93. Ad-Dhuhaa سُورَةُ الضُّحَىٰ
Elmalılı Hamdi YazırAndolsun kuşluk vaktine
Ali BulaçKuşluk vaktine andolsun
Yusuf AliBy the Glorious Morning Light
Elmalılı Hamdi YazırVe sakinleştiği zaman geceye ki
Ali BulaçKaranlığı iyice çöktüğü' zaman geceye
Yusuf AliAnd by the Night when it is still
Elmalılı Hamdi YazırRabbin seni bırakmadı ve darılmadı
Ali BulaçRabbin seni terk etmedi ve darılmadı
Yusuf AliThy Guardian-Lord hath not forsaken thee, nor is He displeased
Elmalılı Hamdi YazırAhiret senin için dünyadan iyi olacaktır
Ali BulaçŞüphesiz senin için son olan, ilk olandan (ahiret dünyadan) daha hayırlıdır
Yusuf AliAnd verily the Hereafter will be better for thee than the present
Elmalılı Hamdi YazırRabbın sana verecek ve sen hoşnut olacaksın
Ali BulaçElbette Rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın
Yusuf AliAnd soon will thy Guardian-Lord give thee (that wherewith) thou shalt be well-pleased
Elmalılı Hamdi YazırO seni yetim bulup da barındırmadı mı
Ali BulaçBir yetim iken, seni bulup da barındırmadı mı
Yusuf AliDid He not find thee an orphan and give thee shelter (and care)
Elmalılı Hamdi YazırSeni yol bilmez bulup yola iletmedi mi
Ali BulaçVe seni yol bilmez iken, 'doğru yola yöneltip iletmedi mi
Yusuf AliAnd He found thee wandering, and He gave thee guidance
Elmalılı Hamdi YazırSeni yoksul bulup zengin etmedi mi
Ali BulaçBir yoksul iken seni bulup zengin etmedi mi
Yusuf AliAnd He found thee in need, and made thee independent
Elmalılı Hamdi YazırÖyleyse sakın yetimi ezme
Ali BulaçÖyleyse, sakın yetimi üzüp-kahretme
Yusuf AliTherefore, treat not the orphan with harshness
Elmalılı Hamdi YazırDilenciyi de azarlama
Ali Bulaçİsteyip-dileneni azarlayıp-çıkışma
Yusuf AliNor repulse the petitioner (unheard)
Elmalılı Hamdi YazırFakat Rabbinin nimetini anlat da anlat
Ali BulaçRabbinin nimetini durmaksızın anlat
Yusuf AliBut the bounty of the Lord - rehearse and proclaim