☪ Anlam Arayışı

92. Al-Lail سُورَةُ اللَّيۡلِ

📕 Mushaf görünümünde aç

Kelime kelime meal🎨 Tecvid renkleri
Diyanet İşleri MealiElmalılı Hamdi YazırSüleyman AteşAli BulaçSaheeh InternationalYusuf Ali
Tefsir:YokTefsîru'l-Celâleyn (Mahallî & Suyûtî)Tefsîru'l-KurtubîTefsîru'l-Begavî
92:1
وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَغۡشَىٰ
وَٱلَّيْلِ
geceye andolsun
إِذَا
zaman
يَغْشَىٰ
örttüğü

Süleyman AteşÖrttüğü zaman geceye andolsun

Saheeh InternationalBy the night when it covers

92:2 📚 1
وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ
وَٱلنَّهَارِ
ve gündüze andolsun
إِذَا
zaman
تَجَلَّىٰ
göründüğü

Süleyman AteşGöründüğü zaman gündüze andolsun

Saheeh InternationalAnd [by] the day when it appears

92:3 📚 1
وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰٓ
وَمَا
ve andolsun
خَلَقَ
yaratana
ٱلذَّكَرَ
erkeği
وَٱلْأُنثَىٰٓ
ve dişiyi

Süleyman AteşErkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki

Saheeh InternationalAnd [by] He who created the male and female

92:4 📚 4
إِنَّ سَعۡيَكُمۡ لَشَتَّىٰ
إِنَّ
şüphesiz
سَعْيَكُمْ
sizin işiniz
لَشَتَّىٰ
çeşit çeşittir

Süleyman AteşSizin işiniz çeşit çeşittir

Saheeh InternationalIndeed, your efforts are diverse

92:5 📚 6
فَأَمَّا مَنۡ أَعۡطَىٰ وَٱتَّقَىٰ
فَأَمَّا
ama
مَنْ
kim
أَعْطَىٰ
(hayır için) verir
وَٱتَّقَىٰ
korunursa

Süleyman AteşKim (hayır için) verir, korunursa

Saheeh InternationalAs for he who gives and fears Allah

92:6
وَصَدَّقَ بِٱلۡحُسۡنَىٰ
وَصَدَّقَ
ve doğrularsa
بِٱلْحُسْنَىٰ
en güzel(söz)ü

Süleyman AteşVe en güzel(söz)ü doğrularsa

Saheeh InternationalAnd believes in the best [reward]

92:7
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلۡيُسۡرَىٰ
فَسَنُيَسِّرُهُۥ
ona kolaylaştırırız
لِلْيُسْرَىٰ
en kolayı

Süleyman AteşOna en kolay(yolda gitmey)i kolaylaştırırız

Saheeh InternationalWe will ease him toward ease

92:8 📚 4
وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسۡتَغۡنَىٰ
وَأَمَّا
ama
مَنۢ
kim
بَخِلَ
cimrilik ederse
وَٱسْتَغْنَىٰ
ve kendini zengin görürse

Süleyman AteşKim de cimrilik eder, kendini zengin (ve kendine yeterli) görürse

Saheeh InternationalBut as for he who withholds and considers himself free of need

92:9
وَكَذَّبَ بِٱلۡحُسۡنَىٰ
وَكَذَّبَ
ve yalanlarsa
بِٱلْحُسْنَىٰ
en güzel(söz)ü

Süleyman AteşVe en güzel(söz)ü de yalanlarsa

Saheeh InternationalAnd denies the best [reward]

92:10
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلۡعُسۡرَىٰ
فَسَنُيَسِّرُهُۥ
ona da kolaylaştırırız
لِلْعُسْرَىٰ
en güç(yolda gitmey)i

Süleyman AteşOna da en güç(yolda gitmey)i kolaylaştırırız

Saheeh InternationalWe will ease him toward difficulty

92:11 📚 1
وَمَا يُغۡنِي عَنۡهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ
وَمَا
ve yoktur
يُغْنِى
faydası
عَنْهُ
ona
مَالُهُۥٓ
malının
إِذَا
zaman
تَرَدَّىٰٓ
çukura düştüğü

Süleyman AteşÇukura düştüğü zaman malı ona hiçbir fayda sağlamaz

Saheeh InternationalAnd what will his wealth avail him when he falls

92:12 📚 4
إِنَّ عَلَيۡنَا لَلۡهُدَىٰ
إِنَّ
şüphesiz
عَلَيْنَا
bize aittir
لَلْهُدَىٰ
doğru yola iletmek

Süleyman AteşDoğru yola iletmek bize aittir

Saheeh InternationalIndeed, [incumbent] upon Us is guidance

92:13 📚 2
وَإِنَّ لَنَا لَلۡأٓخِرَةَ وَٱلۡأُولَىٰ
وَإِنَّ
ve şüphesiz
لَنَا
bizimdir
لَلْـَٔاخِرَةَ
son da
وَٱلْأُولَىٰ
ilk de

Süleyman AteşSon da ilk de (ahiret de dünya da) bizimdir

Saheeh InternationalAnd indeed, to Us belongs the Hereafter and the first [life]

92:14
فَأَنذَرۡتُكُمۡ نَارࣰ ا تَلَظَّىٰ
فَأَنذَرْتُكُمْ
ben sizi uyardım
نَارًۭا
bir ateşe karşı
تَلَظَّىٰ
alev saçan

Süleyman AteşBen sizi alev saçan bir ateşe karşı uyardım

Saheeh InternationalSo I have warned you of a Fire which is blazing

92:15
لَا يَصۡلَىٰهَآ إِلَّا ٱلۡأَشۡقَى
لَا
ona girmez
يَصْلَىٰهَآ
will burn (in) it
إِلَّا
başkası
ٱلْأَشْقَى
haydut olandan

Süleyman AteşOna ancak haydut olan girer

Saheeh InternationalNone will [enter to] burn therein except the most wretched one

92:16 📚 7
ٱلَّذِي كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
ٱلَّذِى
o ki
كَذَّبَ
yalanlandı
وَتَوَلَّىٰ
ve sırtını döndü

Süleyman AteşO ki, yalanlandı ve sırtını döndü

Saheeh InternationalWho had denied and turned away

92:17
وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلۡأَتۡقَى
وَسَيُجَنَّبُهَا
ve ondan uzak tutulur
ٱلْأَتْقَى
en muttaki olan

Süleyman AteşEn çok korunan da ondan uzak tutulur

Saheeh InternationalBut the righteous one will avoid it

92:18
ٱلَّذِي يُؤۡتِي مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ
ٱلَّذِى
o ki
يُؤْتِى
(hayra) vererek
مَالَهُۥ
malını
يَتَزَكَّىٰ
arınır yücelir

Süleyman AteşO ki malını hayra vererek arınır, yücelir

Saheeh International[He] who gives [from] his wealth to purify himself

92:19 📚 4
وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعۡمَةࣲ تُجۡزَىٰٓ
وَمَا
ve yoktur
لِأَحَدٍ
hiç kimsenin
عِندَهُۥ
onun yanında
مِن
hiçbir
نِّعْمَةٍۢ
ni'meti
تُجْزَىٰٓ
karşılık verilecek

Süleyman AteşVe onun yanında, hiç kimsenin karşılık verilecek bir ni'meti yoktur (o, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak değil)

Saheeh InternationalAnd not [giving] for anyone who has [done him] a favor to be rewarded

92:20 📚 4
إِلَّا ٱبۡتِغَآءَ وَجۡهِ رَبِّهِ ٱلۡأَعۡلَىٰ
إِلَّا
yalnız
ٱبْتِغَآءَ
ulaşmak için
وَجْهِ
rızasına
رَبِّهِ
Rabbinin
ٱلْأَعْلَىٰ
yüce

Süleyman AteşYalnız yüce Rabbinin rızası için verir

Saheeh InternationalBut only seeking the countenance of his Lord, Most High

92:21
وَلَسَوۡفَ يَرۡضَىٰ
وَلَسَوْفَ
yakında
يَرْضَىٰ
razı olacaktır

Süleyman AteşYakında kendisi de (Allah'ın verceği ni'metle) razı olacaktır

Saheeh InternationalAnd he is going to be satisfied

← Önceki Sonraki →

92. Al-Lail Suresi | Anlam Arayışı