76. Al-Insaan سُورَةُ الإِنسَانِ
Diyanet İşleri Mealiİnsanoğlu, var edilip bahse değer bir şey olana kadar, şüphesiz, uzun bir zaman geçmemiş midir
Yusuf AliHas there not been over Man a long period of Time, when he was nothing - (not even) mentioned
Diyanet İşleri MealiBiz insanı katışık bir nutfeden yaratmışızdır; onu deneriz; bu yüzden, onun işitmesini ve görmesini sağlamışızdır
Yusuf AliVerily We created Man from a drop of mingled sperm, in order to try him: So We gave him (the gifts), of Hearing and Sight
Diyanet İşleri MealiŞüphesiz ona yol gösterdik; buna kimi şükreder, kimi de nankörlük
Yusuf AliWe showed him the Way: whether he be grateful or ungrateful (rests on his will)
Diyanet İşleri MealiDoğrusu, inkarcılar için zincirler, demir halkalar ve çılgın alevli cehennem hazırladık
Yusuf AliFor the Rejecters we have prepared chains, yokes, and a blazing Fire
Diyanet İşleri MealiŞüphesiz iyiler kafur katılmış bir tastan içerler
Yusuf AliAs to the Righteous, they shall drink of a Cup (of Wine) mixed with Kafur
Diyanet İşleri MealiBu ancak Allah'ın kullarının taşıra taşıra içebileceği bir pınardır
Yusuf AliA Fountain where the Devotees of God do drink, making it flow in unstinted abundance
Diyanet İşleri MealiOnlar verdikleri sözleri yerine getirirler, fenalığı yaygın olan bir günden korkarlar
Yusuf AliThey perform (their) vows, and they fear a Day whose evil flies far and wide
Diyanet İşleri MealiOnlar içleri çektiği halde, yiyeceği yoksula, öksüze ve esire yedirirler
Yusuf AliAnd they feed, for the love of God, the indigent, the orphan, and the captive
Diyanet İşleri MealiBiz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız" derler
Yusuf Ali(Saying),"We feed you for the sake of God alone: no reward do we desire from you, nor thanks
Diyanet İşleri MealiBiz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız" derler
Yusuf AliWe only fear a Day of distressful Wrath from the side of our Lord
Diyanet İşleri MealiAllah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur; onların yüzüne parlaklık ve neşe verir
Yusuf AliBut God will deliver them from the evil of that Day, and will shed over them a Light of Beauty and (blissful) Joy
Diyanet İşleri MealiSabırlarının karşılığı, cennet ve oradaki ipeklerdir
Yusuf AliAnd because they were patient and constant, He will reward them with a Garden and (garments of) silk
Diyanet İşleri MealiOrada tahtlara yaslanırlar; orada yakıcı sıcak ve dondurucu soğuk görmezler
Yusuf AliReclining in the (Garden) on raised thrones, they will see there neither the sun's (excessive heat) nor (the moon's) excessive cold
Diyanet İşleri MealiMeyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış ve onların koparılması kolaylaştırılmıştır
Yusuf AliAnd the shades of the (Garden) will come low over them, and the bunches (of fruit), there, will hang low in humility
Diyanet İşleri MealiÇevrelerinde gümüş kaplar ve billur kaseler dolaştırılır
Yusuf AliAnd amongst them will be passed round vessels of silver and goblets of crystal
Diyanet İşleri MealiBillurları gümüş gibi parlaktır, onları ölçüp ölçüp dağıtırlar
Yusuf AliCrystal-clear, made of silver: they will determine the measure thereof (according to their wishes)
Diyanet İşleri MealiOrada, zencefil karışık bir tasla içirilirler
Yusuf AliAnd they will be given to drink there of a Cup (of Wine) mixed with Zanjabil
Diyanet İşleri MealiO pınara "Selsebil" denir
Yusuf AliA fountain there, called Salsabil
Diyanet İşleri MealiYanlarında ölümsüz gençler dolaşır; onları gördüğünde saçılmış birer inci sanırsın
Yusuf AliAnd round about them will (serve) youths of perpetual (freshness): If thou seest them, thou wouldst think them scattered Pearls
Diyanet İşleri MealiOranın neresine baksan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün
Yusuf AliAnd when thou lookest, it is there thou wilt see a Bliss and a Realm Magnificent
Diyanet İşleri MealiÜzerlerinde ince yeşil ipekli, parlak atlastan elbiseler vardır; gümüş bileziklerle süslenmişlerdir Rableri onlara tertemiz içecekler içirir
Yusuf AliUpon them will be green Garments of fine silk and heavy brocade, and they will be adorned with Bracelets of silver; and their Lord will give to them to drink of a Wine Pure and Holy
Diyanet İşleri Mealiİşte bu sizin işlediklerinizin karşılığıdır, çalışmalarınız şükre değer" denir
Yusuf AliVerily this is a Reward for you, and your Endeavour is accepted and recognised
Diyanet İşleri MealiKuran'ı sana indiren şüphesiz Biziz
Yusuf AliIt is We Who have sent down the Qur'an to thee by stages
Diyanet İşleri MealiRabbinin hükmüne kadar sabret; onların günah işleyen ve inkarcı olanlarına uyma
Yusuf AliTherefore be patient with constancy to the Command of thy Lord, and hearken not to the sinner or the ingrate among them
Diyanet İşleri MealiRabbinin adını sabah akşam an
Yusuf AliAnd celebrate the name or thy Lord morning and evening
Diyanet İşleri MealiGeceleyin O'na secde et; O'nu geceleri uzun uzun tesbih et
Yusuf AliAnd part of the night, prostrate thyself to Him; and glorify Him a long night through
Diyanet İşleri MealiDoğrusu insanlar, çabuk elde edilen dünya nimetlerini severler de ağırlığı çekilmez günü arkalarında bırakırlar
Yusuf AliAs to these, they love the fleeting life, and put away behind them a Day (that will be) hard
Diyanet İşleri MealiOnları yaratan, mafsallarını pekiştiren Biziz; dilersek onları benzerleri ile değiştiriveririz
Yusuf AliIt is We Who created them, and We have made their joints strong; but, when We will, We can substitute the like of them by a complete change
Diyanet İşleri MealiBu sadece bir öğüttür; dileyen, Rabbine giden yolu tutar
Yusuf AliThis is an admonition: Whosoever will, let him take a (straight) Path to his Lord
Diyanet İşleri MealiAllah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Doğrusu Allah, bilendir, Hakim'dir
Yusuf AliBut ye will not, except as God wills; for God is full of Knowledge and Wisdom
Diyanet İşleri MealiDilediğine rahmet eder. Zalimlere, işte onlara, can yakıcı bir azap hazırlamıştır
Yusuf AliHe will admit to His Mercy whom He will; But the wrong-doers,- for them has He prepared a grievous Penalty