90. Al-Balad سُورَةُ البَلَدِ
📕 Mushaf görünümünde aç
لَآ أُقۡسِمُ بِهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ
Ali BulaçHayır; bu şehre yemin ederim
وَأَنتَ حِلُّۢ بِهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ
Ali BulaçKi sen, bu şehirde oturmakta iken
وَوَالِدࣲ وَمَا وَلَدَ
Ali BulaçBabaya ve doğan-çocuğa da
90:4
لَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ فِي كَبَدٍ
Ali BulaçAndolsun, Biz insanı bir zorluk içinde yarattık
أَيَحۡسَبُ أَن لَّن يَقۡدِرَ عَلَيۡهِ أَحَدࣱ
Ali BulaçO, hiç kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanıyor
90:6
يَقُولُ أَهۡلَكۡتُ مَالࣰ ا لُّبَدًا
Ali BulaçO: "Yığınla mal tüketip-yok ettim" diyor
90:7
أَيَحۡسَبُ أَن لَّمۡ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ
Ali BulaçKendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor
أَلَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ عَيۡنَيۡنِ
Ali BulaçBiz ona iki göz vermedik mi
90:9
وَلِسَانࣰ ا وَشَفَتَيۡنِ
Ali BulaçBir dil ve iki dudak
90:10
وَهَدَيۡنَٰهُ ٱلنَّجۡدَيۡنِ
Ali BulaçBiz ona 'iki yol-iki amaç' gösterdik
فَلَا ٱقۡتَحَمَ ٱلۡعَقَبَةَ
Ali BulaçAncak o, sarp yokuşa göğüs germedi
90:12
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡعَقَبَةُ
Ali BulaçSarp yokuşun ne olduğunu sana öğreten nedir
90:13
فَكُّ رَقَبَةٍ
Ali BulaçBir boynu çözmek (bir köleye özgürlük vermek)tir
90:14
أَوۡ إِطۡعَٰمࣱ فِي يَوۡمࣲ ذِي مَسۡغَبَةࣲ
Ali BulaçYa da açlık gününde doyurmaktır
90:15
يَتِيمࣰ ا ذَا مَقۡرَبَةٍ
Ali BulaçYakın olan bir yetimi
90:16
أَوۡ مِسۡكِينࣰ ا ذَا مَتۡرَبَةࣲ
Ali BulaçVeya sürünen bir yoksulu
90:17
ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلصَّبۡرِ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلۡمَرۡحَمَةِ
Ali BulaçSonra iman edenlerden, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak
90:18
أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ
Ali Bulaçİşte bunlar, sağ yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meymene)
90:19
وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِـَٔايَٰتِنَا هُمۡ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَشۡـَٔمَةِ
Ali BulaçAyetlerimizi inkar edenler ise, sol yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meş'eme)
90:20
عَلَيۡهِمۡ نَارࣱ مُّؤۡصَدَةُۢ
Ali BulaçKapıları kilitlenmiş" bir ateş onların üzerinedir
← Önceki Sonraki →