85. Al-Burooj سُورَةُ البُرُوجِ
Elmalılı Hamdi YazırBurçlar sahibi gökyüzüne
Diyanet İşleri Mealiİçinde burçları bulunan göğe and olsun
Yusuf AliBy the sky, (displaying) the Zodiacal Signs
Elmalılı Hamdi YazırVaad olunan o güne
Diyanet İşleri MealiSöz verilen kıyamet gününe and olsun
Yusuf AliBy the promised Day (of Judgment)
Elmalılı Hamdi YazırŞahitlik edene ve edilene andolsun ki
Diyanet İşleri MealiŞahitlik edene ve edilene and olsun ki, insanlar öldükten sonra diriltileceklerdir
Yusuf AliBy one that witnesses, and the subject of the witness
Elmalılı Hamdi YazırKahroldu o hendeğin sahipleri
Diyanet İşleri MealiHazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur
Yusuf AliWoe to the makers of the pit (of fire)
Elmalılı Hamdi YazırO çıralı ateşin
Diyanet İşleri MealiHazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur
Yusuf AliFire supplied (abundantly) with fuel
Elmalılı Hamdi YazırHani o ateşin başına oturmuşlar
Diyanet İşleri MealiHazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur
Yusuf AliBehold! they sat over against the (fire)
Elmalılı Hamdi YazırMüminlere yaptıklarını seyrediyorlardı
Diyanet İşleri MealiHazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur
Yusuf AliAnd they witnessed (all) that they were doing against the Believers
Elmalılı Hamdi YazırMüminlere kızmalarının sebebi de, onların yalnız çok güçlü ve övgüye lâyık olan Allah'a iman etmeleri idi
Diyanet İşleri MealiBu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir
Yusuf AliAnd they ill-treated them for no other reason than that they believed in God, Exalted in Power, Worthy of all Praise
Elmalılı Hamdi YazırO Allah ki, göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur ve Allah her şeye şahittir
Diyanet İşleri MealiBu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir
Yusuf AliHim to Whom belongs the dominion of the heavens and the earth! And God is Witness to all things
Elmalılı Hamdi Yazırİnanan erkek ve kadınlara işkence yapıp sonra da tevbe etmeyenlere cehennem azabı ve yangın azabı vardır
Diyanet İşleri MealiAma inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeğe uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır
Yusuf AliThose who persecute (or draw into temptation) the Believers, men and women, and do not turn in repentance, will have the Penalty of Hell: They will have the Penalty of the Burning Fire
Elmalılı Hamdi Yazırİnanan ve iyi amel yapanlar için de altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş odur
Diyanet İşleri MealiŞüphesiz inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır. Bu, büyük kurtuluştur
Yusuf AliFor those who believe and do righteous deeds, will be Gardens; beneath which rivers flow: That is the great Salvation, (the fulfilment of all desires)
Elmalılı Hamdi YazırKuşkusuz Rabbinin yakalaması serttir
Diyanet İşleri MealiDoğrusu Rabbinin yakalaması amansızdır
Yusuf AliTruly strong is the Grip (and Power) of thy Lord
Elmalılı Hamdi YazırYoktan o yaratır ve tekrar o diriltir
Diyanet İşleri MealiÖnce yaratıp sonra bunu tekrar eden O'dur
Yusuf AliIt is He Who creates from the very beginning, and He can restore (life)
Elmalılı Hamdi YazırBununla beraber çok bağışlayandır, çok sevendir
Diyanet İşleri MealiYüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur
Yusuf AliAnd He is the Oft-Forgiving, Full of Loving-Kindness
Elmalılı Hamdi YazırArş'ın sahibidir, yücedir
Diyanet İşleri MealiYüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur
Yusuf AliLord of the Throne of Glory
Elmalılı Hamdi YazırDilediğini yapandır
Diyanet İşleri MealiHer dilediğini mutlaka yapandır
Yusuf AliDoer (without let) of all that He intends
Elmalılı Hamdi YazırO orduların kıssası sana geldi mi
Diyanet İşleri MealiFiravun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi
Yusuf AliHas the story reached thee, of the forces
Elmalılı Hamdi YazırYani Firavun ve Semud'un
Diyanet İşleri MealiFiravun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi
Yusuf AliOf Pharaoh and the Thamud
Elmalılı Hamdi YazırFakat o inkarcılar hâlâ bir yalanlama içinde
Diyanet İşleri MealiDoğrusu inkar edenler, hep yalanlayagelmişlerdir
Yusuf AliAnd yet the Unbelievers (persist) in rejecting (the Truth)
Elmalılı Hamdi YazırOysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır
Diyanet İşleri MealiOysa Allah onları ardlarından çevirmiştir
Yusuf AliBut God doth encompass them from behind
Elmalılı Hamdi YazırHayır o şerefli bir Kur'ân'dır
Diyanet İşleri MealiDoğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır
Yusuf AliDay, this is a Glorious Qur'an
Elmalılı Hamdi YazırLevhi Mahfuz'dadır
Diyanet İşleri MealiDoğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır
Yusuf Ali(Inscribed) in a Tablet Preserved