81. At-Takwir سُورَةُ التَّكۡوِيرِ
Diyanet İşleri MealiGüneş dürülüp ışığı kalmadığı zaman
Süleyman AteşGüneş büzüldüğü zaman
Saheeh InternationalWhen the sun is wrapped up [in darkness]
Diyanet İşleri MealiYıldızlar düşüp, söndüğü zaman
Süleyman AteşYıldızlar kararıp döküldüğü zaman
Saheeh InternationalAnd when the stars fall, dispersing
Diyanet İşleri MealiDoğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman
Süleyman AteşDağlar yürütüldüğü zaman
Saheeh InternationalAnd when the mountains are removed
Diyanet İşleri MealiDoğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman
Süleyman AteşOn aylık gebe develer başı boş bırakıldığı zaman
Saheeh InternationalAnd when full-term she-camels are neglected
Diyanet İşleri MealiYabani hayvanlar bir araya toplatıldığı zaman
Süleyman AteşVahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman
Saheeh InternationalAnd when the wild beasts are gathered
Diyanet İşleri MealiDenizler kaynaştırıldığı zaman
Süleyman AteşDenizler kaynatıldığı zaman
Saheeh InternationalAnd when the seas are filled with flame
Diyanet İşleri MealiCanlar bedenlerle birleştirildiği zaman
Süleyman AteşNefisler çiftleştirildiği zaman
Saheeh InternationalAnd when the souls are paired
Diyanet İşleri MealiKız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman
Süleyman AteşVe sorulduğu zaman o diri diri toprağa gömülen kıza
Saheeh InternationalAnd when the girl [who was] buried alive is asked
Diyanet İşleri MealiKız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman
Süleyman AteşHangi günah(ı) yüzünden öldürüldü? diye
Saheeh InternationalFor what sin she was killed
Diyanet İşleri MealiAmel defterleri açıldığı zaman
Süleyman Ateş(Amel) defterler(i) açılıp yayıldığı zaman
Saheeh InternationalAnd when the pages are made public
Diyanet İşleri MealiGök yerinden oynatıldığı zaman
Süleyman AteşGök sıyrılıp açıldığı zaman
Saheeh InternationalAnd when the sky is stripped away
Diyanet İşleri MealiCehennem alevlendirildiği zaman
Süleyman AteşCehennem alevlendirildiği zaman
Saheeh InternationalAnd when Hellfire is set ablaze
Diyanet İşleri MealiCennet yaklaştırıldığı zaman
Süleyman AteşCennet yaklaştırıldığı zaman
Saheeh InternationalAnd when Paradise is brought near
Diyanet İşleri Mealiİnsanoğlu önceden ne hazırladığını görecektir
Süleyman AteşHer can, ne yapıp getirdiğini bilir
Saheeh InternationalA soul will [then] know what it has brought [with it]
Diyanet İşleri MealiGündüz sinip geceleri gözüken gezegenlere and olsun
Süleyman AteşYoo, yemin ederim o geri kalıp gizlenenlere
Saheeh InternationalSo I swear by the retreating stars
Diyanet İşleri MealiGündüz sinip geceleri gözüken gezegenlere and olsun
Süleyman AteşAkıp gidenlere, dönüp saklananlara
Saheeh InternationalThose that run [their courses] and disappear
Diyanet İşleri MealiKararmaya başlayan geceye and olsun
Süleyman AteşSırtını dönen geceye
Saheeh InternationalAnd by the night as it closes in
Diyanet İşleri MealiAğarmaya başlayan sabaha and olsun ki
Süleyman AteşSoluk almağa başlayan sabaha
Saheeh InternationalAnd by the dawn when it breathes
Diyanet İşleri MealiBu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür
Süleyman Ateş(Andolsun bunlara) Ki o, değerli bir elçinin (Cebrail'in) sözüdür
Saheeh International[That] indeed, the Qur'an is a word [conveyed by] a noble messenger
Diyanet İşleri MealiBu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür
Süleyman Ateş(O elçi,) Güçlüdür, Arşın sahibi (Allah) katında yücedir
Saheeh International[Who is] possessed of power and with the Owner of the Throne, secure [in position]
Diyanet İşleri MealiBu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür
Süleyman AteşOrada (kendisine) ita'at edilen, güvenilendir
Saheeh InternationalObeyed there [in the heavens] and trustworthy
Diyanet İşleri MealiArkadaşınız (Muhammed) asla deli değildir
Süleyman AteşArkadaşınız cinli değildir
Saheeh InternationalAnd your companion is not [at all] mad
Diyanet İşleri MealiAnd olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür
Süleyman AteşAndolsun (Muhammed) onu apaçık ufukta görmüştür
Saheeh InternationalAnd he has already seen Gabriel in the clear horizon
Diyanet İşleri MealiPeygamber, görülmeyenler hakkında söylediklerinden ötürü töhmet altında tutulamaz
Süleyman AteşO, gayb hakkında (verdiği haberlerden dolayı) suçlanamaz
Saheeh InternationalAnd Muhammad is not a withholder of [knowledge of] the unseen
Diyanet İşleri MealiBu Kuran, kovulmuş şeytanın sözü olamaz
Süleyman AteşO (Kur'an) kovulmuş şeytanın sözü değildir
Saheeh InternationalAnd the Qur'an is not the word of a devil, expelled [from the heavens]
Diyanet İşleri MealiNereye gidiyorsunuz
Süleyman AteşO halde nereye gidiyorsunuz
Saheeh InternationalSo where are you going
Diyanet İşleri MealiKuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür
Süleyman AteşO, alemlere öğüttür
Saheeh InternationalIt is not except a reminder to the worlds
Diyanet İşleri MealiKuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür
Süleyman AteşAranızdan doğru hareket etmek isteyen için
Saheeh InternationalFor whoever wills among you to take a right course
Diyanet İşleri MealiAlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe sizler bir şey dileyemezsiniz
Süleyman AteşAlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz
Saheeh InternationalAnd you do not will except that Allah wills - Lord of the worlds