90. Al-Balad سُورَةُ البَلَدِ
Diyanet İşleri MealiBu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun
«لا» زائدة «أقسم بهذا البلد» مكة.
Diyanet İşleri MealiBu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun
«وأنت» يا محمد «حِلٌ» حلال «بهذا البلد» بأن يحل لك فتقاتل فيه، وقد أنجز الله له هذا الوعد يوم الفتح، فالجملة اعتراض بين المقسم به وما عطف عليه.
Diyanet İşleri MealiDoğurana ve doğurduğuna and olsun ki
«ووالد» أي آدم «وما ولد» أي ذريته وما بمعنى من.
Diyanet İşleri Mealiİnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık
«لقد خلقنا الإنسان» أي الجنس «في كبد» نصب وشدة يكابد مصائب الدنيا وشدائد الآخرة.
Diyanet İşleri Mealiİnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor
«أيحسب» أيظن الإنسان قوي قريش وهو أبو الأشد بن كلدة بقوته «أن» مخففة من الثقيلة واسمها محذوف، أي أنه «لن يقدر عليه أحد» والله قادر عليه.
Diyanet İşleri MealiYığın yığın mal tüketmişimdir" diyor
«يقول أهلكت» على عداوة محمد «مالا لبدا» كثيرا بعضه على بعض.
Diyanet İşleri MealiO, kimsenin kendisini görmediğini mi zannediyor
«أيحسب أن» أي أنه «لم يره أحد» فيما أنفقه فيعلم قدره، والله عالم بقدره وأنه ليس مما يتكثر به ومجازيه على فعله السيء.
Diyanet İşleri MealiBiz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi
«ألم نجعل» استفهام تقرير أي جعلنا «له عينين».
Diyanet İşleri MealiBiz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi
«ولسانا وشفتين».
Diyanet İşleri MealiBiz ona eğri ve doğru iki yolu da göstermedik mi
«وهديناه النجدين» بينا له طريق الخير والشر.
Diyanet İşleri MealiAma o, zor geçidi aşmaya girişemedi
«فلا» فهلا «اقتحم العقبة» جاوزها.
Diyanet İşleri MealiO zor geçidin ne olduğunu sen bilir misin
«وما أدراك» أعلمك «ما العقبة» التي يقتحمها تعظيما لشأنها، والجملة اعتراض وبين سبب جوازها بقوله:
Diyanet İşleri MealiO geçit, bir köle ve esir azadetmek
«فك رقبة» من الرق بأن أعتقها.
Diyanet İşleri MealiYahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır
«أو أطْعَمَ في يوم ذي مسغبة» مجاعة.
Diyanet İşleri MealiYahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır
«يتيما ذا مقربة» قرابة.
Diyanet İşleri MealiYahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır
«أو مسكينا ذا متربة» لصوق بالتراب لفقره، وفي قراءة بدل الفعلين مصدران مرفوعان مضاف الأول لرقبة وينون الثاني فيقدر قبل العقبة اقتحام، والقراءة المذكورة بيانه.
Diyanet İşleri MealiSonra, inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametlilerden olmayı tavsiye edenlerden olmaktır
«ثم كان» عطف على اقتحم وثم للترتيب الذكري، والمعنى كان وقت الاقتحام «من الذين آمنوا وتواصوا» أوصى بعضهم بعضا «بالصبر» على الطاعة وعن المعصية «وتواصوا بالمرحمة» الرحمة على الخلق.
Diyanet İşleri Mealiİşte bunlar amel defterleri sağdan verilenlerdir
«أولئك» الموصوفون بهذه الصفات «أصحاب الميمنة» اليمين.
Diyanet İşleri MealiAyetlerimizi inkar edenler, işte onlar amel defterleri sollarından verilenlerdir
«والذين كفروا بآياتنا هم أصحاب المشأمة» الشمال.
Diyanet İşleri MealiOnlar her yönden ateşle kapatılacaklardır
«عليهم نار مؤصدة» بالهمزة والواو بدله، مطبقة.