90. Al-Balad سُورَةُ البَلَدِ
Ali BulaçHayır; bu şehre yemin ederim
Elmalılı Hamdi YazırAndolsun bu beldeye
«لا» زائدة «أقسم بهذا البلد» مكة.
Ali BulaçKi sen, bu şehirde oturmakta iken
Elmalılı Hamdi YazırKi sen bu beldede oturmaktasın
«وأنت» يا محمد «حِلٌ» حلال «بهذا البلد» بأن يحل لك فتقاتل فيه، وقد أنجز الله له هذا الوعد يوم الفتح، فالجملة اعتراض بين المقسم به وما عطف عليه.
Ali BulaçBabaya ve doğan-çocuğa da
Elmalılı Hamdi YazırVe and olsun baba ve çocuğuna
«ووالد» أي آدم «وما ولد» أي ذريته وما بمعنى من.
Ali BulaçAndolsun, Biz insanı bir zorluk içinde yarattık
Elmalılı Hamdi YazırBiz insanı gerçekten bir sıkıntı içinde yarattık
«لقد خلقنا الإنسان» أي الجنس «في كبد» نصب وشدة يكابد مصائب الدنيا وشدائد الآخرة.
Ali BulaçO, hiç kimsenin kendisine asla güç yetiremeyeceğini mi sanıyor
Elmalılı Hamdi Yazırİnsan, kendisine karşı kimse güç yetiremez mi sanıyor
«أيحسب» أيظن الإنسان قوي قريش وهو أبو الأشد بن كلدة بقوته «أن» مخففة من الثقيلة واسمها محذوف، أي أنه «لن يقدر عليه أحد» والله قادر عليه.
Ali BulaçO: "Yığınla mal tüketip-yok ettim" diyor
Elmalılı Hamdi YazırBen, yığın yığın mal yok ettim diyor
«يقول أهلكت» على عداوة محمد «مالا لبدا» كثيرا بعضه على بعض.
Ali BulaçKendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor
Elmalılı Hamdi YazırKendisini bir gören olmadı mı sanıyor
«أيحسب أن» أي أنه «لم يره أحد» فيما أنفقه فيعلم قدره، والله عالم بقدره وأنه ليس مما يتكثر به ومجازيه على فعله السيء.
Ali BulaçBiz ona iki göz vermedik mi
Elmalılı Hamdi YazırBiz ona iki göz vermedik mi
«ألم نجعل» استفهام تقرير أي جعلنا «له عينين».
Ali BulaçBir dil ve iki dudak
Elmalılı Hamdi YazırBir dil ve iki dudak
«ولسانا وشفتين».
Ali BulaçBiz ona 'iki yol-iki amaç' gösterdik
Elmalılı Hamdi YazırOna iki yolu gösterdik
«وهديناه النجدين» بينا له طريق الخير والشر.
Ali BulaçAncak o, sarp yokuşa göğüs germedi
Elmalılı Hamdi YazırFakat o, o sarp yokuşa göğüs veremedi
«فلا» فهلا «اقتحم العقبة» جاوزها.
Ali BulaçSarp yokuşun ne olduğunu sana öğreten nedir
Elmalılı Hamdi YazırBildin mi sen, o sarp yokuş nedir
«وما أدراك» أعلمك «ما العقبة» التي يقتحمها تعظيما لشأنها، والجملة اعتراض وبين سبب جوازها بقوله:
Ali BulaçBir boynu çözmek (bir köleye özgürlük vermek)tir
Elmalılı Hamdi YazırKöle azat etmek
«فك رقبة» من الرق بأن أعتقها.
Ali BulaçYa da açlık gününde doyurmaktır
Elmalılı Hamdi YazırVeya salgın bir kıtlık gününde yemek yedirmektir
«أو أطْعَمَ في يوم ذي مسغبة» مجاعة.
Ali BulaçYakın olan bir yetimi
Elmalılı Hamdi YazırYakınlığı olan bir yetime
«يتيما ذا مقربة» قرابة.
Ali BulaçVeya sürünen bir yoksulu
Elmalılı Hamdi YazırVeya hiçbir şeyi olmayan yoksula
«أو مسكينا ذا متربة» لصوق بالتراب لفقره، وفي قراءة بدل الفعلين مصدران مرفوعان مضاف الأول لرقبة وينون الثاني فيقدر قبل العقبة اقتحام، والقراءة المذكورة بيانه.
Ali BulaçSonra iman edenlerden, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak
Elmalılı Hamdi YazırSonra da iman edip de sabrı tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır
«ثم كان» عطف على اقتحم وثم للترتيب الذكري، والمعنى كان وقت الاقتحام «من الذين آمنوا وتواصوا» أوصى بعضهم بعضا «بالصبر» على الطاعة وعن المعصية «وتواصوا بالمرحمة» الرحمة على الخلق.
Ali Bulaçİşte bunlar, sağ yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meymene)
Elmalılı Hamdi Yazırİşte bunlar, amel defterleri sağlarından verilenlerdir
«أولئك» الموصوفون بهذه الصفات «أصحاب الميمنة» اليمين.
Ali BulaçAyetlerimizi inkar edenler ise, sol yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meş'eme)
Elmalılı Hamdi YazırÂyetlerimizi tanımayanlar ise, onlardır işte amel defterleri sollarından verilenler
«والذين كفروا بآياتنا هم أصحاب المشأمة» الشمال.
Ali BulaçKapıları kilitlenmiş" bir ateş onların üzerinedir
Elmalılı Hamdi YazırOnların üzerlerine bir ateş bastırılıp kapıları kapanacaktır
«عليهم نار مؤصدة» بالهمزة والواو بدله، مطبقة.