90. Al-Balad سُورَةُ البَلَدِ
📕 Mushaf görünümünde aç
لَآ أُقۡسِمُ بِهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ
Süleyman AteşYoo, and içerim bu kente
وَأَنتَ حِلُّۢ بِهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ
Süleyman AteşKi sen bu şehire girmekte(burada yaşamakta)sın
وَوَالِدࣲ وَمَا وَلَدَ
وَوَالِدٍۢ
ve doğurana (andolsun)
Süleyman AteşVe (and içerim) doğurucuya ve doğurduğuna ki
90:4
لَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ فِي كَبَدٍ
Süleyman AteşBiz insanı zorluk arasında yarattık
أَيَحۡسَبُ أَن لَّن يَقۡدِرَ عَلَيۡهِ أَحَدࣱ
Süleyman Ateşİnsan, hiç kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor
90:6
يَقُولُ أَهۡلَكۡتُ مَالࣰ ا لُّبَدًا
أَهْلَكْتُ
ben telef ettim
Süleyman Ateş(Gösteriş ve övünme için) "Ben birçok mal telef ettim" diyor
90:7
أَيَحۡسَبُ أَن لَّمۡ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ
Süleyman AteşKimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor
أَلَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ عَيۡنَيۡنِ
Süleyman AteşBiz ona vermedik mi: İki göz
90:9
وَلِسَانࣰ ا وَشَفَتَيۡنِ
Süleyman AteşBir dil, iki dudak
90:10
وَهَدَيۡنَٰهُ ٱلنَّجۡدَيۡنِ
وَهَدَيْنَـٰهُ
ve ona gösterdik
ٱلنَّجْدَيْنِ
iki (tepe) yol
Süleyman AteşOna iki tepeyi (anasının iki memesini emmenin veya hayır ve şerrin yolunu) gösterdik
فَلَا ٱقۡتَحَمَ ٱلۡعَقَبَةَ
Süleyman AteşFakat o, sarp yokuşa atılamadı
90:12
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡعَقَبَةُ
Süleyman AteşSarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin
90:13
فَكُّ رَقَبَةٍ
فَكُّ
çözmektir (azad etmek)
Süleyman AteşBir boynu (kölelik zincirinden) çözmek
90:14
أَوۡ إِطۡعَٰمࣱ فِي يَوۡمࣲ ذِي مَسۡغَبَةࣲ
Süleyman AteşYahut açlık gününde doyurmaktır
90:15
يَتِيمࣰ ا ذَا مَقۡرَبَةٍ
مَقْرَبَةٍ
near relationship
Süleyman AteşAkraba olan yetimi
90:16
أَوۡ مِسۡكِينࣰ ا ذَا مَتۡرَبَةࣲ
Süleyman AteşYahut hiçbir şeyi olmayan yoksulu
90:17
ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلصَّبۡرِ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلۡمَرۡحَمَةِ
وَتَوَاصَوْا۟
ve tavsiye edenlerden
وَتَوَاصَوْا۟
ve tavsiye edenlerden
Süleyman AteşSonra inanıp birbirlerine sabır tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmak
90:18
أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ
Süleyman Ateşİşte onlar sağın adamlarıdır (Kitabı sağından verilen uğurlu kişilerdir)
90:19
وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِـَٔايَٰتِنَا هُمۡ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَشۡـَٔمَةِ
بِـَٔايَـٰتِنَا
ayetlerimizi
Süleyman AteşAyetlerimizi tanımayanlar ise solun adamlarıdır (Kitabı solundan verilen uğursuz kişilerdir)
90:20
عَلَيۡهِمۡ نَارࣱ مُّؤۡصَدَةُۢ
مُّؤْصَدَةٌۢ
üzerlerine kilitlenmiş
Süleyman AteşOnlara (kapıları) üzerlerine kilitlenecek bir ateş vardır
← Önceki Sonraki →