81. At-Takwir سُورَةُ التَّكۡوِيرِ
Süleyman AteşGüneş büzüldüğü zaman
Yusuf AliWhen the sun (with its spacious light) is folded up
Elmalılı Hamdi YazırGüneş katlanıp dürüldüğünde
Süleyman AteşYıldızlar kararıp döküldüğü zaman
Yusuf AliWhen the stars fall, losing their lustre
Elmalılı Hamdi YazırYıldızlar bulandığında
Süleyman AteşDağlar yürütüldüğü zaman
Yusuf AliWhen the mountains vanish (like a mirage)
Elmalılı Hamdi YazırDağlar yürütüldüğünde
Süleyman AteşOn aylık gebe develer başı boş bırakıldığı zaman
Yusuf AliWhen the she-camels, ten months with young, are left untended
Elmalılı Hamdi YazırKıyılmaz mallar bırakıldığında
Süleyman AteşVahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman
Yusuf AliWhen the wild beasts are herded together (in the human habitations)
Elmalılı Hamdi YazırVahşi hayvanlar bir araya toplandığında
Süleyman AteşDenizler kaynatıldığı zaman
Yusuf AliWhen the oceans boil over with a swell
Elmalılı Hamdi YazırDenizler ateşlendiğinde (suları çekilip, volkanlar halinde ateş püskürdüğünde)
Süleyman AteşNefisler çiftleştirildiği zaman
Yusuf AliWhen the souls are sorted out, (being joined, like with like)
Elmalılı Hamdi YazırNefisler eşleştirildiğinde (iyiler iyilerle, kötüler kötülerle bir araya toplandığında)
Süleyman AteşVe sorulduğu zaman o diri diri toprağa gömülen kıza
Yusuf AliWhen the female (infant), buried alive, is questioned
Elmalılı Hamdi YazırDiri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda
Süleyman AteşHangi günah(ı) yüzünden öldürüldü? diye
Yusuf AliFor what crime she was killed
Elmalılı Hamdi YazırHangi günahtan dolayı öldürüldü?" diye
Süleyman Ateş(Amel) defterler(i) açılıp yayıldığı zaman
Yusuf AliWhen the scrolls are laid open
Elmalılı Hamdi YazırAmel defterleri açıldığında
Süleyman AteşGök sıyrılıp açıldığı zaman
Yusuf AliWhen the world on High is unveiled
Elmalılı Hamdi YazırGök sıyrılıp açıldığında
Süleyman AteşCehennem alevlendirildiği zaman
Yusuf AliWhen the Blazing Fire is kindled to fierce heat
Elmalılı Hamdi YazırCehennem kızıştırıldığında
Süleyman AteşCennet yaklaştırıldığı zaman
Yusuf AliAnd when the Garden is brought near
Elmalılı Hamdi YazırVe cennet yaklaştırıldığında
Süleyman AteşHer can, ne yapıp getirdiğini bilir
Yusuf Ali(Then) shall each soul know what it has put forward
Elmalılı Hamdi YazırHerkes ne getirmiş olduğunu anlar
Süleyman AteşYoo, yemin ederim o geri kalıp gizlenenlere
Yusuf AliSo verily I call to witness the planets - that recede
Elmalılı Hamdi YazırŞimdi yemin ederim o sinenlere (gündüzleri gözden kaybolan yıldızlara)
Süleyman AteşAkıp gidenlere, dönüp saklananlara
Yusuf AliGo straight, or hide
Elmalılı Hamdi YazırO akıp akıp yuvasına gidenlere
Süleyman AteşSırtını dönen geceye
Yusuf AliAnd the Night as it dissipates
Elmalılı Hamdi YazırYöneldiği an geceye
Süleyman AteşSoluk almağa başlayan sabaha
Yusuf AliAnd the Dawn as it breathes away the darkness
Elmalılı Hamdi YazırNefeslendiği (ağardığı) an sabaha ki
Süleyman Ateş(Andolsun bunlara) Ki o, değerli bir elçinin (Cebrail'in) sözüdür
Yusuf AliVerily this is the word of a most honourable Messenger
Elmalılı Hamdi YazırKuşkusuz o Kur'an, değerli bir elçinin sözüdür
Süleyman Ateş(O elçi,) Güçlüdür, Arşın sahibi (Allah) katında yücedir
Yusuf AliEndued with Power, with rank before the Lord of the Throne
Elmalılı Hamdi YazırO elçi güçlüdür, Arş'ın sahibinin yanında çok itibarlıdır
Süleyman AteşOrada (kendisine) ita'at edilen, güvenilendir
Yusuf AliWith authority there, (and) faithful to his trust
Elmalılı Hamdi YazırOrada ona itaat edilir, güvenilir
Süleyman AteşArkadaşınız cinli değildir
Yusuf AliAnd (O people!) your companion is not one possessed
Elmalılı Hamdi YazırArkadaşınızı cin çarpmış değildir
Süleyman AteşAndolsun (Muhammed) onu apaçık ufukta görmüştür
Yusuf AliAnd without doubt he saw him in the clear horizon
Elmalılı Hamdi YazırAndolsun o, Cebrail'i açık ufukta gördü
Süleyman AteşO, gayb hakkında (verdiği haberlerden dolayı) suçlanamaz
Yusuf AliNeither doth he withhold grudgingly a knowledge of the Unseen
Elmalılı Hamdi YazırO, gayb hakkında cimri de değildir
Süleyman AteşO (Kur'an) kovulmuş şeytanın sözü değildir
Yusuf AliNor is it the word of an evil spirit accursed
Elmalılı Hamdi YazırO, kovulmuş bir şeytanın sözü değildir
Süleyman AteşO halde nereye gidiyorsunuz
Yusuf AliWhen whither go ye
Elmalılı Hamdi YazırHâl böyle iken, siz nereye gidiyorsunuz
Süleyman AteşO, alemlere öğüttür
Yusuf AliVerily this is no less than a Message to (all) the Worlds
Elmalılı Hamdi YazırO, âlemler için öğütten başka bir şey değildir
Süleyman AteşAranızdan doğru hareket etmek isteyen için
Yusuf Ali(With profit) to whoever among you wills to go straight
Elmalılı Hamdi Yazırİçinizden doğru gitmek isteyenler için
Süleyman AteşAlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz
Yusuf AliBut ye shall not will except as God wills,- the Cherisher of the Worlds
Elmalılı Hamdi YazırÂlemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince, siz dileyemezsiniz