72. Al-Jinn سُورَةُ الجِنِّ
Yusuf AliSay: It has been revealed to me that a company of Jinns listened (to the Qur'an). They said, 'We have really heard a wonderful Recital
Ali BulaçDe ki: "Bana gerçekten şu vahyolundu: Cinlerden bir grup dinleyip de şöyle demişler: -Doğrusu biz, (büyük) hayranlık uyandıran bir Kur'an dinledik
Yusuf AliIt gives guidance to the Right, and we have believed therein: we shall not join (in worship) any (gods) with our Lord
Ali BulaçO (Kur'an), 'gerçeğe ve doğruya' yöneltip-iletiyor. Bu yüzden ona iman ettik. Bundan böyle Rabbimiz'e hiç kimseyi ortak koşmayacağız
Yusuf AliAnd Exalted is the Majesty of our Lord: He has taken neither a wife nor a son
Ali BulaçElbette, Rabbimiz'in şanı Yücedir. O, ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk
Yusuf AliThere were some foolish ones among us, who used to utter extravagant lies against God
Ali BulaçDoğrusu şu: Bizim beyinsizlerimiz, Allah'a karşı 'bir sürü saçma şeyler' söylemişler
Yusuf AliBut we do think that no man or spirit should say aught that untrue against God
Ali BulaçOysa biz, insanların ve cinlerin Allah'a karşı asla yalan söylemeyeceklerini sanmıştık
Yusuf AliTrue, there were persons among mankind who took shelter with persons among the Jinns, but they increased them in folly
Ali BulaçBir de şu gerçek var: İnsanlardan bazı adamlar, cinlerden bazı adamlara sığınırlardı. Öyle ki, onların azgınlıklarını arttırırlardı
Yusuf AliAnd they (came to) think as ye thought, that God would not raise up any one (to Judgment)
Ali BulaçVe onlar, sizin de sandığınız gibi Allah'ın hiç kimseyi kesin olarak diriltmeyeceğini sanmışlardı
Yusuf AliAnd we pried into the secrets of heaven; but we found it filled with stern guards and flaming fires
Ali BulaçDoğrusu biz göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla kaplı (doldurulmuş) bulduk
Yusuf AliWe used, indeed, to sit there in (hidden) stations, to (steal) a hearing; but any who listen now will find a flaming fire watching him in ambush
Ali BulaçOysa gerçekte biz, dinlemek için onun oturma yerlerinde otururduk. Ama şimdi kim dinleyecek olsa, (hemen) kendisini izleyen bir şihab bulur
Yusuf AliAnd we understand not whether ill is intended to those on earth, or whether their Lord (really) intends to guide them to right conduct
Ali BulaçDoğrusu bilmiyoruz; yeryüzünde olanlara bir kötülük mü istendi, yoksa Rableri kendileri için (doğruya iletici) bir hayır mı diledi
Yusuf AliThere are among us some that are righteous, and some the contrary: we follow divergent paths
Ali BulaçGerçek şu ki, bizden salih olanlar vardır ve bunun dışında (ya da aşağısında) olanlar da. Biz türlü türlü yolların fırkaları olmuşuz
Yusuf AliBut we think that we can by no means frustrate God throughout the earth, nor can we frustrate Him by flight
Ali BulaçBiz şüphesiz, Allah'ı yeryüzünde asla aciz bırakamıyacağımızı, kaçmak suretiyle de O’nu hiçbir şekilde aciz bırakamıyacağımızı anladık
Yusuf AliAnd as for us, since we have listened to the Guidance, we have accepted it: and any who believes in his Lord has no fear, either of a short (account) or of any injustice
Ali BulaçElbette biz, o yol gösterici (Kur'an'ı) işitince, ona iman ettik. Artık kim Rabbine iman ederse, o ne (ecrinin) eksileceğinden korkar ve ne de haksızlığa uğrayacağından
Yusuf AliAmongst us are some that submit their wills (to God), and some that swerve from justice. Now those who submit their wills - they have sought out (the path) of right conduct
Ali BulaçVe elbette bizden Müslüman olanlar da var, zulmedenler de. İşte (Allah'a) teslim olanlar, artık onlar 'gerçeği ve doğruyu' araştırıp-bulanlardır
Yusuf AliBut those who swerve,- they are (but) fuel for Hell-fire
Ali BulaçZulmedenler ise, onlar da cehennem için odun olmuşlardır
Yusuf Ali(And God's Message is): "If they (the Pagans) had (only) remained on the (right) Way, We should certainly have bestowed on them Rain in abundance
Ali BulaçEğer onlar (insanlar ve cinler), yol üzerinde 'dosdoğru bir istikamet tuttursalardı', mutlaka Biz onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik
Yusuf AliThat We might try them by that (means). But if any turns away from the remembrance of his Lord, He will cause him to undergo a severe Penalty
Ali BulaçKi, kendilerini bununla denemek için. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Allah), onu 'gittikçe şiddeti artan' bir azaba sürükler
Yusuf AliAnd the places of worship are for God (alone): So invoke not any one along with God
Ali BulaçŞüphesiz mescidler, (yalnızca) Allah'a aittir. Öyleyse, Allah ile beraber başka hiçbir şeye (ve kimseye) kulluk etmeyin (dua etmeyin, tapmayın)
Yusuf AliYet when the Devotee of God stands forth to invoke Him, they just make round him a dense crowd
Ali BulaçŞu bir gerçek ki, Allah'ın kulu (olan Muhammed,) O'na dua (ibadet ve kulluk) için kalktığında, onlar (müşrikler,) neredeyse çevresinde keçeleşeceklerdi
Yusuf AliSay: "I do no more than invoke my Lord, and I join not with Him any (false god)
Ali BulaçDe ki: "Ben gerçekten, yalnızca Rabbime dua ediyorum ve O'na hiç kimseyi (ve hiçbir şeyi) ortak koşmuyorum
Yusuf AliSay: "It is not in my power to cause you harm, or to bring you to right conduct
Ali BulaçDe ki: "Doğrusu ben, sizin için ne bir zarar, ne de bir yarar (irşad) sağlayabilirim
Yusuf AliSay: "No one can deliver me from God (If I were to disobey Him), nor should I find refuge except in Him
Ali BulaçDe ki: "Muhakkak beni Allah'tan (gelebilecek bir azaba karşı) hiç kimse asla kurtaramaz ve O'nun dışında asla bir sığınak da bulamam
Yusuf AliUnless I proclaim what I receive from God and His Messages: for any that disobey God and His Apostle,- for them is Hell: they shall dwell therein for ever
Ali Bulaç(Benim görevim,) Yalnızca Allah'tan olanı ve O'nun gönderdiklerini tebliğ etmektir. Kim Allah'a ve O'nun elçisine isyan ederse, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere onun için cehennem ateşi vardır
Yusuf AliAt length, when they see (with their own eyes) that which they are promised,- then will they know who it is that is weakest in (his) helper and least important in point of numbers
Ali BulaçSonunda onlar, kendilerine vadedileni gördükleri zaman, yardımcı olmak bakımından kim daha zayıfmış ve sayı bakımından kim daha azmış artık öğrenmiş olacaklardır
Yusuf AliSay: "I know not whether the (Punishment) which ye are promised is near, or whether my Lord will appoint for it a distant term
Ali BulaçDe ki: "Bilmiyorum, size vadedilen (kıyamet ve azap) yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur
Yusuf AliHe (alone) knows the Unseen, nor does He make any one acquainted with His Mysteries
Ali BulaçO, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz)
Yusuf AliExcept an apostle whom He has chosen: and then He makes a band of watchers march before him and behind him
Ali BulaçAncak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduğu (seçtikleri kimseler) başka. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına izleyici (gözetleyici)ler dizer
Yusuf AliThat He may know that they have (truly) brought and delivered the Messages of their Lord: and He surrounds (all the mysteries) that are with them, and takes account of every single thing
Ali BulaçÖyle ki onların, Rablerinden gelen risaleti (insanlara gönderilenleri) tebliğ ettiklerini bilsin. (Allah,) onların nezdinde olanları sarıp-kuşatmış ve herşeyi sayı olarak da sayıp-tespit etmiştir