81. At-Takwir سُورَةُ التَّكۡوِيرِ
📕 Mushaf görünümünde aç
إِذَا ٱلشَّمۡسُ كُوِّرَتۡ
Ali BulaçGüneş, köreltildiği zaman
وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتۡ
Ali BulaçYıldızlar, bulanıklaşıp-döküldüğü zaman
وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ سُيِّرَتۡ
Ali BulaçDağlar, yürütüldüğü zaman
وَإِذَا ٱلۡعِشَارُ عُطِّلَتۡ
Ali BulaçGebe develer, kendi başına terk edildiği zaman
وَإِذَا ٱلۡوُحُوشُ حُشِرَتۡ
Ali BulaçVahşi-hayvanlar, toplandığı zaman
81:6
وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ سُجِّرَتۡ
Ali BulaçDenizler, tutuşturulduğu zaman
وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتۡ
Ali BulaçNefisler, birleştiği zaman
81:8
وَإِذَا ٱلۡمَوۡءُۥدَةُ سُئِلَتۡ
Ali BulaçVe 'diri diri toprağa gömülen kızcağıza' sorulduğu zaman
بِأَيِّ ذَنۢبࣲ قُتِلَتۡ
Ali BulaçHangi suçtan dolayı öldürüldü
وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتۡ
Ali BulaçSahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman
81:11
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتۡ
Ali BulaçGök, sıyrılıp-yüzüldüğü zaman
وَإِذَا ٱلۡجَحِيمُ سُعِّرَتۡ
Ali BulaçCehennem ateşi çılgınca kızıştırıldığı zaman
وَإِذَا ٱلۡجَنَّةُ أُزۡلِفَتۡ
Ali BulaçCennet de yakınlaştırıldığı zaman
عَلِمَتۡ نَفۡسࣱ مَّآ أَحۡضَرَتۡ
Ali Bulaç(Artık her) Nefis, neyi hazırladığını bilip-öğrenmiştir
فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلۡخُنَّسِ
Ali BulaçArtık hayır; yemin ederim (gündüz) sinip (gece) dönen (gezegen)lere
81:16
ٱلۡجَوَارِ ٱلۡكُنَّسِ
Ali BulaçBir akış içinde yerini alanlara
81:17
وَٱلَّيۡلِ إِذَا عَسۡعَسَ
Ali BulaçKararmaya ilk başladığı zaman, geceye andolsun
وَٱلصُّبۡحِ إِذَا تَنَفَّسَ
Ali BulaçVe nefes almaya başladığı zaman, sabaha
إِنَّهُۥ لَقَوۡلُ رَسُولࣲ كَرِيمࣲ
Ali BulaçŞüphesiz o (Kur'an), üstün onur sahibi bir elçinin gerçekten (Allah'tan getirdiği) sözüdür
ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي ٱلۡعَرۡشِ مَكِينࣲ
Ali Bulaç(Bu elçi,) Bir güç sahibidir, arşın sahibi Katında şereflidir
مُّطَاعࣲ ثَمَّ أَمِينࣲ
Ali BulaçOna itaat edilir, sonra güvenilirdir
81:22
وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجۡنُونࣲ
Ali BulaçSizin sahibiniz bir deli değildir
81:23
وَلَقَدۡ رَءَاهُ بِٱلۡأُفُقِ ٱلۡمُبِينِ
Ali BulaçAndolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür
وَمَا هُوَ عَلَى ٱلۡغَيۡبِ بِضَنِينࣲ
Ali BulaçO, gayb (haberlerin)e karşı (söylediklerinden dolayı) suçlanamaz (ya da cimrilikte bulunup kıskançlık yapmaz)
81:25
وَمَا هُوَ بِقَوۡلِ شَيۡطَٰنࣲ رَّجِيمࣲ
Ali BulaçO (Kur'an) da kovulmuş şeytanın sözü değildir
81:26
فَأَيۡنَ تَذۡهَبُونَ
Ali BulaçŞu halde, siz nereye kaçıp-gidiyorsunuz
81:27
إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرࣱ لِّلۡعَٰلَمِينَ
Ali BulaçO (Kur'an), alemler için yalnızca bir zikirdir
لِمَن شَآءَ مِنكُمۡ أَن يَسۡتَقِيمَ
Ali BulaçSizden dosdoğru bir yön (istikamet) tutturmak dileyenler için
وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Ali BulaçAlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz
← Önceki Sonraki →