☪ Anlam Arayışı

74. Al-Muddaththir سُورَةُ المُدَّثِّرِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
74:1
يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡمُدَّثِّرُ

Elmalılı Hamdi YazırEy örtüsüne bürünen (Peygamber)

Diyanet İşleri MealiEy örtüye bürünen

Ali BulaçEy bürünüp örtünen

74:2
قُمۡ فَأَنذِرۡ

Elmalılı Hamdi YazırKalk artık uyar

Diyanet İşleri MealiKalk da uyar

Ali BulaçKalk (ve) bundan böyle uyar

74:3
وَرَبَّكَ فَكَبِّرۡ

Elmalılı Hamdi YazırSadece Rabbini yücelt

Diyanet İşleri MealiRabbini yücelt

Ali BulaçRabbini tekbir et (yücelt)

74:4
وَثِيَابَكَ فَطَهِّرۡ

Elmalılı Hamdi YazırElbiseni temizle

Diyanet İşleri MealiGiydiklerini temiz tut

Ali BulaçElbiseni temizle

74:5
وَٱلرُّجۡزَ فَٱهۡجُرۡ

Elmalılı Hamdi YazırPislikten sakın

Diyanet İşleri MealiKötü şeyleri terke devam et

Ali BulaçPislikten kaçınıp-uzaklaş

74:6 📚 5
وَلَا تَمۡنُن تَسۡتَكۡثِرُ

Elmalılı Hamdi YazırYaptığını çok görerek başa kakma

Diyanet İşleri MealiYaptığın iyiliği çok görerek başa kakma

Ali BulaçDaha çok istekte bulunmak için iyilik yapma

74:7
وَلِرَبِّكَ فَٱصۡبِرۡ

Elmalılı Hamdi YazırRabbin için sabret

Diyanet İşleri MealiRabbin için sabret

Ali BulaçRabbin için sabret

74:8 📚 8
فَإِذَا نُقِرَ فِي ٱلنَّاقُورِ

Elmalılı Hamdi YazırO sûra üflendiği zaman

Diyanet İşleri MealiSura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür

Ali BulaçÇünkü o boruya (sur'a) üfürüldüğü zaman

74:9
فَذَٰلِكَ يَوۡمَئِذࣲ يَوۡمٌ عَسِيرٌ

Elmalılı Hamdi Yazırİşte o gün pek zorlu bir gündür

Diyanet İşleri MealiSura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür

Ali Bulaçİşte o gün, zorlu bir gündür

74:10
عَلَى ٱلۡكَٰفِرِينَ غَيۡرُ يَسِيرࣲ‏

Elmalılı Hamdi YazırKâfirler için hiç kolay değildir

Diyanet İşleri MealiSura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür

Ali BulaçKafirler içinse hiç kolay değildir

74:11
ذَرۡنِي وَمَنۡ خَلَقۡتُ وَحِيدࣰ ا

Elmalılı Hamdi YazırTek olarak yarattığım o kimseyi bana bırak

Diyanet İşleri MealiTek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak

Ali BulaçKendisini tek olarak (ve yapayalnız) yarattığım (şu adam)ı Bana bırak

74:12
وَجَعَلۡتُ لَهُۥ مَالࣰ ا مَّمۡدُودࣰ ا

Elmalılı Hamdi YazırHem ona bol servet verdim

Diyanet İşleri MealiTek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak

Ali BulaçKi Ben ona, 'alabildiğine geniş kapsamlı bir mal’ (servet) verdim

74:13
وَبَنِينَ شُهُودࣰ ا

Elmalılı Hamdi YazırHem göz önünde oğullar verdim

Diyanet İşleri MealiTek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak

Ali BulaçGöz önünde-hazır çocuklar (verdim)

74:14
وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمۡهِيدࣰ ا

Elmalılı Hamdi YazırHem ona büyük imkânlar sağladım

Diyanet İşleri MealiTek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak

Ali BulaçVe sayısız imkan ve fırsatları önüne serdim

74:15
ثُمَّ يَطۡمَعُ أَنۡ أَزِيدَ

Elmalılı Hamdi YazırSonra da şiddetle arzu eder ki daha da artırayım

Diyanet İşleri MealiBir de verdiğim nimetten artırmamı umar

Ali BulaçSonra, daha arttırmam için tamah eder (doyumsuz istekte bulunur)

74:16
كَلَّآۖ إِنَّهُۥ كَانَ لِأٓيَٰتِنَا عَنِيدࣰ ا

Elmalılı Hamdi YazırHayır, çünkü o bizim âyetlerimize karşı bir inatçı kesildi

Diyanet İşleri MealiHayır; hayır; çünkü o, Bizim ayetlerimize karşı son derece inatçıdır

Ali BulaçHayır; çünkü o, Bizim ayetlerimize karşı 'kesin bir inatçıdır

74:17
سَأُرۡهِقُهُۥ صَعُودًا

Elmalılı Hamdi YazırBen onu dimdik bir yokuşa sardıracağım

Diyanet İşleri MealiOnu sarp bir yokuşa sardıracağım

Ali BulaçOnu alabildiğine sarp bir yokuşa süreceğim

74:18
إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ

Elmalılı Hamdi YazırÇünkü o bir düşündü, ölçtü, biçti

Diyanet İşleri MealiÇünkü o, düşündü, ölçtü biçti

Ali BulaçÇünkü o, düşündü ve bir ölçü tespit etti

74:19
فَقُتِلَ كَيۡفَ قَدَّرَ

Elmalılı Hamdi YazırKahrolası nasıl da ölçtü, biçti

Diyanet İşleri MealiCanı çıkası, ne biçim ölçüp biçti

Ali BulaçKahrolası, nasıl bir ölçü koydu

74:20
ثُمَّ قُتِلَ كَيۡفَ قَدَّرَ

Elmalılı Hamdi YazırYine kahrolası, nasıl ölçtü biçti

Diyanet İşleri MealiCanı çıkası; sonra yine ne biçim ölçüp biçti

Ali BulaçYine kahrolası, nasıl bir ölçü koydu

74:21
ثُمَّ نَظَرَ

Elmalılı Hamdi YazırSonra baktı

Diyanet İşleri MealiSonra baktı

Ali BulaçSonra bir baktı

74:22
ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ

Elmalılı Hamdi YazırSonra kaşını çattı, surat astı

Diyanet İşleri MealiSonra kaşlarını çattı, suratını aştı

Ali BulaçSonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitti

74:23
ثُمَّ أَدۡبَرَ وَٱسۡتَكۡبَرَ

Elmalılı Hamdi YazırSonra arkasını döndü ve büyüklük tasladı

Diyanet İşleri MealiSonra da sırt çevirip büyüklük tasladı

Ali BulaçSonra da sırt çevirdi ve büyüklük tasladı (istikbar)

74:24
فَقَالَ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا سِحۡرࣱ يُؤۡثَرُ

Elmalılı Hamdi YazırBu, dedi, başka değil öğretilegelen bir sihirdir

Diyanet İşleri MealiBu sadece öğretilegelen bir sihirdir. Bu Kuran yalnızca bir insan sözüdür" dedi

Ali BulaçBöylece: "Bu, yalnızca 'aktarılarak öğrenilen' bir büyüdür" dedi

74:25 📚 3
إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا قَوۡلُ ٱلۡبَشَرِ

Elmalılı Hamdi YazırBu, sadece bir insan sözüdür

Diyanet İşleri MealiBu sadece öğretilegelen bir sihirdir. Bu Kuran yalnızca bir insan sözüdür" dedi

Ali BulaçBu, bir beşer sözünden başkası değildir

74:26
سَأُصۡلِيهِ سَقَرَ

Elmalılı Hamdi YazırBen onu Sekar'a (cehenneme) sokacağım

Diyanet İşleri Mealiİşte bu adamı yakıcı bir ateşe yaslayacağım

Ali BulaçOnu Ben, cehenneme sürükleyip-atacağım

74:27
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا سَقَرُ

Elmalılı Hamdi YazırBilir misin sen, nedir o sekar

Diyanet İşleri MealiYakıcı ateşin ne olduğunu sen nerden bilirsin

Ali BulaçCehennem (sakar) nedir, sen bilir misin

74:28 📚 5
لَا تُبۡقِي وَلَا تَذَرُ

Elmalılı Hamdi YazırNe geriye bir şey kor, ne bırakır

Diyanet İşleri MealiO, ne geri bırakır ne de azabdan vazgeçer

Ali BulaçNe alıkoyar, ne bırakır

74:29
لَوَّاحَةࣱ لِّلۡبَشَرِ

Elmalılı Hamdi YazırDurmadan derileri kavurur

Diyanet İşleri Mealiİnsanın derisini kavurur

Ali BulaçBeşere delicesine susamıştır

74:30 📚 4
عَلَيۡهَا تِسۡعَةَ عَشَرَ

Elmalılı Hamdi YazırÜzerinde ondokuz (melek) vardır

Diyanet İşleri MealiOrada ondokuz bekçi vardır

Ali BulaçOnun üzerinde ondokuz vardır

74:31 📚 3
وَمَا جَعَلۡنَآ أَصۡحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَٰٓئِكَةࣰۖ وَمَا جَعَلۡنَا عِدَّتَهُمۡ إِلَّا فِتۡنَةࣰ لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ لِيَسۡتَيۡقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ وَيَزۡدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِيمَٰنࣰ ا وَلَا يَرۡتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضࣱ وَٱلۡكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلࣰ اۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۚ وَمَا يَعۡلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَۚ وَمَا هِيَ إِلَّا ذِكۡرَىٰ لِلۡبَشَرِ

Elmalılı Hamdi YazırBiz o ateşin muhafızlarını hep melekler yaptık. Bunların sayılarını da ancak kâfirler için bir imtihan kıldık ki, kendilerine kitap verilenler kesin bilgi edinsinler, iman edenlerin de imanı artsın. Kendilerine kitap verilenler ve müminler şüpheye düşmesinler. Kalplerinde hastalık bulunanlarla kâfirler de: "Allah bu misalle ne demek istedi?" desinler. İşte böyle, Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini de yola getirir. Rabbinin ordularını ancak Rabbin bilir. Bu, insanlar için uyarıdan başka bir şey değildir

Diyanet İşleri MealiCehennemin bekçilerini yalnız meleklerden kılmışızdır. Sayılarını bildirmekle de, ancak inkar edenlerin denenmesini ve kendilerine kitap verilenlerin kesin bilgi edinmesini ve inananların da imanlarının artmasını sağladık. Kendilerine kitap verilenler ve inananlar şüpheye düşmesinler. Kalblerinde hastalık bulunanlar ve inkarcılar: "Allah bu misalle neyi muradetti?" desinler. İşte Allah, böylece, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilmez. Bu, insanoğluna bir öğütten ibarettir

Ali BulaçBiz o ateşin koruyucularını meleklerden başkasını kılmadık. Ve onların sayısını inkar edenler için yalnızca bir fitne (konusu) yaptık ki, kendilerine kitap verilenler, kesin bir bilgiyle inansın, iman edenlerin de imanları artsın; kendilerine kitap verilenler ve iman edenler (böylece) kuşkuya kapılmasın. Kalplerinde bir hastalık olanlar ile kafirler de şöyle desin: "Allah, bu örnekle neyi anlatmak istedi?" İşte Allah, dilediğini böyle şaşırtıp-saptırır, dilediğini böyle hidayete erdirir. Rabbinin ordularını Kendisi'nden başka (hiç kimse) bilmez. Bu ise, beşer (insan) için yalnızca bir öğüttür

74:32
كَلَّا وَٱلۡقَمَرِ

Elmalılı Hamdi YazırHayır, andolsun aya

Diyanet İşleri MealiHayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir

Ali BulaçHayır; Ay'a andolsun

74:33
وَٱلَّيۡلِ إِذۡ أَدۡبَرَ

Elmalılı Hamdi YazırDöndüğü an o geceye

Diyanet İşleri MealiHayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir

Ali BulaçDönüp gittiği zaman geceye

74:34 📚 1
وَٱلصُّبۡحِ إِذَآ أَسۡفَرَ

Elmalılı Hamdi YazırVe açtığı sıra o sabaha

Diyanet İşleri MealiHayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir

Ali BulaçAğardığı zaman sabaha

74:35 📚 2
إِنَّهَا لَإِحۡدَى ٱلۡكُبَرِ

Elmalılı Hamdi YazırKuşkusuz o Sekar, büyük belalardan biridir

Diyanet İşleri MealiHayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir

Ali BulaçGerçekten o, büyük (musibet)lerden biridir

74:36
نَذِيرࣰ ا لِّلۡبَشَرِ

Elmalılı Hamdi YazırUyarmak için insanları

Diyanet İşleri MealiHayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir

Ali BulaçBeşer (insan) için bir uyarıdır

74:37 📚 2
لِمَن شَآءَ مِنكُمۡ أَن يَتَقَدَّمَ أَوۡ يَتَأَخَّرَ

Elmalılı Hamdi Yazırİçinizden ileri gitmek veya geri kalmak isteyen kimseleri

Diyanet İşleri MealiHayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir

Ali BulaçSizlerden öne geçmek veya geride kalmak isteyenler için

74:38 📚 7
كُلُّ نَفۡسِۭ بِمَا كَسَبَتۡ رَهِينَةٌ

Elmalılı Hamdi YazırHer nefis kendi kazancına bağlıdır

Diyanet İşleri MealiHerkes kazancına bağlı bir rehindir

Ali BulaçHer nefis, kazandıklarına karşılık bir rehinedir

74:39
إِلَّآ أَصۡحَٰبَ ٱلۡيَمِينِ

Elmalılı Hamdi YazırAncak amel defterleri sağından verilenler hariç

Diyanet İşleri MealiAncak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar

Ali BulaçAncak Ashab-ı Yemin (sağ ehli) hariç

74:40
فِي جَنَّٰتࣲ يَتَسَآءَلُونَ

Elmalılı Hamdi YazırOnlar cennettedirler, sorup dururlar

Diyanet İşleri MealiAncak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar

Ali BulaçOnlar cennetlerdedirler; birbirlerine sorarlar

74:41
عَنِ ٱلۡمُجۡرِمِينَ

Elmalılı Hamdi YazırSuçluların durumunu

Diyanet İşleri MealiAncak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar

Ali BulaçSuçlu-günahkarları

74:42 📚 6
مَا سَلَكَكُمۡ فِي سَقَرَ

Elmalılı Hamdi YazırNedir sizi Sekar'a sokan?" diye

Diyanet İşleri MealiAncak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: "Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?" diye sorarlar

Ali BulaçSizi şu cehenneme sürükleyip-iten nedir

74:43 📚 7
قَالُواْ لَمۡ نَكُ مِنَ ٱلۡمُصَلِّينَ

Elmalılı Hamdi YazırSuçlular der ki: "Biz namaz kılanlardan değildik

Diyanet İşleri MealiOnlar derler ki: "Namaz kılanlardan değildik

Ali BulaçOnlar: "Biz namaz kılanlardan değildik" dediler

74:44 📚 1
وَلَمۡ نَكُ نُطۡعِمُ ٱلۡمِسۡكِينَ

Elmalılı Hamdi YazırYoksula da yedirmezdik

Diyanet İşleri MealiDüşkün kimseyi doyurmuyorduk

Ali BulaçYoksula yedirmezdik

74:45
وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلۡخَآئِضِينَ

Elmalılı Hamdi YazırBoş şeylere dalanlarla dalar giderdik

Diyanet İşleri MealiBatıla dalanlarla biz de dalardık

Ali Bulaç(Batıla ve tutkulara) Dalıp gidenlerle biz de dalar giderdik

74:46 📚 2
وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ

Elmalılı Hamdi YazırCeza gününü yalanlardık

Diyanet İşleri MealiCeza gününü yalanlardık

Ali BulaçDin (hesap ve ceza) gününü yalan sayıyorduk

74:47
حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلۡيَقِينُ

Elmalılı Hamdi YazırNihayet bize ölüm gelip çattı

Diyanet İşleri MealiÖlüm bize o haldeyken geldi

Ali BulaçSonunda yakîn (kesin bir gerçek olan ölüm) gelip bize çattı

74:48
فَمَا تَنفَعُهُمۡ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ

Elmalılı Hamdi YazırArtık onlara şefaatçilerin şefaatı fayda vermez

Diyanet İşleri MealiArtık onlara, şefaatçilerin şefaati fayda vermez

Ali BulaçArtık, şefaat edenlerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz

74:49
فَمَا لَهُمۡ عَنِ ٱلتَّذۡكِرَةِ مُعۡرِضِينَ

Elmalılı Hamdi YazırŞimdi o Kur'ân'dan yüz çevirirlerken ne mazeretleri var

Diyanet İşleri MealiÖyleyken, bunlara ne oluyor ki öğütten yüz çeviriyorlar

Ali BulaçBuna rağmen, bunlara ne oluyor ki öğütten yüz çevirip duruyorlar

74:50
كَأَنَّهُمۡ حُمُرࣱ مُّسۡتَنفِرَةࣱ‏

Elmalılı Hamdi YazırSanki onlar ürkmüş yaban eşekleri

Diyanet İşleri MealiAslandan ürkerek kaçan yabani merkeplere benzerler

Ali BulaçSanki onlar, ürkmüş yaban eşekleri gibidirler

74:51 📚 1
فَرَّتۡ مِن قَسۡوَرَةِۭ

Elmalılı Hamdi YazırArslandan kaçmaktalar

Diyanet İşleri MealiAslandan ürkerek kaçan yabani merkeplere benzerler

Ali BulaçArslandan korkup-kaçmışlar

74:52
بَلۡ يُرِيدُ كُلُّ ٱمۡرِيࣲٕ مِّنۡهُمۡ أَن يُؤۡتَىٰ صُحُفࣰ ا مُّنَشَّرَةࣰ‏

Elmalılı Hamdi YazırHayır, onlardan her kişi kendisine açılmış sayfalar verilmesini istiyor

Diyanet İşleri MealiHayır; her biri önüne açılıvermiş sahifeler verilmesini ister

Ali BulaçHayır; her biri, kendisine açılmış sahifelerin verilmesini ister

74:53
كَلَّاۖ بَل لَّا يَخَافُونَ ٱلۡأٓخِرَةَ

Elmalılı Hamdi YazırYok, yok onlar ahiretten korkmuyorlar

Diyanet İşleri MealiHayır; daha doğrusu ahiretten korkmazlar

Ali BulaçHayır; onlar şüphesiz ahiretten korkmuyorlar

74:54 📚 1
كَلَّآ إِنَّهُۥ تَذۡكِرَةࣱ‏

Elmalılı Hamdi YazırHayır, hayır, O kur'ân kuşkusuz bir öğüttür

Diyanet İşleri MealiHayır; şüphesiz bu Kuran bir öğüttür

Ali BulaçGerçek (şu ki), o (Kur'an,) elbette bir öğüttür

74:55 📚 1
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ

Elmalılı Hamdi YazırDileyen onu düşünür

Diyanet İşleri MealiDileyen kimse öğüt alır

Ali BulaçArtık kim dilerse, öğüt alıp-düşünür

74:56 📚 1
وَمَا يَذۡكُرُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُۚ هُوَ أَهۡلُ ٱلتَّقۡوَىٰ وَأَهۡلُ ٱلۡمَغۡفِرَةِ

Elmalılı Hamdi YazırBununla beraber Allah dilemedikçe onlar öğüt alamazlar. Koruyacak da O'dur, bağışlayacak da

Diyanet İşleri MealiAllah dilemeksizin öğüt alamazlar. O, kendisinden korkulmaya daha layıktır ve bağışlamaya daha ehildir

Ali BulaçAllah dilemedikçe onlar öğüt almazlar; takvanın sahibi (onu kabul etmeye ehil olan) O'dur, mağfiretin sahibi (bağışlamaya ehil olan da) O'dur

← Önceki Sonraki →

74. Al-Muddaththir Suresi | Anlam Arayışı