85. Al-Burooj سُورَةُ البُرُوجِ
Ali BulaçBurçları olan göğe andolsun
Süleyman AteşBurçlar sahibi göğe andolsun
«والسماء ذات البروج» الكواكب اثني عشر برجا تقدَّمت في الفرقان.
Ali BulaçO vadedilen güne
Süleyman AteşVa'dedilen güne andolsun
«واليوم الموعود» يوم القيامة.
Ali BulaçŞahid olana (görene) ve şahit olunana (görülene)
Süleyman Ateş(O gün) Şahide ve şahidlik edilene andolsun
«وشاهد» يوم الجمعة «ومشهود» يوم عرفة كذا فسرت الثلاثة في الحديث فالأول موعود به والثاني شاهد بالعمل فيه، والثالث تشهده الناس والملائكة، وجواب القسم محذوف صدره، تقديره لقد.
Ali BulaçKahrolsun Ashab-ı Uhdud
Süleyman AteşKi kahroldu o hendeğin adamları
«قتل» لعن «أصحاب الأخدود» الشق في الأرض.
Ali BulaçTutuşturucu-yakıt dolu o ateş
Süleyman AteşO yakıt doldurulup tutuşturulmuş ateş (hendeğinin adamları)
«النار» بدل اشتمال منه «ذات الوقود» ما توقد به.
Ali BulaçHani kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuşlardı
Süleyman AteşOnlar, o(ateş hendeği)nin başında oturmuşlardı
«إذ هم عليها» حولها على جانب الأخدود على الكراسي «قعود».
Ali BulaçVe mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı
Süleyman AteşVe onlar, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı
«وهم على ما يفعلون بالمؤمنين» بالله من تعذيبهم بالإلقاء في النار إن لم يرجعوا عن إيمانهم «شهود» حضور، رُوي أن الله أَنجى المؤمنين الملقين في النار بقبض أرواحهم قبل وقوعهم فيها وخرجت النار إلى من ثَمَّ فأحرقتهم.
Ali BulaçOnlardan, yalnızca 'üstün ve güçlü olan,' öğülen Allah'a iman ettiklerinden dolayı intikam alıyorlardı
Süleyman AteşMü'minler sırf aziz, övgüye layık Allah'a inandıkları için o (zalim)ler onlardan öc aldılar
«وما نقموا منهم إلا أن يؤمنوا بالله العزيز» في ملكه «الحميد» المحمود.
Ali BulaçKi O (Allah), göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Allah, herşeyin üzerinde şahid olandır
Süleyman AteşO (Allah) ki göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Allah, her şeye tanıktır
«الذي له ملك السماوات والأرض والله على كل شيءٍ شهيد» أي ما أنكر الكفار على المؤمنين إلا إيمانهم.
Ali BulaçGerçek şu ki, mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence (fitne) uygulayanlar, sonra tevbe etmeyenler; işte onlar için, cehennem azabı vardır ve yakıcı azap onlaradır
Süleyman Ateşİnanmış erkek ve kadınlara işkence edip sonra (yaptıklarına) tevbe etmeyenler (yok mu), onlar için cehennem azabı vardır ve onlar için yangın azabı vardır
«إن الذين فتنوا المؤمنين والمؤمنات» بالإحراق «ثم لم يتوبوا فلهم عذاب جهنم» بكفرهم «ولهم عذاب الحريق» أي عذاب إحراقهم المؤمنين في الآخرة، وقيل في الدنيا بأن أخرجت النار فأحرقتهم كما تقدم.
Ali BulaçŞüphesiz iman edip salih amellerde bulunanlara gelince; onlar için altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur
Süleyman Ateşİnanan ve iyi işler yapan kimseler için de altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük başarı budur
«إن الذين آمنوا وعملوا الصالحات لهم جنات تجري من تحتها الأنهار ذلك الفوز الكبير».
Ali BulaçDoğrusu, Rabbinin 'zorlu yakalayışı' şiddetlidir
Süleyman AteşŞüphesiz Rabbinin tutuşu şiddetlidir
«إن بطش ربك» بالكفار «لشديد» بحسب إرادته.
Ali BulaçÇünkü O, ilkin var eden, (sonra dirilterek) döndürecek olandır
Süleyman Ateşİlkin var eden, sonra geri çevirip yeniden yaratan O'dur
«إنه هو يبدىءُ» الخلق «ويعيد» فلا يعجزه ما يريد.
Ali BulaçO, çok bağışlayandır, çok sevendir
Süleyman AteşO bağışlayandır, sevendir
«وهو الغفور» للمذنبين المؤمنين «الودود» المتودد إلى أوليائه بالكرامة.
Ali BulaçArşın sahibidir; Mecid (pek Yüce)dir
Süleyman AteşArş'ın sahibidir, yücedir
«ذو العرش» خالقه ومالكه «المجيد» بالرفع: المستحق لكمال صفات العلوّ.
Ali BulaçHer dilediğini yapıp-gerçekleştirendir
Süleyman Ateşİstediğini yapandır
«فعَّال لما يريد» لا يعجزه شيء.
Ali BulaçOrduların haberi sana geldi mi
Süleyman AteşO orduların haberi sana geldi mi
«هل أتاك» يا محمد «حديث الجنود».
Ali BulaçFiravun ve Semud (ordularının)
Süleyman Ateş(Yani) Fir'avn ve Semud(kavimlerin)in
«فرعون وثمود» بدل من الجنود واستغني بذكر فرعون عن أتباعه، وحديثهم أنهم أُهلكوا بكفرهم وهذا تنبيه لمن كفر بالنبي صلى الله عليه وسلم والقرآن ليتعظوا.
Ali BulaçHayır; inkar edenler, (kesintisiz) bir yalanlama içindedirler
Süleyman AteşDoğrusu, nankörler bir yalanlama içindedirler
«بل الذين كفروا في تكذيب» بما ذكر.
Ali BulaçAllah ise, onları arkalarından sarıp-kuşatmıştır
Süleyman AteşAllah ise onları arkalarından kuşatmıştır
«والله من ورائهم محيط» لا عاصم لهم منه.
Ali BulaçHayır; o (Kitap), 'şerefli-üstün' olan bir Kur'an'dır
Süleyman AteşHayır, (Kur'an, onların dedikleri gibi bir söz değil), o şerefli bir Kur'an'dır
«بل هو قرآن مجيد» عظيم.
Ali BulaçLevh-i Mahfuz'dadır
Süleyman AteşKorunan bir levhada(yazılı)dır
«في لوح» هو في الهواء فوق السماء السابعة «محفوظٍ» بالجر من الشياطين ومن تغيير شيء منه طوله ما بين السماء والأرض، وعرضه ما بين المشرق والمغرب، وهو من درة بيضاء، قاله ابن عباس رضي الله عنهما.