93. Ad-Dhuhaa سُورَةُ الضُّحَىٰ
Diyanet İşleri MealiKuşluk vaktine and olsun
Ali BulaçKuşluk vaktine andolsun
Saheeh InternationalBy the morning brightness
Elmalılı Hamdi YazırAndolsun kuşluk vaktine
Diyanet İşleri MealiSükun erdiği zaman geceye and olsun ki
Ali BulaçKaranlığı iyice çöktüğü' zaman geceye
Saheeh InternationalAnd [by] the night when it covers with darkness
Elmalılı Hamdi YazırVe sakinleştiği zaman geceye ki
Diyanet İşleri MealiRabbin seni ne bıraktı ve ne de sana darıldı
Ali BulaçRabbin seni terk etmedi ve darılmadı
Saheeh InternationalYour Lord has not taken leave of you, [O Muhammad], nor has He detested [you]
Elmalılı Hamdi YazırRabbin seni bırakmadı ve darılmadı
Diyanet İşleri MealiDoğrusu ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır
Ali BulaçŞüphesiz senin için son olan, ilk olandan (ahiret dünyadan) daha hayırlıdır
Saheeh InternationalAnd the Hereafter is better for you than the first [life]
Elmalılı Hamdi YazırAhiret senin için dünyadan iyi olacaktır
Diyanet İşleri MealiRabbin şüphesiz sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın
Ali BulaçElbette Rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın
Saheeh InternationalAnd your Lord is going to give you, and you will be satisfied
Elmalılı Hamdi YazırRabbın sana verecek ve sen hoşnut olacaksın
Diyanet İşleri MealiSeni öksüz bulup da barındırmadı mı
Ali BulaçBir yetim iken, seni bulup da barındırmadı mı
Saheeh InternationalDid He not find you an orphan and give [you] refuge
Elmalılı Hamdi YazırO seni yetim bulup da barındırmadı mı
Diyanet İşleri MealiSeni şaşırmış bulup, doğru yola eriştirmedi mi
Ali BulaçVe seni yol bilmez iken, 'doğru yola yöneltip iletmedi mi
Saheeh InternationalAnd He found you lost and guided [you]
Elmalılı Hamdi YazırSeni yol bilmez bulup yola iletmedi mi
Diyanet İşleri MealiSeni fakir bulup zenginleştirmedi mi
Ali BulaçBir yoksul iken seni bulup zengin etmedi mi
Saheeh InternationalAnd He found you poor and made [you] self-sufficient
Elmalılı Hamdi YazırSeni yoksul bulup zengin etmedi mi
Diyanet İşleri MealiÖyleyse sakın öksüze kötü muamele etme
Ali BulaçÖyleyse, sakın yetimi üzüp-kahretme
Saheeh InternationalSo as for the orphan, do not oppress [him]
Elmalılı Hamdi YazırÖyleyse sakın yetimi ezme
Diyanet İşleri MealiVe sakın bir şey isteyeni azarlama
Ali Bulaçİsteyip-dileneni azarlayıp-çıkışma
Saheeh InternationalAnd as for the petitioner, do not repel [him]
Elmalılı Hamdi YazırDilenciyi de azarlama
Diyanet İşleri MealiYalnızca Rabbinin nimetini anlat
Ali BulaçRabbinin nimetini durmaksızın anlat
Saheeh InternationalBut as for the favor of your Lord, report [it]
Elmalılı Hamdi YazırFakat Rabbinin nimetini anlat da anlat