68. Al-Qalam سُورَةُ القَلَمِ
Süleyman AteşNun. Kaleme ve (kalemle) yazdıklarına andolsun
Süleyman AteşSen, Rabbinin ni'metiyle cinlenmiş (deli) değilsin
Süleyman AteşSenin için kesintisiz bir mükafat vardır
Süleyman Ateş(Sen de) Göreceksin, onlar da görecekler
Süleyman AteşHanginizin fitnelenmiş (cin çarpmış delirmiş) olduğunu
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbin, kim(ler)in kendi yolundan saptığını ve kimlerin yolda olduğunu en iyi bilen O'dur
Süleyman Ateşİstediler ki, sen yağcılık yapasın da onlar da yağcılık yapsınlar (sana yumuşak davransınlar)
Süleyman AteşŞunların hiçbirine ita'at etme: Yemin edip duran aşağılık
Süleyman AteşMal ve oğullar sahibi olmuş diye (yolunu şaşırmış)
Süleyman AteşKendisine ayetlerimiz okunduğu zaman: "Eskilerin masalları" der
Süleyman AteşBiz onu burnunun üzerine damga vurup işaretleyeceğiz
Süleyman AteşBiz bunlara da bela verdik, şu bahçe sahiplerine bela verdiğimiz gibi: Hani onlar, sabah olunca bahçeyi mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi
Süleyman Ateşİstisna da etmiyorlar(Allah dilerse biçeriz demiyorlar)dı
Süleyman AteşFakat onlar uyurlarken hemen (gönderilen) dolaşıcı bir bela, onu sardı da
Süleyman AteşBahçe simsiyah kesiliverdi
Süleyman AteşSabahleyin birbirlerine seslendiler
Süleyman AteşHaydi devşirecekseniz erkenden ekininize gidin diye
Süleyman AteşDerken yürüdüler; fısıldaşıyorlardı
Süleyman AteşSakın, bugün hiçbir yoksul bahçeye girip yanınıza sokulmasın diye
Süleyman AteşDevşirebileceklerini umarak erkenden gittiler
Süleyman AteşFakat bahçeyi görünce: "Herhalde biz yolu şaşırdık." dediler
Süleyman AteşOrta(yolda giden iyi)leri: "Ben size demedim mi? Rabbinizi tesbih etmeniz gerekmez miydi?" dedi
Süleyman AteşRabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zulmedenlermişiz! dediler
Süleyman AteşDönüp birbirlerini kınamağa başladılar
Süleyman AteşYazık bize, dediler, biz azgınlarmışız
Süleyman AteşBelki Rabbimiz, bize onun yerine ondan daha iyisini verir. Biz Rabbimize yönelir, O'ndan umarız. It may be that our Lord will give us better than this in place thereof. Lo! we beseech our Lord
Süleyman Ateşİşte azab böyledir. Ahiret azabı ise daha büyüktür, keşke bilselerdi
Süleyman AteşKorunanlar için de Rableri katında ni'met bahçeleri vardır
Süleyman AteşBiz müslümanları suçlular gibi yapar mıyız hiç
Süleyman AteşYoksa sizin bir Kitabınız var da onda mı (bu hükümleri) okuyorsunuz
Süleyman AteşOnda istediğiniz her şeyi buluyorsunuz
Süleyman AteşYoksa sizin istediğiniz hükmü verebileceğinize dair, kıyamete kadar sürecek andlarınız mı var üzerimizde
Süleyman AteşSor onlara: Onların hangisi buna kefil olacak
Süleyman AteşYoksa kendilerinin ortakları mı var? Doğru iseler ortaklarını çağırsınlar
Süleyman AteşBacaktan açılacağı (paçanın sıvanacağı, işlerin güçleşeceği) ve secdeye da'vet edilecekleri gün (secde) edemezler
Süleyman AteşGözleri düşük olarak yüzlerini bir zillet kaplar. Onlar sağlam iken de secdeye da'vet edilirler(fakat secde etmezler)di
Süleyman AteşBu sözü yalanlayanı bana bırak; onları bilmedikleri yerden derece derece (azaba) yaklaştıracağız
Süleyman AteşOnlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım sağlamdır (onu kimse bozamaz)
Süleyman AteşYoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır borç altında mı kalıyorlar
Süleyman AteşYoksa gayb (görünmez bilgi hazinesi), kendi yanlarında da onlar mı (istedikleri gibi) yazıyorlar
Süleyman AteşSen Rabbinin hükmüne sabret, balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, sıkıntıdan yutkunarak (Allah'a) seslenmişti
Süleyman AteşEğer Rabbinden ona bir ni'met yetişmeseydi, yerilerek çıplak bir yere atılırdı
Süleyman AteşFakat Rabbi onun du'asını kabul etti de onu Salih(iyi insan)lardan yaptı
Süleyman AteşO inkar edenler Zikr(Kur'an)'ı işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. "O mecnundur" diyorlardı
Süleyman AteşHalbuki o, alemler için uyarıdan başka bir şey değildir