☪ Anlam Arayışı

63. Al-Munaafiqoon سُورَةُ المُنَافِقُونَ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri

● Med● Kalkale● Ğunne● İhfâ● İdğâm (ğunneli)● İdğâm (ğunnesiz)● İklâb● Okunmayan harf

Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
63:1 📚 6
إِذَا جَآءَكَ ٱلْمُنَـٰفِقُونَ قَالُواْ نَشْهَدُ إِنَّكَ لَرَسُولُ ٱللَّهِ‌ۗ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ إِنَّكَ لَرَسُولُهُۥ وَٱللَّهُ يَشْهَدُ إِنَّ ٱلْمُنَـٰفِقِينَ لَكَـٰذِبُونَ
إِذَا
zaman
جَآءَكَ
sana geldikleri
ٱلْمُنَـٰفِقُونَ
münafıklar
قَالُوا۟
derler
نَشْهَدُ
tanıklık ederiz
إِنَّكَ
muhakkak ki senin
لَرَسُولُ
elçisi olduğuna
ٱللَّهِ ۗ
Allah'ın
وَٱللَّهُ
ve Allah
يَعْلَمُ
bilir (ki)
إِنَّكَ
sen muhakkak
لَرَسُولُهُۥ
onun elçisisin
وَٱللَّهُ
ve Allah
يَشْهَدُ
tanıklık eder
إِنَّ
şüphesiz
ٱلْمُنَـٰفِقِينَ
münafıkların
لَكَـٰذِبُونَ
yalancılıklarına

Saheeh InternationalWhen the hypocrites come to you, [O Muhammad], they say, "We testify that you are the Messenger of Allah." And Allah knows that you are His Messenger, and Allah testifies that the hypocrites are liars

Ali BulaçMünafıklar sana geldikleri zaman: "Biz gerçekten şehadet ederiz ki, sen kesin olarak Allah'ın elçisisin" dediler. Allah da bilir ki sen elbette O'nun elçisisin. Allah, şüphesiz münafıkların yalan söylediklerine şahidlik eder

63:2
ٱتَّخَذُوٓاْ أَيْمَـٰنَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ‌ۚ إِنَّهُمْ سَآءَ مَا كَانُواْ يَعْمَلُونَ
ٱتَّخَذُوٓا۟
yaptılar
أَيْمَـٰنَهُمْ
yeminlerini
جُنَّةًۭ
kalkan
فَصَدُّوا۟
engel oldular
عَن
yolundan
سَبِيلِ
(the) Way
ٱللَّهِ ۚ
Allah'ın
إِنَّهُمْ
elbette onların
سَآءَ
ne kötüdür
مَا
şeyler
كَانُوا۟
oldukları
يَعْمَلُونَ
yapmış

Saheeh InternationalThey have taken their oaths as a cover, so they averted [people] from the way of Allah. Indeed, it was evil that they were doing

Ali BulaçOnlar, yeminlerini bir siper edinip Allah'ın yolundan alıkoydular. Doğrusu ne kötü şey yapıyorlar

63:3
ذَٲلِكَ بِأَنَّهُمْ ءَامَنُواْ ثُمَّ كَفَرُواْ فَطُبِعَ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ
ذَٰلِكَ
bu
بِأَنَّهُمْ
onların sebebiyledir
ءَامَنُوا۟
inanmaları
ثُمَّ
sonra da
كَفَرُوا۟
inkar etmeleri
فَطُبِعَ
bu yüzden mühürlendi
عَلَىٰ
üzeri
قُلُوبِهِمْ
kalblerinin
فَهُمْ
artık onlar
لَا
anlamazlar
يَفْقَهُونَ
understand

Saheeh InternationalThat is because they believed, and then they disbelieved; so their hearts were sealed over, and they do not understand

Ali BulaçBu, onların iman etmeleri sonra inkar etmeleri dolayısıyla böyledir. Böylece kalplerinin üzerini mühürlemiştir, artık onlar kavrayamazlar

63:4 📚 2
۞ وَإِذَا رَأَيْتَهُمْ تُعْجِبُكَ أَجْسَامُهُمْ‌ۖ وَإِن يَقُولُواْ تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْ‌ۖ كَأَنَّهُمْ خُشُبٌ مُّسَنَّدَةٌ‌ۖ يَحْسَبُونَ كُلَّ صَيْحَةٍ عَلَيْهِمْ‌ۚ هُمُ ٱلْعَدُوُّ فَٱحْذَرْهُمْ‌ۚ قَـٰتَلَهُمُ ٱللَّهُ‌ۖ أَنَّىٰ يُؤْفَكُونَ
۞ وَإِذَا
ve zaman
رَأَيْتَهُمْ
onları gördüğün
تُعْجِبُكَ
hoşuna gider
أَجْسَامُهُمْ ۖ
cisimleri
وَإِن
ve eğer
يَقُولُوا۟
konuşsalar
تَسْمَعْ
dinlersin
لِقَوْلِهِمْ ۖ
sözlerini
كَأَنَّهُمْ
onlar gibidirler
خُشُبٌۭ
odunlar
مُّسَنَّدَةٌۭ ۖ
dayatılmış
يَحْسَبُونَ
sanırlar
كُلَّ
her
صَيْحَةٍ
bağırtıyı
عَلَيْهِمْ ۚ
kendi aleyhlerinde
هُمُ
onlar
ٱلْعَدُوُّ
düşmandır
فَٱحْذَرْهُمْ ۚ
onlardan sakın
قَـٰتَلَهُمُ
onları kahretsin
ٱللَّهُ ۖ
Allah
أَنَّىٰ
nasıl da?
يُؤْفَكُونَ
döndürülüyorlar

Saheeh InternationalAnd when you see them, their forms please you, and if they speak, you listen to their speech. [They are] as if they were pieces of wood propped up - they think that every shout is against them. They are the enemy, so beware of them. May Allah destroy them; how are they deluded

Ali BulaçSen onları gördüğün zaman cüsseli yapıları beğenini kazanmaktadır. Konuştukları zaman da onları dinlersin. (Oysa) Sanki onlar (sütun gibi) dayandırılmış ahşap-kütük gibidirler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) Her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar düşmandırlar, bu yüzden onlardan kaçınıp-sakının. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar

63:5
وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ تَعَالَوْاْ يَسْتَغْفِرْ لَكُمْ رَسُولُ ٱللَّهِ لَوَّوْاْ رُءُوسَهُمْ وَرَأَيْتَهُمْ يَصُدُّونَ وَهُم مُّسْتَكْبِرُونَ
وَإِذَا
ve zaman
قِيلَ
dendiği
لَهُمْ
onlara
تَعَالَوْا۟
gelin
يَسْتَغْفِرْ
mağfiret dilesin
لَكُمْ
sizin için
رَسُولُ
Elçisi
ٱللَّهِ
Allah'ın
لَوَّوْا۟
çevirirler
رُءُوسَهُمْ
başlarını
وَرَأَيْتَهُمْ
ve onları görürsün
يَصُدُّونَ
yüz çevirdiklerini
وَهُم
ve onlar
مُّسْتَكْبِرُونَ
büyüklük taslarlar

Saheeh InternationalAnd when it is said to them, "Come, the Messenger of Allah will ask forgiveness for you," they turn their heads aside and you see them evading while they are arrogant

Ali BulaçOnlara: "Gelin Allah'ın Resûlü sizin için mağfiret (bağışlanma) dilesin," denildiği zaman başlarını yana çevirdiler. Sen, onların büyüklük taslamışlar olarak yüz çevirmekte olduklarını görürsün

63:6 📚 2
سَوَآءٌ عَلَيْهِمْ أَسْتَغْفَرْتَ لَهُمْ أَمْ لَمْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ لَن يَغْفِرَ ٱللَّهُ لَهُمْ‌ۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْفَـٰسِقِينَ
سَوَآءٌ
eşittir
عَلَيْهِمْ
onlara
أَسْتَغْفَرْتَ
mağfiret dilesen de
لَهُمْ
onlar için
أَمْ
ya da
لَمْ
mağfiret dilemesen de
تَسْتَغْفِرْ
ask forgiveness
لَهُمْ
onlar için
لَن
asla
يَغْفِرَ
bağışlamayacaktır
ٱللَّهُ
Allah
لَهُمْ ۚ
onları
إِنَّ
çünkü
ٱللَّهَ
Allah
لَا
yola iletmez
يَهْدِى
guide
ٱلْقَوْمَ
topluluğu
ٱلْفَـٰسِقِينَ
yoldan çıkan

Saheeh InternationalIt is all the same for them whether you ask forgiveness for them or do not ask forgiveness for them; never will Allah forgive them. Indeed, Allah does not guide the defiantly disobedient people

Ali BulaçSenin onlar adına mağfiret dilemen ile mağfiret dilememen onlar için birdir. Allah, onlara kesin olarak mağfiret etmeyecektir. Şüphesiz Allah, fasık bir kavme hidayet vermez

63:7 📚 5
هُمُ ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ لَا تُنفِقُواْ عَلَىٰ مَنْ عِندَ رَسُولِ ٱللَّهِ حَتَّىٰ يَنفَضُّواْ‌ۗ وَلِلَّهِ خَزَآئِنُ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَـٰكِنَّ ٱلْمُنَـٰفِقِينَ لَا يَفْقَهُونَ
هُمُ
onlar
ٱلَّذِينَ
ki
يَقُولُونَ
diyorlar
لَا
bir şey vermeyin
تُنفِقُوا۟
spend
عَلَىٰ
bulunanlara
مَنْ
(those) who
عِندَ
yanında
رَسُولِ
Elçisinin
ٱللَّهِ
Allah'ın
حَتَّىٰ
dağılıp gitsinler
يَنفَضُّوا۟ ۗ
they disband
وَلِلَّهِ
Allah'ındır
خَزَآئِنُ
hazineleri
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
göklerin
وَٱلْأَرْضِ
ve yerin
وَلَـٰكِنَّ
fakat
ٱلْمُنَـٰفِقِينَ
münafıklar
لَا
anlamazlar
يَفْقَهُونَ
understand

Saheeh InternationalThey are the ones who say, "Do not spend on those who are with the Messenger of Allah until they disband." And to Allah belongs the depositories of the heavens and the earth, but the hypocrites do not understand

Ali BulaçOnlar ki: "Allah'ın Resûlü yanında bulunanlara hiçbir infak (harcama)da bulunmayın, sonunda dağılıp gitsinler," derler. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır. Ancak münafıklar kavramıyorlar

63:8 📚 5
يَقُولُونَ لَئِن رَّجَعْنَآ إِلَى ٱلْمَدِينَةِ لَيُخْرِجَنَّ ٱلْأَعَزُّ مِنْهَا ٱلْأَذَلَّ‌ۚ وَلِلَّهِ ٱلْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِۦ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَلَـٰكِنَّ ٱلْمُنَـٰفِقِينَ لَا يَعْلَمُونَ
يَقُولُونَ
diyorlar ki
لَئِن
andolsun eğer
رَّجَعْنَآ
dönersek
إِلَى
Medine'ye
ٱلْمَدِينَةِ
Al-Madinah
لَيُخْرِجَنَّ
mutlaka çıkaracaktır
ٱلْأَعَزُّ
üstün olan
مِنْهَا
oradan
ٱلْأَذَلَّ ۚ
alçak olanı
وَلِلَّهِ
Allah'a mahsustur
ٱلْعِزَّةُ
üstünlük
وَلِرَسُولِهِۦ
ve Elçisine
وَلِلْمُؤْمِنِينَ
ve ve mü'minlere
وَلَـٰكِنَّ
fakat;
ٱلْمُنَـٰفِقِينَ
münafıklar
لَا
bilmezler
يَعْلَمُونَ
know

Saheeh InternationalThey say, "If we return to al-Madinah, the more honored [for power] will surely expel therefrom the more humble." And to Allah belongs [all] honor, and to His Messenger, and to the believers, but the hypocrites do not know

Ali BulaçDerler ki, "Andolsun, Medine'ye bir dönecek olursak, gücü ve onuru çok olan, düşkün ve zayıf olanı elbette oradan sürüp-çıkaracaktır." Oysa izzet (güç, onur ve üstünlük) Allah'ın, O'nun Resûlü’nün ve mü'minlerindir. Ancak münafıklar bilmiyorlar

63:9 📚 4
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تُلْهِكُمْ أَمْوَٲلُكُمْ وَلَآ أَوْلَـٰدُكُمْ عَن ذِكْرِ ٱللَّهِ‌ۚ وَمَن يَفْعَلْ ذَٲلِكَ فَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَـٰسِرُونَ
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
لَا
sizi alıkoymasın
تُلْهِكُمْ
divert you
أَمْوَٰلُكُمْ
mallarınız
وَلَآ
ve ne de
أَوْلَـٰدُكُمْ
çocuklarınız
عَن
anmaktan
ذِكْرِ
(the) remembrance
ٱللَّهِ ۚ
Allah'ı
وَمَن
ve kim
يَفْعَلْ
yaparsa
ذَٰلِكَ
bunu
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
işte
هُمُ
onlar
ٱلْخَـٰسِرُونَ
ziyana uğrayanlardır

Saheeh InternationalO you who have believed, let not your wealth and your children divert you from remembrance of Allah. And whoever does that - then those are the losers

Ali BulaçEy iman edenler, ne mallarınız, ne çocuklarınız sizi Allah'ı zikretmekten 'tutkuya kaptırarak-alıkoymasın'; kim böyle yaparsa, artık onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir

63:10 📚 8
وَأَنفِقُواْ مِن مَّا رَزَقْنَـٰكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ أَحَدَكُمُ ٱلْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَآ أَخَّرْتَنِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ فَأَصَّدَّقَ وَأَكُن مِّنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ
وَأَنفِقُوا۟
sadaka verin
مِن
0
مَّا
what
رَزَقْنَـٰكُم
size verdiğimiz rızıktan
مِّن
önce
قَبْلِ
before
أَن
gelmeden
يَأْتِىَ
comes
أَحَدَكُمُ
birinize
ٱلْمَوْتُ
ölüm
فَيَقُولَ
ve demeden
رَبِّ
Rabbim
لَوْلَآ
keşke
أَخَّرْتَنِىٓ
beni erteleseydin
إِلَىٰٓ
kadar
أَجَلٍۢ
bir süreye
قَرِيبٍۢ
yakın
فَأَصَّدَّقَ
sadaka verseydim
وَأَكُن
ve olsaydım
مِّنَ
iyilerden
ٱلصَّـٰلِحِينَ
the righteous

Saheeh InternationalAnd spend [in the way of Allah] from what We have provided you before death approaches one of you and he says, "My Lord, if only You would delay me for a brief term so I would give charity and be among the righteous

Ali BulaçSizden birinize ölüm gelip de: "Rabbim, beni yakın bir süreye (ecele) kadar geciktirsen ben de böylece sadaka versem ve salihlerden olsam" demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin

63:11 📚 2
وَلَن يُؤَخِّرَ ٱللَّهُ نَفْسًا إِذَا جَآءَ أَجَلُهَا‌ۚ وَٱللَّهُ خَبِيرُۢ بِمَا تَعْمَلُونَ
وَلَن
ve asla
يُؤَخِّرَ
ertelemez
ٱللَّهُ
Allah
نَفْسًا
hiçbir canı
إِذَا
geldiğinde
جَآءَ
has come
أَجَلُهَا ۚ
süresi
وَٱللَّهُ
ve Allah
خَبِيرٌۢ
haber alandır
بِمَا
şeyleri
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız

Saheeh InternationalBut never will Allah delay a soul when its time has come. And Allah is Acquainted with what you do

Ali BulaçOysa Allah, kendi eceli gelmiş bulunan hiçbir kimseyi kesinlikle ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır

← Önceki Sonraki →

63. Al-Munaafiqoon Suresi | Anlam Arayışı