56. Al-Waaqia سُورَةُ الوَاقِعَةِ
Elmalılı Hamdi YazırOlacak vak'a olduğu zaman
«إذا وقعت الواقعة» قامت القيامة.
Elmalılı Hamdi YazırOnun oluşunu yalanlayacak kimse yoktur
«ليس لوقعتها كاذبة» نفس تكذب بأن تنفيها كما نفتها في الدنيا.
Elmalılı Hamdi YazırO, alçaltıcıdır, yükselticidir
«خافضة رافعة» أي هي مظهرة لخفض أقوام بدخولهم النار ولرفع آخرين بدخولهم الجنة.
Elmalılı Hamdi YazırYer şiddetle sarsıldığı
«إذا رجت الأرض رجا» حركت حركة شديدة.
Elmalılı Hamdi YazırDağlar serpildikçe serpildiği
«وبست الجبال بسا» فتتت.
Elmalılı Hamdi YazırDağılıp toz duman haline geldiği
«فكانت هباءً» غبارا «منبثا» منتشرا، وإذا الثانية بدل من الأولى.
Elmalılı Hamdi YazırVe sizler üç sınıf olduğunuz zaman
«وكنتم» في القيامة «أزواجا» أصنافا «ثلاثة».
Elmalılı Hamdi YazırSağın adamları (var ya) ne mutludurlar onlar
«فأصحاب الميمنة» وهم الذين يؤتون كتبهم بإيمانهم مبتدأ خبره «ما أصحاب الميمنة» تعظيم لشأنهم بدخولهم الجنة.
Elmalılı Hamdi YazırSolun adamları ise ne uğursuzdurlar onlar
«وأصحاب المشأمة» أي الشمال بأن يؤتى كل منهم كتابه بشماله «ما أصحاب المشأمة» تحقير لشأنهم بدخولهم النار.
Elmalılı Hamdi YazırÖnde olanlar (var ya), onlar öncüdürler
«والسابقون» إلى الخير وهم الأنبياء مبتدأ «السابقون» تأكيد لتعظيم شأنهم.
Elmalılı Hamdi Yazırİşte o yaklaştırılanlar
«أولئك المقربون».
Elmalılı Hamdi YazırNimet cennetlerindedirler
«في جنات النعيم».
Elmalılı Hamdi YazırÇoğu önceki ümmetlerden
«ثلة من الأولين» مبتدأ، أي جماعة من الأمم الماضية.
Elmalılı Hamdi YazırBirazı da sonrakilerden
«وقليل من الآخرين» من أمة محمد صلى الله عليه وسلم وهم السابقون من الأمم الماضية وهذه الأمة والخبر.
Elmalılı Hamdi Yazır(Onlar) cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler
«على سرر موضونة» منسوجة بقضبان الذهب والجواهر.
Elmalılı Hamdi YazırKarşılıklı olarak onların üzerinde yaslanırlar
«متكئين عليها متقابلين» حالان من الضمير في الخبر.
Elmalılı Hamdi YazırÇevrelerinde, ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dolaşırlar
«يطوف عليهم» للخدمة «ولدان مخلدون» على شكل الأولاد لا يهرمون.
Elmalılı Hamdi YazırKaynağından doldurulmuş, testiler, ibrikler ve kadehlerle
«بأكواب» أقداح لا عرى لها «وأباريق» لها عرى وخراطيم «وكأس» إناء شرب الخمر «من معين» أي خمر جارية من منبع لا ينقطع أبدا.
Elmalılı Hamdi YazırOndan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir
«لا يصدعون عنها ولا ينزَِفون» بفتح الزاي وكسرها من نزف الشارب وأنزف، أي لا يحصل لهم منها صداع ولا ذهاب عقل بخلاف خمر الدنيا.
Elmalılı Hamdi YazırBeğendikleri meyvalar
«وفاكهة مما يتخيرون».
Elmalılı Hamdi YazırCanlarının çektiği kuş etleri
«ولحم طير مما يشتهون و» لهم للاستمتاع.
Elmalılı Hamdi Yazırİri gözlü hûriler
«وحور» نساء شديدات سواد العيون وبياضها «عين» ضخام العيون كسرت عينه بدل ضمها لمجانسة الياء ومفرده عيناء كحمراء وفي قراءة بجر حور عين.
Elmalılı Hamdi YazırSaklı inciler gibi
«كأمثال اللؤلؤ المكنون» المصون.
Elmalılı Hamdi YazırYaptıklarına karşılık olarak verilir
«جزاءً» مفعول له أو مصدر والعامل المقدر أي جعلنا لهم ما ذكر للجزاء أو جزيناهم «بما كانوا يعملون».
Elmalılı Hamdi YazırOrada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler
«لا يسمعون فيها» في الجنة «لغوا» فاحشا من الكلام «ولا تأثيما» ما يؤثم.
Elmalılı Hamdi YazırDuydukları söz, yalnız "selam", "selam" dır
«إلا» لكن «قيلا» قولا «سلاما» سلاما بدل من قيلا فإنهم يسمعونه.
Elmalılı Hamdi YazırSağın adamları, nedir o sağın adamları
«وأصحاب اليمين ما أصحاب اليمين».
Elmalılı Hamdi YazırDalbastı kirazlar
«في سدر» شجر النبق «مخضود» لا شوك فيه.
Elmalılı Hamdi YazırMeyva dizili muzlar
«وطلح» شجر الموز «منضود» بالحمل من أسفله إلى أعلاه.
Elmalılı Hamdi YazırUzamış gölgeler
«وظل ممدود» دائم.
Elmalılı Hamdi YazırFışkıran sular
«وماء مسكوب» جار دائما.
Elmalılı Hamdi YazırPek çok meyva arasında
«وفاكهة كثيرة».
Elmalılı Hamdi YazırTükenmeyen ve yasaklanmayan
«لا مقطوعة» في زمن «ولا ممنوعة» بثمن.
Elmalılı Hamdi YazırVe yükseltilmiş döşekler üstündedirler
«وفرش مرفوعة» على السرر.
Elmalılı Hamdi YazırBiz kadınları yeniden inşa ettik (yarattık)
«إنا أنشأناهن إنشاءً» أي الحور العين من غير ولادة.
Elmalılı Hamdi YazırOnları bâkireler yaptık
«فجعلناهن أبكارا» عذارى كلما أتاهن أزواجهن وجدوهن عذارى ولا وجع.
Elmalılı Hamdi YazırHep yaşıt sevgililer
«عرُْبا» بضم الراء وسكونها جمع عروب وهي المتحببة إلى زوجها عشقا له «أترابا» جمع ترب، أي مستويات في السن.
Elmalılı Hamdi YazırSağın adamları içindir
«لأصحاب اليمين» صلة أنشأناهن أو جعلناهن وهم.
Elmalılı Hamdi YazırBir çoğu öncekilerdendir
«ثلة من الأولين».
Elmalılı Hamdi YazırBir çoğu da sonrakilerdendir
«وثلة من الآخرين».
Elmalılı Hamdi YazırSolun adamları, nedir o solcular
«وأصحاب الشمال ما أصحاب الشمال».
Elmalılı Hamdi Yazırİçlerine işleyen bir ateş ve kaynar şu içinde
«في سموم» ريح جارة من النار تنفذ في المسام «وحميم» ماء شديد الحرارة.
Elmalılı Hamdi YazırKapkara dumandan bir gölge altındadırlar
«وظل من يحموم» دخان شديد السواد.
Elmalılı Hamdi YazırKi ne serindir, ne de faydalı
«لا بارد» كغيره من الظلال «ولا كريم» حسن المنظر.
Elmalılı Hamdi YazırÇünkü onlar bundan önce varlık içinde sefâhete dalmışlardı
«إنهم كانوا قبل ذلك» في الدنيا «مترفين» منعمين لا يتعبون في الطاعة.
Elmalılı Hamdi YazırBüyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı
«وكانوا يصرون على الحنث» الذنب «العظيم» أي الشرك.
Elmalılı Hamdi YazırVe diyorlardı ki: "Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz
«وكانوا يقولون أئذا متنا وكنا ترابا وعظاما أئنا لمبعوثون» في الهمزتين في الموضوعين التحقيق وتسهيل الثانية وإدخال ألف بينهما على الوجهين.
Elmalılı Hamdi YazırÖnceki atalarımızda mı
«أو آباؤنا الأولون» بفتح الواو للعطف والهمزة للاستفهام وهو في ذلك وفيما قبله للاستبعاد وفي قراءة بسكون الواو عطفا بأو والمعطوف عليه محل إن واسمها.
Elmalılı Hamdi YazırDe ki: "Öncekiler ve sonrakiler
«قل إن الأولين والآخرين».
Elmalılı Hamdi YazırBelli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır
«لمجموعون إلى ميقات» لوقت «يوم معلوم» أي يوم القيامة.
Elmalılı Hamdi YazırSonra siz, ey sapık yalanlayıcılar
«ثم إنكم أيها الضالون المكذبون».
Elmalılı Hamdi YazırElbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz
«لآكلون من شجر من زقوم» بيان للشجر.
Elmalılı Hamdi YazırKarınlarınızı hep onunla dolduracaksınız
«فمالئون منها» من الشجر «البطون».
Elmalılı Hamdi YazırÜstüne de kaynar su içeceksiniz
«فشاربون عليه» أي الزقوم المأكول «من الحميم».
Elmalılı Hamdi YazırSusuzluk illetine tutulmuş develerin içişi gibi içeceksiniz
«فشاربون شَُرب» بفتح الشين وضمها مصدر «الهيم» الإبل العطاش جمع هيمان للذكر وهيمى للأنثى، كعطشان وعطشى.
Elmalılı Hamdi Yazırİşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur
«هذا نزلهم» ما أعد لهم «يوم الدين» يوم القيامة.
Elmalılı Hamdi YazırBiz sizi yarattık; tasdik etmeniz gerekmez mi
«نحن خلقناكم» أوجدناكم من عدم «فلولا» هلا «تصدقون» بالبعث إذ القادر على الإنشاء قادر على الإعادة.
Elmalılı Hamdi YazırAttığınız meniyi gördünüz mü
«أفرأيتم ما تمنون» تريقون من المني في أرحام النساء.
Elmalılı Hamdi YazırOnu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz
«أأنتم» بتحقيق الهمزتين وإبدال الثانية ألفا وتسهيلها وإدخال ألف بين المسهلة والأخرى وتركه في المواضع الأخرى «تخلقونه» أي المني بشرا «أم نحن الخالقون».
Elmalılı Hamdi YazırAranızda ölümü takdir eden biziz ve bizim önümüze geçilmez
«نحن قدَّرنا» بالتشديد والتخفيف «بينكم الموت وما نحن بمسبوقين» بعاجزين.
Elmalılı Hamdi YazırBöylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir yaratılışta tekrar var edelim diye (böyle yapıyoruz)
«على» عن «أن نبدل» نجعل «أمثالكم» مكانكم «وننشئكم» نخلقكم «في مالا تعلمون» من الصور كالقردة والخنازير.
Elmalılı Hamdi YazırAndolsun, ilk yaratılışı bildiniz. Düşünüp ibret almanız gerekmez mi
«ولقد علمتم النّشاءَةَ الأولى» وفي قراءة بسكون الشين «فلولا تذكرون» فيه إدغام التاء الثانية في الأصل في الذال.
Elmalılı Hamdi YazırEktiğinizi gördünüz mü
«أفرأيتم ما تحرثون» تثيرون في الأرض وتلقون البذر فيها.
Elmalılı Hamdi YazırOnu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz
«أأنتم تزرعونه» تنبتونه «أم نحن الزارعون».
Elmalılı Hamdi YazırDileseydik, onu kuru bir çöp yapardık. Hayret eder dururdunuz
«لو نشاء لجعلناه حطاما» نباتا يابسا لا حب فيه «فظلتم» أصله ظللتم بكسر اللام حذفت تخفيفا أي أقمتم نهارا «تفكهون» حذفت منه إحدى التاءين في الأصل تعجبون من ذلك وتقولون.
Elmalılı Hamdi YazırDoğrusu borç altına girdik
«إنا لمغرمون» نفقة زرعنا.
Elmalılı Hamdi YazırDoğrusu, biz yoksul bırakıldık" (derdiniz)
«بل نحن محرومون» ممنوعون رزقنا.
Elmalılı Hamdi Yazırİçtiğiniz suya baktınız mı
«أفرأيتم الماء الذي تشربون».
Elmalılı Hamdi YazırBuluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz
«أأنتم أنزلتموه من المزن» السحاب جمع مزنة «أم نحن المنزلون».
Elmalılı Hamdi YazırDileseydik onu tuzlu yapardık. O halde şükretseniz ya
«لو نشاء جعلناه أجاجا» ملحا لا يمكن شربه «فلولا» هلا «تشكرون».
Elmalılı Hamdi YazırYaktığınız ateşi gördünüz mü
«أفرأيتم النار التي تورون» تُخرجون من الشجر الأخضر.
Elmalılı Hamdi YazırOnun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz
«أأنتم أنشأتم شجرتها» كالمرخ والعفار والكلخ «أم نحن المنشئون».
Elmalılı Hamdi YazırBiz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık
«نحن جعلناها تذكرة» لنار جهنم «ومتاعا» بُلْغَة «للمقوين» للمسافرين من أقوى القوم: أي صاروا بالقوى بالقصر والمد أي القفر وهو مفازة لا نبات فيها ولا ماء.
Elmalılı Hamdi YazırÖyleyse büyük Rabbinin adını yücelt
«فسبح» نزه «باسم» زائدة «ربك العظيم» الله.
Elmalılı Hamdi YazırHayır, yıldızların yerlerine yemin ederim
«فلا أقسم» لا زائدة «بمواقع النجوم» بمساقطها لغروبها.
Elmalılı Hamdi YazırBilirseniz bu büyük bir yemindir
«وإنه» أي القسم بها «لقسم لو تعلمون عظيم» لو كنتم من ذوي العلم لعلمتم عظم هذا القسم.
Elmalılı Hamdi YazırO, elbette şerefli bir Kur'ân'dır
«إنه» أي المتلو عليكم «لقرآن كريم».
Elmalılı Hamdi YazırKorunmuş bir kitaptadır
«في كتاب» مكتوب «مكنون» مصون وهو المصحف.
Elmalılı Hamdi YazırOna temizlenenlerden başkası el süremez
«لايمسّه» خبر بمعنى النهي «إلا المطهرون» الذين طهروا أنفسهم من الأحداث.
Elmalılı Hamdi Yazırâlemlerin Rabbinden indirilmiştir
«تنزيل» منزل «من رب العالمين».
Elmalılı Hamdi YazırŞimdi siz bu sözü mü küçümsüyorsunuz
«أفبهذا الحديث» القرآن «أنتم مدهنون» متهاونون مكذبون.
Elmalılı Hamdi YazırRızkınızı, yalanlamanızdan ibaret mi kılıyorsunuz
«وتجعلون رزقكم» من المطر، أي شكره «أنكم تكذبون» بسقيا الله حيث قلتم مطرنا بنوء كذا.
Elmalılı Hamdi YazırCan boğaza dayandığı zaman
«فلولا» فهلا «إذا بلغت» الروح وقت النزع «الحلقوم» هو مجرى الطعام.
Elmalılı Hamdi YazırKi o zaman siz (ölmek üzere olana) bakar durursunuz
«وأنتم» يا حاضري الميت «حينئذ تنظرون» إليه.
Elmalılı Hamdi YazırBiz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz
«ونحن أقرب إليه منكم» بالعلم «ولكن لا تبصرون» من البصيرة، أي لا تعلمون ذلك.
Elmalılı Hamdi YazırEğer cezalandırılmayacak iseniz
«فلولا» فهلا «إن كنتم غير مدينين» مجزيين بأن تبعثوا، أي غير مبعوثين بزعمكم.
Elmalılı Hamdi YazırOnu geri çevirsenize; şayet iddianızda doğru iseniz
«ترجعونها» تردون الروح إلى الجسد بعد بلوغ الحلقوم «إن كنتم صادقين» فيما زعمتم فلولا الثانية تأكيد للأولى وإذا ظرف لترجعون المتعلق به الشرطان والمعنى: هلا ترجعونها إن نفيتم البعث صادقين في نفيه، أي لينتفي عن محلها الموت كالبعث.
Elmalılı Hamdi YazırFakat ölen kişiye gelince, eğer o rahmete yaklaştırılanlardan ise
«فأما إن كان» الميت «من المقربين».
Elmalılı Hamdi YazırOna rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır
«فروْح» أي فله استراحة «وريحان» رزق حسن «وجنة نعيم» وهل الجواب لأما أو لإن أو لهما؟ أقوال.
Elmalılı Hamdi YazırEğer O, sağın adamlarından ise
«وأما إن كان من أصحاب اليمين».
Elmalılı Hamdi Yazır(Ey sağcı), sana sağcılardan selam
«فسلام لك» أي له السلامة من العذاب «من أصحاب اليمين» من جهة أنه منهم.
Elmalılı Hamdi YazırAma yalanlayıcı sapıklardan ise
«وأما إن كان من المكذبين الضالين».
Elmalılı Hamdi Yazırİşte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır
(فنزل من حميم) من إضافة الموصوف إلى صفته.
Elmalılı Hamdi YazırVe cehenneme atılma vardır
(وتصلية جحيم) من إضافة الموصوف إلى صفته.
Elmalılı Hamdi YazırKesin gerçek budur işte
«إن هذا لهو حق اليقين» من إضافة الموصوف إلى صفته.
Elmalılı Hamdi YazırÖyle ise Rabbini o büyük ismiyle tesbih et
«فسبح باسم ربك العظيم» تقدم.