81. At-Takwir سُورَةُ التَّكۡوِيرِ
📕 Mushaf görünümünde aç
إِذَا ٱلشَّمۡسُ كُوِّرَتۡ
Süleyman AteşGüneş büzüldüğü zaman
وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتۡ
ٱنكَدَرَتْ
kararıp döküldüğü
Süleyman AteşYıldızlar kararıp döküldüğü zaman
وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ سُيِّرَتۡ
Süleyman AteşDağlar yürütüldüğü zaman
وَإِذَا ٱلۡعِشَارُ عُطِّلَتۡ
ٱلْعِشَارُ
on aylık gebe develer
عُطِّلَتْ
başı boş bırakıldığı
Süleyman AteşOn aylık gebe develer başı boş bırakıldığı zaman
وَإِذَا ٱلۡوُحُوشُ حُشِرَتۡ
ٱلْوُحُوشُ
vahşi hayvanlar
حُشِرَتْ
bir araya toplandığı
Süleyman AteşVahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman
81:6
وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ سُجِّرَتۡ
Süleyman AteşDenizler kaynatıldığı zaman
وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتۡ
زُوِّجَتْ
çiftleştirildiği
Süleyman AteşNefisler çiftleştirildiği zaman
81:8
وَإِذَا ٱلۡمَوۡءُۥدَةُ سُئِلَتۡ
ٱلْمَوْءُۥدَةُ
o diri diri toprağa gömülen kıza
Süleyman AteşVe sorulduğu zaman o diri diri toprağa gömülen kıza
بِأَيِّ ذَنۢبࣲ قُتِلَتۡ
Süleyman AteşHangi günah(ı) yüzünden öldürüldü? diye
وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتۡ
Süleyman Ateş(Amel) defterler(i) açılıp yayıldığı zaman
81:11
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتۡ
كُشِطَتْ
sıyrılıp açıldığı
Süleyman AteşGök sıyrılıp açıldığı zaman
وَإِذَا ٱلۡجَحِيمُ سُعِّرَتۡ
سُعِّرَتْ
alevlendirildiği
Süleyman AteşCehennem alevlendirildiği zaman
وَإِذَا ٱلۡجَنَّةُ أُزۡلِفَتۡ
أُزْلِفَتْ
yaklaştırıldığı
Süleyman AteşCennet yaklaştırıldığı zaman
عَلِمَتۡ نَفۡسࣱ مَّآ أَحۡضَرَتۡ
أَحْضَرَتْ
yapıp getirdiğini
Süleyman AteşHer can, ne yapıp getirdiğini bilir
فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلۡخُنَّسِ
بِٱلْخُنَّسِ
geri kalıp gizlenenlere
Süleyman AteşYoo, yemin ederim o geri kalıp gizlenenlere
81:16
ٱلۡجَوَارِ ٱلۡكُنَّسِ
ٱلْكُنَّسِ
dönüp saklananlara
Süleyman AteşAkıp gidenlere, dönüp saklananlara
81:17
وَٱلَّيۡلِ إِذَا عَسۡعَسَ
Süleyman AteşSırtını dönen geceye
وَٱلصُّبۡحِ إِذَا تَنَفَّسَ
تَنَفَّسَ
soluk almağa başladığı
Süleyman AteşSoluk almağa başlayan sabaha
إِنَّهُۥ لَقَوۡلُ رَسُولࣲ كَرِيمࣲ
Süleyman Ateş(Andolsun bunlara) Ki o, değerli bir elçinin (Cebrail'in) sözüdür
ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي ٱلۡعَرۡشِ مَكِينࣲ
Süleyman Ateş(O elçi,) Güçlüdür, Arşın sahibi (Allah) katında yücedir
مُّطَاعࣲ ثَمَّ أَمِينࣲ
مُّطَاعٍۢ
ita'at edilendir
Süleyman AteşOrada (kendisine) ita'at edilen, güvenilendir
81:22
وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجۡنُونࣲ
Süleyman AteşArkadaşınız cinli değildir
81:23
وَلَقَدۡ رَءَاهُ بِٱلۡأُفُقِ ٱلۡمُبِينِ
Süleyman AteşAndolsun (Muhammed) onu apaçık ufukta görmüştür
وَمَا هُوَ عَلَى ٱلۡغَيۡبِ بِضَنِينࣲ
Süleyman AteşO, gayb hakkında (verdiği haberlerden dolayı) suçlanamaz
81:25
وَمَا هُوَ بِقَوۡلِ شَيۡطَٰنࣲ رَّجِيمࣲ
Süleyman AteşO (Kur'an) kovulmuş şeytanın sözü değildir
81:26
فَأَيۡنَ تَذۡهَبُونَ
Süleyman AteşO halde nereye gidiyorsunuz
81:27
إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرࣱ لِّلۡعَٰلَمِينَ
Süleyman AteşO, alemlere öğüttür
لِمَن شَآءَ مِنكُمۡ أَن يَسۡتَقِيمَ
يَسْتَقِيمَ
take a straight way
Süleyman AteşAranızdan doğru hareket etmek isteyen için
وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
تَشَآءُونَ
siz dileyemezsiniz
Süleyman AteşAlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz
← Önceki Sonraki →