleyman AteşAranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmiş değildir (kimse ölüme engel olamaz)

56:61
عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَـٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ

Ali Bulaç(Yerinize) Benzerlerinizi getirip-değiştirme ve sizi şimdi bilemeyeceğiniz bir şekilde-inşa etme konusunda

Süleyman Ateş(Size böyle ölümü takdir ettik) Ki sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi, bilmediğiniz bir biçimde yeniden inşa' edelim

56:62 📚 1
وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ

Ali BulaçAndolsun, ilk inşa (yaratma)yı bildiniz; ama öğüt alıp-düşünmeniz gerekmez mi

Süleyman AteşAndolsun, ilk yaratmayı bildiniz, (bunu) düşünüp ibret almanız gerekmez mi

56:63
أَفَرَءَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ

Ali BulaçŞimdi ekmekte olduğunuz (tohum)u gördünüz mü

Süleyman AteşEktiğinizi gördünüz mü

56:64
ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٲرِعُونَ

Ali BulaçOnu sizler mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren Biz miyiz

Süleyman AteşSiz mi onu bitiyorsunuz, yoksa bitirenler biz miyiz

56:65
لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَـٰهُ حُطَـٰمًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ

Ali BulaçEğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar-kalırdınız

Süleyman AteşDileseydik, onu kuru bir çöp yapardık, sızlanıp dururdunuz

56:66
إِنَّا لَمُغْرَمُونَ

Ali Bulaç(Şöyle de sızlanırdınız:) "Doğrusu biz, ağır bir borç altına girip-zorlandık

Süleyman AteşBiz borçlandık, (yaptığmız masraflar boşa gitti)

56:67 📚 1
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

Ali BulaçHayır, biz büsbütün yoksun bırakıldık

Süleyman AteşDoğrusu, biz yoksun bırakıldık! (derdiniz)

56:68
أَفَرَءَيْتُمُ ٱلْمَآءَ ٱلَّذِى تَشْرَبُونَ

Ali BulaçŞimdi siz, içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü

Süleyman Ateşİçtiğiniz suya baktınız mı

56:69 📚 1
ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ

Ali BulaçOnu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz

Süleyman AteşSiz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indirenler biz miyiz

56:70
لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَـٰهُ أُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ

Ali BulaçEğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi

Süleyman AteşDileseydik onu tuzlu yapardık. Şüketmeniz gerekmez mi

56:71
أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ

Ali BulaçŞimdi yakmakta olduğunuz ateşi gördünüz mü

Süleyman Ateş(İki dalı birbirine sürterek) Çıkardığınız ateşi gördünüz mü

56:72
ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِــُٔونَ

Ali BulaçOnun ağacını sizler mi inşa ettiniz (yarattınız), yoksa onu inşa eden Biz miyiz

Süleyman AteşOnun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratanlar biz miyiz

56:73
نَحْنُ جَعَلْنَـٰهَا تَذْكِرَةً وَمَتَـٰعًا لِّلْمُقْوِينَ

Ali BulaçBiz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu), hem ihtiyacı olanlara bir meta kıldık

Süleyman AteşBiz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık

56:74 📚 1
فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

Ali BulaçŞu halde büyük Rabbini ismiyle tesbih et

Süleyman AteşÖyleyse büyük Rabbinin adını yücelt

56:75
۞ فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٲقِعِ ٱلنُّجُومِ

Ali BulaçHayır, yıldızların yer (mevki)lerine yemin ederim

Süleyman AteşYoo, yıldızların yerlerine yemin ederim

56:76 📚 4
وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ

Ali BulaçŞüphesiz bu, eğer bilirseniz gerçekten büyük bir yemindir

Süleyman AteşBilirseniz, bu büyük bir yemindir

56:77
إِنَّهُۥ لَقُرْءَانٌ كَرِيمٌ

Ali BulaçElbette bu, bir Kur'an-ı Kerim'dir

Süleyman AteşO, elbette değerli bir Kur'an'dır

56:78
فِى كِتَـٰبٍ مَّكْنُونٍ

Ali BulaçSaklanmış-korunmuş bir Kitap'ta (yazılı)dır

Süleyman AteşSaklı bir Kitaptadır

56:79 📚 7
لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُطَهَّرُونَ

Ali BulaçOna, temizlenip-arınmış olanlardan başkası dokunamaz

Süleyman AteşKi ona temizlerden başkası dokunmaz

56:80
تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Ali BulaçAlemlerin Rabbinden indirilmedir

Süleyman AteşAlemlerin Rabbinden indirilmiştir

56:81 📚 1
أَفَبِهَـٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ

Ali BulaçŞimdi siz bu sözü mü hor görüp-küçümsüyorsunuz

Süleyman AteşŞimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz

56:82 📚 4
وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ

Ali BulaçVe rızkınızı (Kur'an'dan yararlanma nimetini bırakıp onu) mutlaka yalan saymaktan ibaret mi kılıyorsunuz

Süleyman Ateş(Kur'an'dan istifade edeceğiniz yerde) Rızkınızı, yalanlamanızdan ibaret mi kılıyorsunuz (sizin ondan elde ettiğiniz nasib, sadece onu yalanlamanız mıdır)

56:83 📚 2
فَلَوْلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلْحُلْقُومَ

Ali BulaçHele can boğaza gelip dayandığında

Süleyman AteşYa can boğaza dayandığı zaman

56:84
وَأَنتُمْ حِينَئِذٍ تَنظُرُونَ

Ali BulaçKi o sırada siz (sadece) bakıp-durursunuz

Süleyman AteşKi siz de o zaman (can çekişen kimseye) bakıp durursunuz

56:85 📚 1
وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَـٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ

Ali BulaçBiz ona sizden daha yakınız; ancak görmezsiniz

Süleyman AteşBiz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz

56:86 📚 1
فَلَوْلَآ إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ

Ali Bulaçİşte o vakit, eğer ceza görmeyecek iseniz

Süleyman AteşEğer (öldükten sonra) cezalandırılmayacaksanız

56:87
تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ

Ali BulaçEğer doğru söylüyorsanız, onu, (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize

Süleyman Ateş(Bu sözünüzde doğru iseniz) o(çıkmakta olan ca)nı geri döndürsenize

56:88 📚 7
فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

Ali BulaçEğer o (ölecek kişi), yakın kılınan (mukarreb olan)lardan ise

Süleyman Ateş(O can, Allah'a) Yaklaştırılanlardan ise

56:89
فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعِيمٍ

Ali BulaçBu durumda rahatlık, güzel rızık ve nimetlerle donatılmış cennet (onundur)

Süleyman AteşO'na rahatlık, güzel rızık ve ni'met cenneti var

56:90
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ

Ali BulaçVe eğer "Ashab-ı Yemin"den ise

Süleyman AteşEğer sağcılardan (amel defteri sağ tarafından verilenlerden) ise

56:91
فَسَلَـٰمٌ لَّكَ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلْيَمِينِ

Ali BulaçArtık, "Ashab-ı Yemin"den selam sana

Süleyman Ateş(Ey sağcı) Sana sağcılardan selam var

56:92 📚 1
وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ

Ali BulaçVe eğer o, yalanlayan sapıklardan ise

Süleyman AteşAma yalanlayıcı sapıklardan ise

56:93 📚 1
فَنُزُلٌ مِّنْ حَمِيمٍ

Ali BulaçArtık (onun için) alabildiğine kaynar sudan bir şölen vardır

Süleyman AteşKaynar sudan bir ziyafet

56:94
وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ

Ali BulaçVe çılgınca yanan ateşe bir atılma da

Süleyman AteşVe cehenneme atılma var

56:95
إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلْيَقِينِ

Ali BulaçŞüphesiz bu, kesin bilgi ifade eden bir gerçektir (Hakku'l-Yakin)

Süleyman AteşKesin gerçek budur işte

56:96 📚 1
فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

Ali BulaçÖyleyse büyük Rabbini ismiyle tesbih et

Süleyman AteşÖyleyse büyük Rabbinin adını tesbih et (O'nu, kendisine layık olmayan sıfatlardan tenzih eyle)

← Önceki Sonraki →

56. Al-Waaqia Suresi | Anlam Arayışı