☪ Anlam Arayışı

81. At-Takwir سُورَةُ التَّكۡوِيرِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
81:1 📚 10
إِذَا ٱلشَّمۡسُ كُوِّرَتۡ

Ali BulaçGüneş, köreltildiği zaman

Saheeh InternationalWhen the sun is wrapped up [in darkness]

Diyanet İşleri MealiGüneş dürülüp ışığı kalmadığı zaman

Süleyman AteşGüneş büzüldüğü zaman

81:2 📚 2
وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتۡ

Ali BulaçYıldızlar, bulanıklaşıp-döküldüğü zaman

Saheeh InternationalAnd when the stars fall, dispersing

Diyanet İşleri MealiYıldızlar düşüp, söndüğü zaman

Süleyman AteşYıldızlar kararıp döküldüğü zaman

81:3 📚 1
وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ سُيِّرَتۡ

Ali BulaçDağlar, yürütüldüğü zaman

Saheeh InternationalAnd when the mountains are removed

Diyanet İşleri MealiDoğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman

Süleyman AteşDağlar yürütüldüğü zaman

81:4 📚 2
وَإِذَا ٱلۡعِشَارُ عُطِّلَتۡ

Ali BulaçGebe develer, kendi başına terk edildiği zaman

Saheeh InternationalAnd when full-term she-camels are neglected

Diyanet İşleri MealiDoğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman

Süleyman AteşOn aylık gebe develer başı boş bırakıldığı zaman

81:5 📚 1
وَإِذَا ٱلۡوُحُوشُ حُشِرَتۡ

Ali BulaçVahşi-hayvanlar, toplandığı zaman

Saheeh InternationalAnd when the wild beasts are gathered

Diyanet İşleri MealiYabani hayvanlar bir araya toplatıldığı zaman

Süleyman AteşVahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman

81:6
وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ سُجِّرَتۡ

Ali BulaçDenizler, tutuşturulduğu zaman

Saheeh InternationalAnd when the seas are filled with flame

Diyanet İşleri MealiDenizler kaynaştırıldığı zaman

Süleyman AteşDenizler kaynatıldığı zaman

81:7 📚 2
وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتۡ

Ali BulaçNefisler, birleştiği zaman

Saheeh InternationalAnd when the souls are paired

Diyanet İşleri MealiCanlar bedenlerle birleştirildiği zaman

Süleyman AteşNefisler çiftleştirildiği zaman

81:8
وَإِذَا ٱلۡمَوۡءُۥدَةُ سُئِلَتۡ

Ali BulaçVe 'diri diri toprağa gömülen kızcağıza' sorulduğu zaman

Saheeh InternationalAnd when the girl [who was] buried alive is asked

Diyanet İşleri MealiKız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman

Süleyman AteşVe sorulduğu zaman o diri diri toprağa gömülen kıza

81:9 📚 2
بِأَيِّ ذَنۢبࣲ قُتِلَتۡ

Ali BulaçHangi suçtan dolayı öldürüldü

Saheeh InternationalFor what sin she was killed

Diyanet İşleri MealiKız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman

Süleyman AteşHangi günah(ı) yüzünden öldürüldü? diye

81:10 📚 1
وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتۡ

Ali BulaçSahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman

Saheeh InternationalAnd when the pages are made public

Diyanet İşleri MealiAmel defterleri açıldığı zaman

Süleyman Ateş(Amel) defterler(i) açılıp yayıldığı zaman

81:11
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتۡ

Ali BulaçGök, sıyrılıp-yüzüldüğü zaman

Saheeh InternationalAnd when the sky is stripped away

Diyanet İşleri MealiGök yerinden oynatıldığı zaman

Süleyman AteşGök sıyrılıp açıldığı zaman

81:12 📚 1
وَإِذَا ٱلۡجَحِيمُ سُعِّرَتۡ

Ali BulaçCehennem ateşi çılgınca kızıştırıldığı zaman

Saheeh InternationalAnd when Hellfire is set ablaze

Diyanet İşleri MealiCehennem alevlendirildiği zaman

Süleyman AteşCehennem alevlendirildiği zaman

81:13 📚 1
وَإِذَا ٱلۡجَنَّةُ أُزۡلِفَتۡ

Ali BulaçCennet de yakınlaştırıldığı zaman

Saheeh InternationalAnd when Paradise is brought near

Diyanet İşleri MealiCennet yaklaştırıldığı zaman

Süleyman AteşCennet yaklaştırıldığı zaman

81:14 📚 2
عَلِمَتۡ نَفۡسࣱ مَّآ أَحۡضَرَتۡ

Ali Bulaç(Artık her) Nefis, neyi hazırladığını bilip-öğrenmiştir

Saheeh InternationalA soul will [then] know what it has brought [with it]

Diyanet İşleri Mealiİnsanoğlu önceden ne hazırladığını görecektir

Süleyman AteşHer can, ne yapıp getirdiğini bilir

81:15 📚 6
فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلۡخُنَّسِ

Ali BulaçArtık hayır; yemin ederim (gündüz) sinip (gece) dönen (gezegen)lere

Saheeh InternationalSo I swear by the retreating stars

Diyanet İşleri MealiGündüz sinip geceleri gözüken gezegenlere and olsun

Süleyman AteşYoo, yemin ederim o geri kalıp gizlenenlere

81:16
ٱلۡجَوَارِ ٱلۡكُنَّسِ

Ali BulaçBir akış içinde yerini alanlara

Saheeh InternationalThose that run [their courses] and disappear

Diyanet İşleri MealiGündüz sinip geceleri gözüken gezegenlere and olsun

Süleyman AteşAkıp gidenlere, dönüp saklananlara

81:17
وَٱلَّيۡلِ إِذَا عَسۡعَسَ

Ali BulaçKararmaya ilk başladığı zaman, geceye andolsun

Saheeh InternationalAnd by the night as it closes in

Diyanet İşleri MealiKararmaya başlayan geceye and olsun

Süleyman AteşSırtını dönen geceye

81:18 📚 5
وَٱلصُّبۡحِ إِذَا تَنَفَّسَ

Ali BulaçVe nefes almaya başladığı zaman, sabaha

Saheeh InternationalAnd by the dawn when it breathes

Diyanet İşleri MealiAğarmaya başlayan sabaha and olsun ki

Süleyman AteşSoluk almağa başlayan sabaha

81:19 📚 2
إِنَّهُۥ لَقَوۡلُ رَسُولࣲ كَرِيمࣲ‏

Ali BulaçŞüphesiz o (Kur'an), üstün onur sahibi bir elçinin gerçekten (Allah'tan getirdiği) sözüdür

Saheeh International[That] indeed, the Qur'an is a word [conveyed by] a noble messenger

Diyanet İşleri MealiBu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür

Süleyman Ateş(Andolsun bunlara) Ki o, değerli bir elçinin (Cebrail'in) sözüdür

81:20 📚 2
ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي ٱلۡعَرۡشِ مَكِينࣲ‏

Ali Bulaç(Bu elçi,) Bir güç sahibidir, arşın sahibi Katında şereflidir

Saheeh International[Who is] possessed of power and with the Owner of the Throne, secure [in position]

Diyanet İşleri MealiBu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür

Süleyman Ateş(O elçi,) Güçlüdür, Arşın sahibi (Allah) katında yücedir

81:21 📚 4
مُّطَاعࣲ ثَمَّ أَمِينࣲ‏

Ali BulaçOna itaat edilir, sonra güvenilirdir

Saheeh InternationalObeyed there [in the heavens] and trustworthy

Diyanet İşleri MealiBu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür

Süleyman AteşOrada (kendisine) ita'at edilen, güvenilendir

81:22
وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجۡنُونࣲ‏

Ali BulaçSizin sahibiniz bir deli değildir

Saheeh InternationalAnd your companion is not [at all] mad

Diyanet İşleri MealiArkadaşınız (Muhammed) asla deli değildir

Süleyman AteşArkadaşınız cinli değildir

81:23
وَلَقَدۡ رَءَاهُ بِٱلۡأُفُقِ ٱلۡمُبِينِ

Ali BulaçAndolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür

Saheeh InternationalAnd he has already seen Gabriel in the clear horizon

Diyanet İşleri MealiAnd olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür

Süleyman AteşAndolsun (Muhammed) onu apaçık ufukta görmüştür

81:24 📚 2
وَمَا هُوَ عَلَى ٱلۡغَيۡبِ بِضَنِينࣲ‏

Ali BulaçO, gayb (haberlerin)e karşı (söylediklerinden dolayı) suçlanamaz (ya da cimrilikte bulunup kıskançlık yapmaz)

Saheeh InternationalAnd Muhammad is not a withholder of [knowledge of] the unseen

Diyanet İşleri MealiPeygamber, görülmeyenler hakkında söylediklerinden ötürü töhmet altında tutulamaz

Süleyman AteşO, gayb hakkında (verdiği haberlerden dolayı) suçlanamaz

81:25
وَمَا هُوَ بِقَوۡلِ شَيۡطَٰنࣲ رَّجِيمࣲ‏

Ali BulaçO (Kur'an) da kovulmuş şeytanın sözü değildir

Saheeh InternationalAnd the Qur'an is not the word of a devil, expelled [from the heavens]

Diyanet İşleri MealiBu Kuran, kovulmuş şeytanın sözü olamaz

Süleyman AteşO (Kur'an) kovulmuş şeytanın sözü değildir

81:26
فَأَيۡنَ تَذۡهَبُونَ

Ali BulaçŞu halde, siz nereye kaçıp-gidiyorsunuz

Saheeh InternationalSo where are you going

Diyanet İşleri MealiNereye gidiyorsunuz

Süleyman AteşO halde nereye gidiyorsunuz

81:27
إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرࣱ لِّلۡعَٰلَمِينَ

Ali BulaçO (Kur'an), alemler için yalnızca bir zikirdir

Saheeh InternationalIt is not except a reminder to the worlds

Diyanet İşleri MealiKuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür

Süleyman AteşO, alemlere öğüttür

81:28 📚 1
لِمَن شَآءَ مِنكُمۡ أَن يَسۡتَقِيمَ

Ali BulaçSizden dosdoğru bir yön (istikamet) tutturmak dileyenler için

Saheeh InternationalFor whoever wills among you to take a right course

Diyanet İşleri MealiKuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür

Süleyman AteşAranızdan doğru hareket etmek isteyen için

81:29 📚 3
وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

Ali BulaçAlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz

Saheeh InternationalAnd you do not will except that Allah wills - Lord of the worlds

Diyanet İşleri MealiAlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe sizler bir şey dileyemezsiniz

Süleyman AteşAlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz

← Önceki Sonraki →

81. At-Takwir Suresi | Anlam Arayışı